Kadastro sırasında ... Köyü 406 ada 1 parsel sayılı 6942.08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle tutanağın beyanlar hanesinde davalıların zilyetliğinde olduğu şerhi de verilerek tarla niteliği ile Hazine adına adına tesbit edilmiştir.
Davacılar ... çocukları . ... ve ..., taşınmazın tamamının ortak miras bırakanları olan babaları.'ın zilyetliğinde olduğunu, üzerinde babaları tarafından dikilen meyve ağaçları ile su kuyusu bulunduğunu, babalarının 1999 yılında ölümü ile mirasçıları olan kendileri ile kardeşleri davalılara kaldığından tutanağın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin düzeltilmesi istemiyle davalı gerçek kişilere husumet yönelterek dava açmışlardır.
Mahkemece, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre, dört tarafı ormanla çevrili orman içi açıklığı konumundaki yer olduğu bu tür yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle davacıların davasının REDDİNE, dava konusu ... Köyü 406 ada 1 sayılı parselin kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına adına tesbiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmış kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli, ... Köyü 1 parsel sayılı taşınmaz kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle tarla niteliği ile Hazine adına adına tesbit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde de ''6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.
Bu taşınmaz ... çocukları ... ve ...'ın zilyetliğindedir.'' şerhleri konulmuştur. Davacılar davayı, tutanakta tesbit maliki olan ...
Hazinesine yönelterek açmamış, sadece tutanağın beyanlar hanesinde isimleri yazılı gerçek kişilere husumet yöneltmek sureti ile yetinmişlerdir.Dava, ister taşınmaz mülkiyetinin akatarılmasına ilişkin kadastro tespitine itiraz davası olsun, isterse 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına adına tesbiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmış olsun, Kural olarak; bu tür davalarda husumetin kadastro tutanağındaki tespit malikleri ile birlikte tutanağın beyanlar hanesinde isimleri yazılı bulunan kişi ya da kişilere yöneltilerek açılması zorunludur.
Somut olayda. 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tarla niteliği ile tesbiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılan bu davada husumetin kadastro tutanağında tespit maliki olan Hazine ile, tutanağın beyanlar hanesinde ismi yazılı bulunan gerçek kişilere birlikte yöneltilmesi gerekir.
2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasada orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde yapılacak kullanım kadastrosunda bu yerlere muhdesat ile tasarruf edenler hakkında ne gibi işlem yapılacağı belirtildiği gibi, 27.01.2009 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Kadastro Yasasına eklenen 4. madde şöyledir "EK MADDE 4 - 6831 Sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 Sayılı Kanunla değişik 2'nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı,
5/6/1986 tarihli ve 3302 Sayılı Kanunlarla değişik 2'nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11'inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.
Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.". Kadastro tutanağının ya da kütüğün beyanlar hanesinde yazılı zilyedlik veya muhdesat şerhi, aynî bir hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması, değiştirilmesi mümkün değildir. Şerhe ilişkin talepler, tarafların isteğiyle dahi Tapu Sicil Müdürlüğünce yerine getirilemez ve dava yoluyla genel mahkemeden istenemez.
Ancak, yukarıda açıklandığı gibi yörede 4127 Sayılı Yasa ile değişik 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesine ve 3402 Sayılı Yasanın Ek 4- maddesi gereğince yapılacak kullanım kadastrosu sırasında ileri sürülebilir ve hak sahipliği tespit komisyonunca değerlendirilebilir. İtiraz ve dava haklarının da bu aşamada kullanılması gerekir.
Zilyetlik şerhine ilişkin itiraz ve davaların 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki askı ilan süresinde ve kadastro mahkemesinde açılması gerektiğinden mahkemece 3402 Sayılı Yasanın Ek 4. maddesi hükümleri dikkatealınmadan, 4127 Sayılı Yasa ile değişik 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükümlerine göre yasaya aykırı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenle.
Mahkemece, tespit maliki olan Hazine davadan haberdar edilmek sureti ile taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra taraflardan iddiaları sorulup gösterecekleri delillerinin toplanması, miras bırakan ... ...'a ait varsa verasete ilamı yoksa vukuatlı aile nüfus kayıt tablosunun getirtilmesi, zilyetlik tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi ve bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 22/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.