KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/14706 E., 2010/14185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.05.2010 gün ve 2010/3209-6635 sayılı ilamıyla onama kararı verilmiş, süresi içinde davalılardan Hazine tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği. Köyü iskan mevkiinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğu iddiasıyla Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece 24.05.2006 günlü kararla davanın kabulüne, ... bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 3068,51 m2 ve (B) ile gösterilen 4305,88 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş,
hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2006 gün 2008/9129-10999 sayılı kararı ile: “Tescile konu çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1982 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazlar ve çevresinin kadastro pafta örneğinden nitelik belirtilmeden tesbit harici olarak bırakıldığı anlaşılmaktadır. ... bilirkişi raporunda davaya konu olan taşınmazlar, genel arazi kadastrosu sırasında davacı adına belgesizden tesbiti yapılan 174 parselin Kuzey ve Güney sınırına bitişiktir.
Kadastro paftasına göre 174 sayılı parselin Kuzeyden. Deresine Güneyde .Deresine sınır olduğu ve dava konusu yerlerin bu iki ... arasında ve geniş ... yatağı içinde yer aldığı gözükmektedir.
Bu nedenle, taşınmazların aktif ... yatağında olup olmadıkları, ... yatağından kazanılıp kazanılmadıkları konusunda jeoloji mühendisinden rapor alınmamış, taşınmazlar üzerinde deliceden aşılınmış ... ağaçları bulunduğu ve delicelerin de orman ağacı olduğundan, dikilen ağaçların yaşı, sayısı, deliceden aşılananların aşı yaşı, sayısı ve dağılımları konusunda da araştırma yapılmamıştır.
Ayrıca, ... bilirkişiler tarafından düzenlenen 04.10.2005 tarihli rapora ekli krokide taşınmazların Devlet Ormanına bitişik olduğu görülmektedir.
Bu durumda, çekişmeli taşınmazların 766 Sayılı Yasaya göre 1982 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda hangi nedenle tapulama harici bırakıldığı, kadastronun yapıldığı yıllarda 228 sayılı genelge hükümlerine göre Orman Yönetimi tarafından orman alanları belirlenerek arazi kadastro ekibinin çalışacağı alanların tesbiti yapıldığından böyle bir çalışma yapılıp yapılmadığı Orman Yönetimi ve Kadastro Müdürlüğünden sorularak varsa bu çalışma ile ilgili harita ve belgeler getirtilmemiş, Kadastro Müdürlüğünden taşınmazların 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman, çalılık, fundalık olması nedeniyle mi tapulama harici bırakıldığı,
yoksa ... yatağında kalması nedeniyle mi tapulama harici bırakıldığı sorulmamıştır. Taşınmazlar orman olarak tapulama harici bırakılmışsa; yörede henüz orman kadastrosu da yapılmadığına göre, taşınmazın orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarihe kadar orman sayılacağından sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceğinin düşünülmesi gerekir.Bu nedenle;
mahkemece, çekişmeli taşınmazların bulunduğu 8 nolu kadastro paftasının tamamı getirtilmeli, taşınmazların 1982 yılında yapılan kadastro çalışmalarında hangi nedenle (nitelikte) tapulama harici bırakıldıkları yukarıda belirtilen 228 sayılı genelgeye göre orman sınır çalışmaları yapılıp yapılmadığı Orman Yönetimi ile Kadastro Müdürlüğünden sorulup, varsa bu konudaki harita ve diğer belgeler getirtilmeli, bilirkişi raporuna göre sınırda orman bulunduğu anlaşıldığından taşınmazların orman, fundalık,
çalılık gibi nedenlerle tapulama harici bırakılmaları halinde yörede henüz orman kadastrosu yapılmadığından orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarihe kadar orman sayılacağından ve sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği kabul edilmeli, taşınmazlar üzerindeki dikelen ağaçların yaşı ve sayısı ile deliceden aşılananların aşı, yaşı, sayısı ve dağılımları ile eğimleri saptanmalı, taşınmazlar iki ... arasında ve geniş ... yatağında gözüktüğünden aktif ... yatağında olup olmadıkları, ... yatağından kazanılıp kazanılmadıkları konusunda jeolog bilirkişiden rapor alınmalı,
bundan sonra tüm olgular ve deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilme” gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozmadan sonra Hazine, Medeni Yasanın 713/6.
Maddesi gereğince "taşınmazların adına tescilini istemiş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra dava konusu taşınmazın öncesinin delicelik olduğu, üzerindeki ... ağaçlarının deliceden aşılandığı, öncesi itibariyle orman sayılması gerektiğinden orman kadastrosu yapılıp kesinleşmeden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle, Dairece onanmıştır.
Bu kez, davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmektedir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 15.09.1982 tarihinde yapılmış ve sonuçları 18.01.1984-17.02.1984 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir Hazine bozmadan sonra 10.04.2009 tarihli celsede Medeni Yasanın 713/6. Maddesi gereğince taşınmazların adına tescilini istediğine göre, Hazinenin bu talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. Dairenin bu yöne ilişkin onama kararı maddi yanılgıya dayalıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/14706, K. 2010/14185, 12 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama