KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/15536 E., 2010/17001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasına ... Köyü 103 ada 4, 104 ada 13 ve 105 ada 3 sayılı parseller davalı gerçek kişiler adına, 108 ada 1 sayılı parsel ise mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ..., taşınmazların kendiisne ait olduğu iddiasıyla, müdahil Orman Yönetimi, 108 ada 1 sayılı parselin orman olduğu iddiasıyla dava açmışlardır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 103 ada 4, 104 ada 13 sayılı parsellerin davacı adına tesciline, 108 ada 1 sayılı parselin 08.11.2004 tarihli raporda (A)=2520 m2 bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına, (B)=35416 m2 bölümünün tespit gibi tesciline, 109 ada 31, 12, 16, 105 ada 4 ve 30, 106 ada 1 sayılı parseller hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tespit gibi tesciline, 105 ada 3 sayılı parsel hakkındaki davanın reddine, tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ile davalı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından 108 ada 1 sayılı parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1993 yılında 3402 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile aplikasyon tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla temyize konu 108 ada 1 parselin kuzeyinde bulunan A işaretli 2520 m2 bölümünün yörede 1941 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı halde,1993 yılında yeniden yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı gerekçesiyle sadece bu bölümün orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmişse de;
Çekişmeli 108 ada 1 parselin 37936 m2 yüzölçümüyle mera olarak tespit edildiği, dosyadaki 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahditine ilişkin tutanaklar ve harita ile 1993 yılında düzenlenen tutanak ve haritalar incelendiğinde 1941 yılında 2 nolu tahdit komisyonu tarafından sınırlaması yapılmış ve kesinleşmiş bulunan ..., ..., ... ve ... devlet ormanlarında 1993 yılında 3402 sayılı yasaya göre görevlendirilen 125 numaralı komisyona ... bir orman kadastrosu yapma yetkisinin verilmediği, yalnızca 2/B uygulaması yapma ve kesinleşmiş orman sınırlarını arazide aplike etme yetkisinin verildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak, tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir ise de; bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılır.
Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre, 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, orman olarak sınırlandırılan alanların bu niteliğini kesinleştirmekle birlikte orman sınırları dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.
4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur.
Aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki ESKİ Yönetmelik md. 44.).
Aplikasyon işlemi ... bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. Ancak, 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu yerlerde, 4785 sayılı yasa hükümleri gereğince devletleşen ormanların kadastrosu aplikasyon olmayıp, ... bir orman kadastrosudur.
Somut olayda, 108 ada 1 parselin orman olup olmadığı eski tarihli resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme sonucu belirlenecektir.
Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda böylesine bir uygulama bulunmaması nedeniyle dairenin 20.06.2007 günlü geri çevirme kararı ile hazırlattırılan 22.10.2010 günlü ek raporun incelenmesinde 1957 tarihli Memleket Haritasında çekişmeli taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, eylemli olarak da sınırda tespiti kesinleşmiş 108 ada 2 ve 3 numaralı orman parsellerinin bulunduğu, çekişmeli 108 ada 1 parselin konumu ile sözü edilen orman parsellerinin Memleket Haritasındaki konumlarının aynı olduğu, mera niteliğinin bulunmadığı,
davacının tutunduğu 1266 tarih 6 numaralı tapu kaydının taşınmaza uymadığı gibi, 4785 sayılı yasa karşısında yasal değerinin de kalmadığı anlaşılmaktadır.
O halde 108 ada 1 parselin tamamının orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek biçimde yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/15536, K. 2010/17001, 29 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama