KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/14901 E., 2010/17018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.888 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi, katılan davacılardan Hazine ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.11.2009 gün 2008/14459 - 2009/17501 sayılı red - bozma kararında özetle; “1- ..., ... Tereke Temsilcisi, ..., ..., ... ... (...), katılanlar ... ... ... ve ... ... ve arkadaşlarının, tutundukları tapu kayıtlarının çekişmeli yerlere uymadığı ve zilyetliklerinin de bulunmadığı anlaşıldığından temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Katılanlardan ...’ın temyize konu 135 sayılı parseli kadastro tespit tarihinden (1962 yılından) sonra haricen satın aldığı iddiasıyla davaya katıldığından 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi uyarınca davaya bakma görevi Kadastro Mahkemesine ait olmayıp davanın genel hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekli olduğu gözetilerek yazılı şekilde görevsizlik kararı verildiğinden temyiz itirazlarının REDDİNE,
3- ... mirasçılarından ... ... ve arkadaşlarının temyizine konu 151 parselin orman sınırları içinde kalması ve 151 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmek üzere hüküm bozulduğundan temyiz itirazlarının REDDİNE,
4- Orman Yönetiminin temyizine konu 151 parsel sayılı taşınmazın 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduğu, 25.06.1981 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında halen orman niteliğinde olması nedeniyle 2. madde işlemine konu edilmediği, 15.08.1985 tarihinde ilan edilen 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile III nolu 2/B madde parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış ise de, ...
Köyü 184, 187, 195 ve 196 sayılı parsellere ait ...
Kadastro Mahkemesinin 14.07.2008 gün 2003/74 - 44 (Dairenin 2008/14455) ve yine 133 ila 138, 153 ila 183 sayılı parsellere ait 04.07.2008 gün 2003/57-35 (Dairenin 2008/14459) sayılı dava dosyaları içinde bulunan en eski tarihli memleket haritası ve orto-foto haritalarında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğünden ve davanın devamı sırasında yapılan 2/B madde uygulaması da kesinleşmediğinden 151 parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi,
5- Hazinenin temyizine konu 159 sayılı parselin 3.735 m2 yüzölçümlü kesimi 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde geriye kalan bölümü tahdit dışında kalmakta ise de 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olduğundan tamamının orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi,
6- ... mirasçılarından ... ve arkadaşlarının 165 sayılı parsele, davacılardan Orman Yönetiminin 153, 154, 155, 156, 160, 163 ve 164 sayılı parsellere, Hazinenin ise, 151 ve 159 sayılı parseller dışındaki çekişmeli tüm parsellere ilişkin temyiz itirazları yönünden ise; mahkemece bu parseller hakkında yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, 1962 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 165 sayılı parselin ... adına tesbit edildiği,
... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları ile ...’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki ... ...’in taşınmazları 1967 yılında ...’a, onun da 1970 yılında ... ...’e, onun da 1971 yılında ...’a, onun da 1975 yılında ... ve ...’a sattıkları gerekçesi ile tespitin iptal edilerek ... çocukları ... ve ... adlarına tespitine, diğer itirazların reddine karar verildiği, Kadastro Komisyonunca, kadastro tesbit tarihinden sonraki harici satışa değer verilerek ... ... adına yapılan tespitin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı,
komisyon kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 47/3 ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 3402 Sayılı Yasanın 25/3. maddeleri gereğince kadastro tespit tutanağının düzenlendiği günden sonra ... haklara dair isteklerin incelenmesinin kadastro komisyonunun ve kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu, diğer taraftan, dosya arasında bulunan komisyon kararının tebliğine ilişkin tebligat parçaları incelendiğinde ...
Kadastro Komisyon Kararının ... ...’e 03.11.1976 tarihinde “Muhatap adresinde olmadığından Tebligat Yasasının 21. maddesi uyarınca evrak Muhtar ...’ye tebliğ edildi” açıklaması yazılarak tebliğ edildiği, ancak ... ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.02.1977 gün 1977/138-192 sayılı mirasçılık belgesinde (veraset ilamında) ... ...’in 16.02.1975 tarihinde öldüğünün belirtildiği, kadastro komisyon kararının tebliğ edildiği tarihte ... ... ölü olduğundan, 7201 Sayılı Tebligat Yasasına uygun olarak yapılmış tebligatında bulunmadığı; yine, 135 parsel sayılı 20.440 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 162 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tarla niteliği ile ... ve ortakları adlarına tespit edildiği, ... ...
