KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/16171 E., 2010/16643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 15/07/2010 gün ve 2010/7245-10102 sayılı ilamıyla onama kararı verilmiş, süresi içinde davalılardan ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi mahkemece 03/06/2008 günlü kararla dava konusu ...
Köyü 2150 sayılı parselin tamamının orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmiş ise de, Dairenin 25/12/2008 gün ve 2008/12974 - 18471 sayılı kararı ile hükmün 2/B madde kapsamında bulunan (A1) ile gösterilen 185 m2 ve (A4) ile gösterilen 19 m2 bölümleri yönünden bozulduğu, (A1) ve (A4) ile gösterilen bölümler dışındaki bölümler yönünden ise hükmün onandığı,
mahkemece de Daire kararına uyarak 03/12/2009 günlü kararla (A1) ve (A4) ile gösterilen bölümler yönünden davanın reddine, diğer kısımlar yönünden önceki hüküm onanarak kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve bu karar davalı kişilerin temyizi üzerine Dairenin karar düzeltmeye konu 05/07/2010 günlü kararı ile onandığı, bu nedenle önceki bozmanın kapsamı dışında kalan kesinleşmiş yönlere ilişkin itirazların incelenemeyeceği, kaldı ki; dava konusu taşınmazın temyize konu bölümlerinin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,
taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet ... kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y.
934 - İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet ... kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla;
sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023. (E.M.Y.931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın orman sınırları içinde bulunup, 2/B'ye konu edilmeyen bölümlerine yönelik iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, usul ve yasaya da uygundur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/16171, K. 2010/16643, 24 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama