İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/13992 K.2010/15845

Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 18/03/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/12/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz…

Esas2010/13992Karar2010/15845Tarih14 Aralık 2010Okuma6 dk · 1.158 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/13992 E., 2010/15845 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.158 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 18/03/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/12/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden gelmedi, karşı taraftan karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat ..., davalı ... YÖNETİMİ vekili Avukat ... ... ... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ..., davaya konu ... MAHALLESİ’ndeki ... Kadastro Mahkemesi’nin 25.10.1999 gün 1994/212 E. - 1999/24 K. sayılı dosyasında yapılan keşif sonucu oluşturulan krokiye göre A-1 harfi ile gösterilen 7.500 m² yüzölçümündeki taşınmazın irsen intikal, imar ve ihya ile eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle diğer mirasçılarla birlikte malik olduğunu ileri sürerek, davacı ... ..., davaya konu ...

MAHALLESİ 4 pafta 179, 180 ve 181 sayılı parsellerin batısında kalan ve takriben 3.779,71 m2'lik taşınmazın, babası ... ...'a ait iken ölümünden sonra yapılan rızai taksim sonucu kendisine kaldığını, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle maliki olduğunu ileri sürerek Türk Medeni Yasasının 713. maddesine göre adlarına tescili istemiyle mahkemenin ayrı esas sayılı dosyalarında açtıkları davalar, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmiştir.

Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Yasası 713 maddesi uyarınca tescili istemi niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1961 yılında yapılan genel arazi kadastrosu ile 1994 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman kadastrosu ve 41 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan çalışma vardır.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastro işleminin 1961 yılında yapıldığı ve dava konusu taşınmazın orman olarak kadastro harici bırakıldığı, 1994 yılında yapılan orman kadastrosunda tamamı 12375 m2 olan taşınmazın (A) bölümünün tahdit dışında, (B) bölümünün tahdit içinde bırakıldığı,

bu işleme karşı Hakkı ... ve arkadaşlarının açtığı dava sonucu (B) işaretli bölümü içine alan orman kadastrosu işleminin iptaline, tescil talebi yönünden görevsizliğe dair verilen kararınYargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.01.1998 gün ve 168-693 sayılı kararı ile onandığı ve böylece dava konusu yerin orman olmadığının bu kararla kesinleştiği, 2005 yılında 41 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 9. maddesine göre aplikasyon ve fenni hataların düzeltilmesi işlemi sırasında bir bölümünün yeniden orman sınırı içinde gösterildiği,

bu işleme karşı tescil talebi ile birlikte temyize konu dava açıldığı anlaşılmaktadır.

-2-

2010/13992 - 15845

Dava konusu taşınmazın orman olmadığı konusunda kesin hüküm bulunduğu anlaşılmaktadır. Nevar ki; bir yerin orman olmaması ayrı konu, Türk Medeni Yasasının 713. maddesi gereğince gerçek kişi adına tesciline karar verilmesi ayrı konulardır. Hükmen orman olmayan bir yerin kişiler adına tesciline karar verilebilmesi için yasada belirtilen diğer koşulların da oluşması, başka bir anlatımla, taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olması, zilyetlik süre ve koşullarının birlikte oluşması gerekir.

Yörede 1961 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda düzenlenen ve bir örneği dava dosyasına getirtilen orijinalinden fotokopisi çıkarılmış kadastro pafta örneğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanın, bu yerde 1961 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Devlet Ormanı niteliğiyle tespit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12/05/2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede arazi kadastrosu 1961 yılında 5602 Sayılı Kadastro Yasası yürürlüğü sırasında yapıldığı ve davaya konu taşınmazın tesbit dışı bırakıldığı tartışmasızdır. Burada halledilmesi gereken sorun, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın hangi nitelikte tesbit dışı bırakıldığı konusudur.

3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulanmaya başladığı 10/10/1987 tarihten önce 2613, 5602 ve 766 sayılı Yasaların hükümlerine göre, kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakılmışlardır.

Bir diğer anlatımla arazi kadastrosu ekipleri ormanların kadastrosunu yapmamış, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılıp kesinleşen ve tapuya tescil edilen ormanlara ait kayıtlar, o birliğin çalışma alanının tapu kütüğüne aktarılmıştır (766 Sayılı Yasanın madde 46/3).