Diler ve arkadaşları, ... ve arkadaşları ile ...’nın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit iptal edilerek ... bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 8.580 m2 yüzölçümlü bölümünün 29.10.1949 tarihli köy satış senedi ile ...’ya satıldığı gerekçesi ile bu yere en son parsel numarası verilerek ... adına, geriye kalan 11.860 m2 yüzölçümlü bölümünün 135 sayılı parsel numarası ile tespit gibi ... ve ortakları adlarına tespitine, diğer itirazların reddine karar verildiği halde mahkemece ...’nın davaya katılımı sağlanıp husumetin yaygınlaştırılmadığı,
135 sayılı parselin kadastro komisyon kararında belirtilen (A) ile işaretlenen 8.580 m2 yüzölçümlü kesimi hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmadığı, 135 sayılı parselin sadece 11.860 m2 yüzölçümlü kesimi hakkında tespit gibi tescile karar verildiği, bunlardan ayrı. Orman Yüksek Mühendisleri Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Yrd.
Doç Dr. ..., Harita Kadastro Yüksek Mühendisi ... ... ve Ziraat Yüksek Mühendisi ... tarafından düzenlenen 09.11.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sadece aplikasyon haritasının esas alındığı, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 1942 yılında kesinleşen orman sınırlama haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmadığı, aplikasyon haritası ile ilk orman kadastro haritasının birbiri ile uyumsuz olduğunun çıplak gözle dahi anlaşıldığı,
çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan bu yasanın yürürlük tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış olduğundan, sadece 1942 yılı orman harita ve tutanaklarının uygulanmasının taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının tespitinde yetersiz kaldığı, ayrıca.
Hazine, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katıldığına göre, dava konusu parsellerin yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması ya da orman sayılmaması o yerin kişiler adına tescili için yeterli olmayıp taşınmazların öncesinin de araştırılması, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiklerinin belirlenmesi.
4785 Sayılı Yasa karşısındaki durumlarının saptanması, zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadıklarının da araştırılması gerektiği, bu nedenlerle. 1942 yılı ... orman kadastro harita ve tutanak örnekleri ile ...
Köyü 1957 ve 1976 yıllarına ait memleket haritaları ile orto - foto haritaları 184, 189, 195 ve 198 sayılı parsellere ait mahkemenin 2003/74 (Dairenin 2008/11455), yine 133 ila 138, 153 ila 183 sayılı parsellere ait 09.07.2008 gün 2003/57-35 (Dairenin 2008/14459) sayılı dosyası içinde olduğundan 1944, 1957 ve 1976 tarihli memleket haritalarının yapımına esas olan ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip,
önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan ve ziraat yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılması,
çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman sınırlama haritası dışında, öncesi itibariyle de orman sayılmayan ve zilyetlik yoluyla kazanılacak yerlerden olduklarının tesbiti halinde, bu kez tespit malikleri yönünden zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması, 165 parsel sayılı taşınmazın tesbit maliki olan ... ... yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin tespiti halinde kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten sonraki harici satışlara değer verilmeyerek kadastro komisyon kararı iptal edilerek ... ...’in tüm mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak Hazine ve Orman Yönetiminin davalarının kısmen kabulüne, katılan ... ... mirasçılarının davalarının kabulüne, diğer katılan davacıların kadastro tespit tarihinden sonraki sebeplere tutunarak dava açtıklarından davalarının görev yönünden reddine, ...
