KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/14282 E., 2010/14911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
İzmir 8. Aile Mahkemesinin 2008/125 Esas sayılı dosyasında duruşma Hakimi ... Kankılıç Okayer davadan çekilmiş, çekilmeyi inceleyen İzmir 1. Aile Mahkemesi 2010/44 D.İş dosyasında kabul etmiştir. İzmir Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığı davaya İzmir 7. Aile Mahkemesi tarafından bakılması yönünde karar ... ve dosya 7. Aİle Mahkemesince bakılırken, bu kez duruşma Hakimi ... davadan çekilmiştir. Bu çekilmeyi inceleyen İzmir 3. Aile Mahkemesinin 2010/53 D.İş dosyasında çekilme talebi kabul edilmiştir.
Davacıya İzmir 3. Aile Mahkemesinin 2010/53 D.İş ve 2010/ 53 sayılı kararının hangi tarihte tebliğ edildiğinin açıklığa kavuşturulabilmesi için dosya iadeye gönderilmiştir. Dosyanın iade dönüşü, davacıya kararın 30.07.2010 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz isteğinin ise 03.08.2010 tarihinde yapıldığı, böylece süresi içinde temyiz talebinde bulunulduğu anlaşıldığından dosya incelendi:
İzmir 7. Aile Mahkemesi Hakimi ..., eşi ... Savcısı ... tarafından aynı evlatlık ilişkisinin sahte olarak kurulduğu iddiası nedeniyle soruşturma yaptığını ve neticede takipsizlik kararı verildiğini, kendisinin de Aile Mahkemesindeki davada karar vermesinin adalet duygusunu zedeleyeceği nedeniyle davadan çekilmiştir. Çekilme talebi incelenmiş ve merci tarafından kabul edilmiştir.
Duruşma hakiminin davadan çekinmesinde ileri sürdüğü gerekçe dikkate alındığında, hakimin çekinmesinin H.Y.U.Y.’nın 28. maddesi anlamında çekinme değil, aynı Yasanın 29. maddesindeki hakimin kendi kendini reddetmesi şeklinde algılanması gerekir. Çünkü; hakimin çekinme kararı verebilmesi, ancak H.Y.U.Y.’nın 28. maddesindeki hallerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, H.Y.U.Y.’nın 28. maddesindeki anlamda ve hakimin çekinmesini gerektirecek bir bulguya rastlanmadığı gibi, hakimin kendisini reddetmesine ilişkin kararını yerinde bulan mercii kararında da hukukça korunabilecek bir neden veya delile dayanmadığı görülmüştür.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/14282, K. 2010/14911, 1 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama