İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15837 K.2011/1663

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2010/15837Karar2011/1663Tarih23 Şubat 2011Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/15837 E., 2011/1663 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Şubat 2011
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/05/2010 gün ve 2010/4051-6746 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz üzerinde toprak incelemesi yapan uzman ziraat bilirkişi raporunda.

52 ve 53 parsel sayılı taşınmazların ... bilirkişi krokisinde (A) harfiyle gösterilen bölümle birlikte bir bütün olarak tarla olarak kullanıldığını. ancak.

52 ve 53 parsel sayılı taşınmazların (A) harfleriyle gösterilen bölümle birlikte eğiminin % 1-2 civarında olduğunu, üzerinde tarım yapıldığını ve tarla niteliğinde olduğunu, ... bilirkişi krokisinde (B) harfiyle gösterilen bölümün ise % 5-6 eğimde olduğunu ve sadece korunga ekildiğini, son yıllarda ise üzerindeki otların biçilerek kullanıldığını, 52 ve 53 parseller ile (A) bölümün tarla vasfında, (B) bölümün ise tarla vasfına dönüştürülebilir yerlerden olduğu açıklanmıştır. ... bilirkişi rapor ve krokisinde, dava konusu 52-53 parseller ile (A)=4829.90 m2’lik bölümün zeminde bir bütün olarak birlikte davacı tarafından kullanıldığını,

yine krokide (B) harfi ile gösterilen 10.952.68 m2’lik taşınmazın ise 143 ada 53 parselde hak iddia eden ... tarafından zeminde ot biçilmek suretiyle kullanılan yeri olduğu, krokide (A) ve (B) harfleri ile ölçülen yerlerin aslında dava konusu 143 ada 52 ve 53 parsellerle birlikte 50 ilâ 55 parsellerin bir bütün olarak bu dosyada dava konusu edilmeyen 143 ada 111 numaralı orman parseli içerisinde kaldığı belirtilmiştir.

Mahkemece, 13 adet parsel için zilyetliğe dayanılarak açılan dava aynı adada kalan diğer parseller yönünden tefrik edilerek 143 ada 52 ve 53 parseller hakkında hüküm kurulmuştur.

Taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun bir zilyetlik olup olmadığı konularına bir açıklık getirilmediği gibi davacının 13 adet parsel için zilyetliğe dayanılarak açılan davası tefrik edildiğinden bu parseller hakkında mahkemece ne şekilde karar verdiği bilinmediğinden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki sınırlamaların aşılıp aşılmadığı,

aynı çalışma alanı içersinde senetsiz ve belgesizden davacı adına başkaca taşınmaz tespiti yapılıp yapılmadığı sorulmamış, ayrıca, dava konusu 143 ada 52 ve 53 parseller kadastro paftasındaki konumuna göre komşu parsellerle birlikte dört tarafı orman olarak tespiti yapılan 143 ada 111 sayılı parselle çevrili olup, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman bütünlüğünü bozan orman içi açıklığı konumunda kalıp kalmadıkları yönünden uzman orman bilirkişi marifeti ile eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı dosyaya

getirtilip yöntemince araştırma da yapılmamıştır. Bozma ilamında ayrıntılı olarak Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacının davasını takipten vazgeçmesi (atiye terk etmesi) gerekçesiyle dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 143 ada 52 ve 53 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanak asıllarının olağan usullerle kesinleştirilmek üzere Ardahan Tapu Sicil Müdürlüğü’ne geri çevrilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.

Davacı ... ’nın 24/08/2010 tarihli celsede “davadan feragat etmemek ile birlikte davayı takipten sarfınazar ediyorum ve ilerde yeniden dava açma hakkımı saklı tutuyorum” şeklindeki beyanı davadan feragat niteliğinde değildir. Yargıtay bozma ilamı gereğince yeniden keşif yapılıp bilirkişi incelemesi gerektiğinden, keşif için gerekli masrafı karşılayamama nedeniyle verilen bu şekilde ki beyana istinaden mahkemece davanın açılmamış sayılması sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesine yer olmadığına ve dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının olağan usullerle kesinleştirmek üzere Ardahan Tapu Sicil müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi doğru değildir.

Şöyle ki, 3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde "Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere..." bakacağını, aynı yasanın 28. maddesinde, Kadastro hakimi, askı süresi içinde açılacak davalar ve kadastro müdürü tarafından mahkemeye tevdi olunacak taşınmaz mallara ait kadastro tutanakları ve mahalli hukuk mahkemelerinden devredilen işler hakkında dava dosyası açacağına dair hükümleri düzenlenmiştir.

Yine 3402 Sayılı Yasanın 29/1. maddesinde "kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Tarafların hiçbiri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz. Hakim toplanması mümkün olan delilleri inceler ve 30'uncu madde hükmünce işi karara bağlar" aynı maddenin 3. fıkrasında ise, "bu yasanın tatbikinde ayrıca açıklık bulunmayan hallerde basit yargılama usulü uygulanır".

Yine aynı yasanın 36/1 maddesinde “….Bu Kanun gereğince resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri giderler, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanır.” konusunda hükümler mevcuttur.

Somut olayda; 30 günlük yasal süre içinde kadastro tespitine itiraza ilişkin dava kadastro mahkemesinde açıldığına ve bu mahkemede uygulanması gereken usul hükümleri 3402 sayılı kadastro yasasında anılan hükümler olduğuna ve kadastro davalarında usulün 409. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağına göre, mahkemece davacının davayı takipten vazgeçtiği ve davanın atiye bırakıldığı gerekçesine dayanılarak karar verilmesine yer olmadığı şeklinde ve esasında davanın açılmamış sayılması sonucunu doğuracak tarzda karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç olarak mahkemece bozma ilamına uyulduğuna ve kadastro mahkemelerinde sicil oluşturulmasının zorunlu olmasına göre, bozma ilamı uyarınca yerinde yeniden keşif ve orman yönünden inceleme yapılması gerektiği halde dava açılarak davalı hale gelen çekişmeli parseller yönünden somut olayda davanın açılmamış sayılması sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

O halde, mahkemece kurulan ve davacı lehine olan hükmün yetersiz inceleme gerekçesiyle bozulması, bozma sonrasında ise gerekli incelemeler yapılmadan, mevcut deliller ile davacı aleyhine karar verilemeyeceğine ve bu durumda keşfin bozma ilamı gereğince, feragat olmadığı sürece, resen yapılması gerekeceğine göre, mahkemece yapılacak iş 3402 sayılı kadastro Kanununun 36. maddesinin yukarıda açıklanan fıkrası gözönüne alınarak davacı tarafça keşif gideri karşılanmadığı takdirde ileride haksız çıkacak

taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten keşif masrafları karşılanarak 24/05/2010 gün 2010/4051-6746 sayılı bozma ilamı doğrultusunda keşif yapılması, iddia ve savunma çerçevesinde davaya bakılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle ... şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/02/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/15837, K. 2011/1663, 23 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/15837
Karar No
2011/1663
Tarih
23 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15839 K.2011/1925
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15840 K.2011/1924
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/15842 K.2011/1013
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15843 K.2011/1655
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15846 K.2011/1741
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15847 K.2011/1761

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.