Köyü 165 parsele ilişkin kadastro komisyon kararının iptal edilerek ... ... mirasçıları adlarına, 135 parselin ... bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07.08.2010 tarihli krokili raporda (B) ile işaretlenen 11.860 m2 yüzölçümlü kesiminin ... ve ortakları adlarına, (A) ile işaretlenen 8.580 m2 yüzölçümlü bölümünün ... adına, 133 parselin tespit maliki olan ... ... mirasçıları haklarını 02.05.2007 tarihli oturumda ...’ye devrettiklerinden tamamının ... adına tescillerine, 151, 159, 164 ve 176 parsellerin tamamen, ...
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19.07.2010 tarihli krokili raporda 153 parselin (A), 154 parselin (C), 170 parselin (E), 175 parselin (G), 177 parselin (K) ile işaretlenen bölümlerine ilişkin kadastro tespit ve komisyon kararlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, 153, 154, 170, 175, 177 parsellerin geriye kalan kesimleri ile 134, 136 ila 140, 155, 156, 157, 158, 160 ila 163, 166 ila 169, 172, 174, 178, 180, 182 ve 183 parsellerin kadastro komisyon kararlarında olduğu gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı ...
Yönetimi, katılan davacılardan Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro komisyon kararına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile davanın devamı sırasında 1976 yılında yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 15.08.1985 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 14.11.1990 tarihinde ilan edilen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1- ...’ın temyiz itirazları yönünden;
Dairenin yukarıda özetlenen red - bozma kararında ...’ın temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bozma sonrası da aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin REDDİ gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin 163 parsele, Hazinenin ... Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19.7.2010 tarihli krokili raporda 170 parselin (F), 175 parselin (H), 177 parselin (L) ile işaretlenen kesimlerine, 138, 139, 140, 161, 162, 163, 165, 166, 167, 168, 169, 171, 172, 173, 174, 178, 180 parsellerin tamamına yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu parsellere yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
3- Orman Yönetimi ve Hazinenin ... Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19.07.2010 tarihli krokili raporda 153 parselin (B), 154 parselin (D) ile işaretlenen kesimlerine, Hazinenin 133, 134, 135, 136, 137, 155, 156, 157, 158, 160, 182, 183 parsellerin tamamına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; temyize konu taşınmazların 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldıkları, 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirmeye konu yerlerden olmadıkları açıklanmakla birlikte rapor ekindeki aplikeli 1940 çekim tarihli ... fotoğrafında 153 parselin tamamı, diğer temyize konu taşınmazların ise bir bölümü bitişikdeki kadastrosu kesinleşmiş ormanlar gibi koyu renkli ormanlık alanda kaldığı görülmektedir.
Taşınmazların sınırında ... Devlet Ormanı bulunmakta olup temyize konu taşınmazların ... fotoğrafında koyu renkli alanda gözüken bölümleri , ... Devlet Ormanı ile bütünlük içindedir.
Diğer taraftan; temyize konu taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtlarının fundalık ve çalılık okuyan sınırları bulunduğundan 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamlarının belirlenmesi gerekli olup miktarlarından fazlasıyla temyize konu parsellere revizyon görmüşlerdir. Komşu parsellere uygulanan vergi kayıtları da fundalık veya çalılık okumaktadır. Bu durumda; vergi kayıtları ... fotoğrafı ile örtüşmektedir.
O halde; dava dosyası son keşifte kendisinden rapor alınan ... bilirkişiye verilerek, hükme dayanak yapılan bilirkişi kurul raporu ekindeki aplikeli 1940 çekim tarihli ... fotoğrafında 153 sayılı parsel dışındaki diğer temyize konu taşınmazların ormanlık alanda kalan ve açık alanda kalan bölümlerinin ifrazı yaptırılmalı ve ormanlık alanda kalan bölümleri ile açık alanda kalan bölümlerin yüzölçümleri ayrı ayrı belirlenerek infaza elverişli kroki düzenlettirilmeli,
153 parselin temyize konu (B) ile işaretlenen 2.607 m2 yüzölçümlü kesimi ile alınacak bu ek rapora göre temyize konu diğer taşınmazların ... fotoğrafında ormanlık alanda gözüken bölümleri orman niteliği ile Hazine adına, geriye kalan kesimleri ise şimdi olduğu gibi davalı kişiler adlarına tescil edilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/14901, K. 2010/17018, 29 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama