İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16947 K.2011/2252

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2010/16947Karar2011/2252Tarih8 Mart 2011Okuma10 dk · 1.985 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/16947 E., 2011/2252 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mart 2011
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.985 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında,davaya konu ... Beldesi ,... Mahallesi 260 ada 23 parsel sayılı taşınmaz, KARGİR LOJMAN VE ARSASI niteliğiyle, 25110,13 m2 yüzölçümünde ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ..., maliki olduğu çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını ileri sürerek adına tapuya tescilini istemiştir.

Mahkemece davanın REDDİNE, çekişmeli parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17.10.2008 gün ve2008/5550 -2008/4220 sayılı bozma kararıyla (Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmediği, davacı tarafa ilk duruşma oturumu için çıkartılan davetiye 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi hükmüne uygun olmadığı, davetiyenin anılan yasa madde hükmünde tanımlanan sözcüklerin tümünü duraksamaya meydan vermeyecek şekilde içermediği;

kaldiki, davacı taraf dava dilekçesinde delil olarak kadastro tutanaklarına tanık beyanlarına iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden keşif deliline ve ayrıca yerel bilirkişi beyanlarına her türlü yasal delile de dayandığından,,mahkemece taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri ayrı ayrı sorulup saptaması, gösterecekleri deliller toplanması, dava dosyası keşfe hazır hale getirilmesi, gerektiğinde taşınmaz başında keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilirek sonucuna göre bir karar verilmesi) değinilmiştir

Mahkemece davanın REDDİNE, ... Mahallesi 260 ada 23 parsel sayılı taşınmazın TESPİT GİBİ TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.

Şöyle ki; keşifte dinlenen yerel bilirkişilerindavaya konu yerin öncesinin mezarlık olduğu yolunda beyanda bulundukları,tapu kaydı bulunmayan çekişmeli taşınmazın köy ihtiyar heyeti kararı ile orman yönetimine mülkiyetinin devredildiğive halen zilyedinin davacı olduğu yolunda beyanda bulunduklarıanlaşılmış olup, mahkemece davaya konu yerinöncesi itibarıyla zilyetlikle kazanmaya elverişli yer olup olmadığı ve 14. madde şartlarının gerçekleştiği hususunda inceleme yeterli görülmemiştir.eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz 3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan,

Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin,

imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının,

özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir

Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Öncelikle çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir.

Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır.

Bu yerde orman kadastrosu yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, o yerde köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan ve 4785 Sayılı Yasa hükümleri uygulanarak orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Çünkü, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür.

Bu nedenle 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen tahdit harita ve tutanakları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığının 4785, 5658 Sayılı Yasalar ile 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.

4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iade koşulları yasada gösterilmiştir.

Yapılan araştırmada yörede kesinleşen orman kadastrosu olduğu anlaşılırsa, orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman kadastro haritası örneği getirtilerek,önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede

yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.

Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre,

orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek,

çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,

ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.

Araştırma sonucu kesinleşen orman kadastrosu bulunmadığı anlaşılırsa, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;

fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,

her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.

6831 sayılı Yasanın 1/D bendinde (Şehir mezarlıklarıyla kasaba ve köylerin hudutları içerisinde bulunan eski (kadim) mezarlıklardaki ağaç ve ağaçlıklarla örtülü yerlerin) orman sayılmayacağı hükme bağlandığından,yapılan uygulama sırasında Çekişmeli taşınmazın kadim mezarlık olup olmadığı fiilen de mezarlık olarak kullanılıp kullanılmadığı yerel bilirkişi tanık ve haritadaki konumlarına göre belirlenerek 6831 sayılı yasanın1/D bendinde tanımlanan yerlerden olup olmadığı tartışılmalıdır

Çekişmeli taşınmazın, kadim mezarlık olduğu saptandığı takdirde,kesinleşen orman kadastrosu var ise ve orman sınırı içinde kalma durumu hariç olmak üzere öncesi ve fiili durumu itibarıyla orman niteliğinde olsa dahi 6831 sayılı Yasanın 1/D bendine göre devlet ormanı sayılmayacağından, mezarlık niteliği ile davacı adına tesciline, çekişmeli yerin kadim mezarlık olmadığı ve orman olduğu saptandığı takdirde davanın reddine karar verilmeli, çekişmeli taşınmazın kadim mezarlık veya orman olmadığı saptandığı takdirde ise mahkemece yapılan keşifte niteliği zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişle taşınmaz niteliğinde olmadığından davanın reddine karar verilmelidir

Değinilen yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08/03/2011 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Kadastro sırasında çekişmeli 260 ada 23 parsel sayılı taşınmaz kargir lojman ve arsası niteliği ile ... adına tespit edilmiş, ... taşınmazın Belediyeye ait olduğu gerekçesiyle dava açmıştır.

Dava, kadastro tespitine itiraz olduğuna göre mahkemece taşınmazın niteliğine, tarafların iddia ve savunmalarına göre inceleme yapılarak karar verilmesi gerekir.

Tüm dosya kapsamından taşınmazın öncesinin dava dışı parsellerle birlikte köy mezarlığı olarak kullanılmakta iken 1960 yıllarında aradan yol geçmesi ile ikiye bölündüğü, yolun doğusundaki bölümün halen mezarlık olarak kullanıldığı, taşınmazın güneyindeki 24 sayılı parselin de mezarlık olarak tespit edildiği ve kesinleştiği, 1984 yılında köy ihtiyar heyetinin aldığı ve kaymakamlık tarafından onaylanan kararla çekişmeli taşınmazın orman satış deposu olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne devredildiği, 28.04.2005 tarihine kadar orman deposu olarak kullanıldığı, bu tarihte ekonomik olmadığından kapatıldığı, daha sonra dava tarihinde kadar davacı ... tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Taşınmazın çevresinde orman bulunmadığı gibi 26.03.2010 günü yapılan keşifte davacı ... ve davalı ... Yönetimi vekilleri de, taşınmazın ormana sınır olmaması, fiili durumu ve niteliği nedeniyle orman incelemesine gerek olmadığını bildirmişlerdir.

Yerel mahkeme, 27.11.2007 günlü duruşmada 2 nolu ara kararı ile taşınmazın özel mülk olarak ... adına tespit edildiği ve orman iddiası bulunmadığı halde "ormanların mülkiyeti Hazineye, intifa hakkı Orman Yönetimine ait olduğu" gerekçesi ile Hazinenin davaya dahil edilmesine karar vermiştir. Yargılama sırasında Hazinenin davaya katılımı ve herhangi bir talebi de bulunmamaktadır.

O halde;

Taşınmazın niteliği yönünden taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı gibi sınırlarında da orman bulunmadığından, orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda araştırmaya gerek yoktur. Bu nedenle; öncelikle temyiz incelemesi görevi Yüksek 7. Hukuk Dairesine aittir.

Esasa gelince; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taşınmazın öncesi dava dışı parsellerle birlikte köy mezarlığıdır. Mezarlıklar 3402 sayılı Yasanın 16/A maddesi gereğince Belediye (köy tüzelkişiliği) adına tespit olunur. Ancak, köy tüzelkişiliğinin çekişmeli taşınmazı 25.05.1984 tarihli karar ve 17.09.1984 günlü sözleşme ile köye iş alanı açılması için satış deposu olarak kullanılmak üzere bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğüne verdiği sözleşmede satış deposunun fonksiyonlarını yitirmesi halinde Orman İşletme Müdürlüğünün depoyu kapatacağı belirtildiği görülmektedir.

Somut olayda; çözümlenmesi gereken sorun taşınmazın mülkiyetinin Orman Genel Müdürlüğüne devredilip devredilmediği veya mülkiyetin geçici olarak devredilip devredilmediği konusunda toplanmaktadır. Yerel mahkeme taşınmazın öncesinin mezarlık olduğu, Orman Genel Müdürlüğüne devredilince başka amaca tahsis edildiği ve metruk mezarlık haline geldiği, taraflar arasındaki sözleşmeden ve diğer belgelerden mülkiyetin geçici olarak değil, tamamen Orman Genel Müdürlüğüne devredildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Taşınmazın orman satış deposu yapılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne devredilmesi; sözleşmede, fonksiyonlarını yitirmesi halinde Orman İşletme Müdürlüğünün depoyu kapatacağının belirtilmesi ve 28.04.2005 tarihinde de ekonomik olmadığından deponun kapatılması nedeniyle çekişmeli taşınmazın geçici olarak Orman Genel Müdürlüğüne devredildiğinin ve önceden mezarlık olan taşınmazın mülkiyetinin davacı Belediyeye ait olduğunun kabulü gerekir.

Bu nedenlerle; davanın konusu, tarafları ve taşınmazın tespitteki niteliği gözönüne alındığında çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu konusunda bir iddiada da bulunulmadığından orman incelemesine gerek olmayıp, mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, bu gerekçe ile hükmün bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/16947, K. 2011/2252, 8 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/16947
Karar No
2011/2252
Tarih
8 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16948 K.2011/2884
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16949 K.2011/3509
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16950 K.2011/3500
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16951 K.2011/2486
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16952 K.2011/3385
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16953 K.2011/2105

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.