Bölgede orman kadastrosu yapılmamışsa, arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, ormanların sınırlandırılması Orman İdaresinden istenmiş, İdarenin orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekipleri bu sınırlamayı esas almak suretiyle, belirlenen orman sınırına girmeden arazi kadastro çalışmalarını yürütmüşlerdir.

Bu uygulama 3402 Sayılı Kadastro Yasasının yürürlüğe girdiği 10/10/1987 tarihine kadar sürdürülmüş, 3402 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra ise anılan Yasanın 4. maddesi gereğince işlem yapılmıştır. Her olaya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu nedenle; somut olayın 5602 Sayılı Yasa hükümleri gereğince irdelemesi yapılıp uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi zorunludur.

1961 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazla birlikte bu taşınmazların bitişiğinde bulunan arazi bölümlerinin tesbit dışı bırakıldığı, çekişmeli taşınmazların bitişiğindeki ya da yakınındaki arazi bölümünün ise tarım arazisi niteliğiyle hak sahipleri adına tesbit ve tescil edildikleri anlaşılmaktadır.

l994 yılında yapılan orman kadastrosunda tamamı 31.000,00m² olan taşınmazın tamamının tahdit içinde bırakıldığı, bu işleme karşı ... ... mirasçıları ... ,...’nun açtığı dava sonucu ... Kadastro Mahkemesi’nin 25.10.1999 gün 1994/212E. - 1999/24K. sayılı ilamı ile; (A-1) ile işaretli bölümü içine alan (7.500,00m²lik kısmın) kadastro işleminin iptaline ve tescil talebi yönünden görevsizliğe, (A-2) ile işaretli bölümü içine alan (23.500,00m²lik kısım hakkında davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilerek Yargıtay 20.HD.nin 04.03.2002 gün ve 2002/796E.-2002/1650K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği ve böylece dava konusu yerin orman olmadığının bu kararla kesinleştiği anlaşılmıştır.

1994 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazın da içerisinde yer aldığı arazinin orman tahdit hattı içinde kaldığı, ancak açılan dava sonucu orman hattı dışına çıkartıldığı yapılan uygulama ile belirlenmiştir. Arazinin konumu ve davalı taşınmaz ile orman arasında ayırıcı bir unsurun olmayışı ve arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki

-3- 2010/13992 - 15845

kadastro ekiplerinin ormanlarla ilgili yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri gözönünde bulundurulduğunda, davaya konu taşınmazların yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulü zorunlu bulunmaktadır. Her ne kadar bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin orman olmadığını,çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının eklemeli zilyetliğinin 30 - 40 yılı bulduğunu söylemişler ise de, kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine, araziye ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez.

Mevcut deliller karşısında taşınmazın öncesinin orman olmadığı hususunun, bunu iddia eden tarafça maddi ve kesin delillerle kanıtlanması gerekir. Davacı taraf taşınmazın öncesinin orman olmadığını kesin delillerle kanıtlayamamıştır.

6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesi gereğince, "Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır." zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez. Toprağı ile birlikte orman olan taşınmazın zilyetlikle iktisabı da mümkün değildir.

Yine H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 - 183 - 187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerlerde, yukarıda ... gerekçelerle orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği kabul edilmiştir.

Somut olayda, çekişmeli taşınmazların 1961 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda orman olarak tespit dışı bırakılan ve bir bölümü orman tahdidine itiraza ilişkin ...

Kadastro Mahkemesi’nin 25.10.1999 gün 1994/212-1999/24 sayılı kararı ile orman sayılmayan yer olduğunun belirlendiği tarihe kadar öncesinin orman sayılan yer olduğunun kabulü gerektiği gözetilerek ... biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin davacı ...’dan alınarak, davalı ...

YÖNETİMİ ve HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda ... onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 14/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

...

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/13992, K. 2010/15845, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13992
Karar No
2010/15845
Tarih
14 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/13993 K.2010/12625
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/13993 K.2010/14638
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/13993 K.2010/19874
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/13993 K.2010/22361
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/13994 K.2010/22302
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/13994 K.2010/14333

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.