İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/5544 K.2010/8295

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2010/5544Karar2010/8295Tarih14 Haziran 2010Okuma4 dk · 868 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/5544 E., 2010/8295 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Haziran 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

868 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... Yönetimi, davalı adına tapuda kayıtlı dava konusu ... Köyü 500 parsel sayılı 17000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığından bu bölümün tapusunun iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin ... bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 6956.35 m2 bölümün ifrazı ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından 14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesine eklenen hüküm gereğince kararın bozulması istemiyle temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1995 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Çekişmeli parsel 4753 Sayılı Yasa hükümlerine göre oluşturulan Mart 1953 tarih 297 nolu tapu kaydı revizyon gösterilerek 766 Sayılı Yasa uyarınca 1972 yılında yapılan ve 1973 yılında kesinleşen kadastro sonucu... adına tapuya tescil edilmiştir. Orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra orman işletmesinin talebi üzerine 12/06/2006 tarihinde tapu kaydı üzerine satılamaz şerhi konulmuş, davalı bu şeri bilerek 22/10/1999 tarihinde taşınmazı satın almıştır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi "Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların,

orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (bu kavrama daha önce arazi kadastrosu yapılan ve yapılmayan tüm taşınmazlar dahildir) taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır." hükmü gereğince yapılıp davalı yönünden 1995 yılında kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve ... bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1995 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde kaldığı, davacı ...

Yönetimi, genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, genel arazi kadastrosundan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı,

orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle temyize konu mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten itibaren davalının mülkiyet hakkının sona erdiğini belirleyen ve mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda

T.M.Y.'nın 1023 (E.M.Y.

İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı, dava konusu taşınmazın bitişik Asmalı Devlet Ormanının devamı ve ayrılmaz bir parçası olması, tarım arazisi olarak kullanılmaması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/F maddesinin somut olayda uygulama olanağının bulunmadığı, Orman Kadastrosuna ilişkin 13/11/2009 tarihinde çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen üç kişilik orman mühendislerinin verdiği 20/11/2009 tarihli raporda "taşınmazın % 40 eğimli olup tarım alanı olarak kullanılmadığı,

halen tabii olarak yetişmiş 40 ila 80 yaşlarında aktif kızılçam ağaçları ile kaplı olduğu orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 1953 yılı ... fotoğraflarında ve bu fotoğraflardan revize edilmiş memleket haritasında orman olarak görüldüğü ve 4753 Sayılı Yasa hükümlerine göre verilen tapu kaydının iktisabının haksız nedene dayandığı, bu haliyle taşınmazın 1937 yılında yürürlüğe giren 3116 Sayılı ve 1956 yılında yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasa karşısında “orman sayılan” yerlerden olduğunun) bildirildiği,

yine aynı bilirkişilerin raporlarına ekledikleri taşınmazın güncel durumunu gösteren renkli fotoğraflarda yüksek eğimli,1953 yılı ... fotoğraflarında olduğu gibi halen ve fiilen tam kapalılıkta orman ağaçları ile kaplı tarımda kullanılmayan yerler olarak göründüğü, 4753 Sayılı Yasada ormanların tevzi yoluyla dağıtılacağına ilişkin hiçbir hüküm bulunmadığı, aksine yasanın 8. maddesinde ormanların dağıtılamayacağına dair hüküm olduğu halde 1952 tarihinde dahi eylemli orman olduğu anlaşılan taşınmazın tevzi komisyonunca hata ile tapu kaydı oluşturulup davalının satıcısına verildiği,

bu nedenle sözü edilen tapu kaydının Medeni Yasanın 1025 (EMY.933) yolsuz tescil niteliğinde olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 45/3. maddesindeki "orman sınırı içinde kalan tapulu yerlerle, toprak tevzi yoluyla verilen yerler başka bir şart aranmadan hak sahipleri adına tespit ve tescil edilir" hükmünün Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13 ve 13.06.1989 gün 1989/7-25 sayılı kararları ile iptal edildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından önce davalı yararına tamamlanmış bir hak oluşmadığı;

başka bir anlatımla, taşınmazı içine alan orman kadastrosunun Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra kesinleşmesi nedeniyle, Anayasa Mahkemesi kararlarından önce davalı yararına oluşan kazanılmış haktan söz edilemeyeceği.

1999 yılında dahi tarım alanı olarak kullanılmayan ve eylemli orman olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazı ve çevresini görmeden ve bitişik ormanın devamı olduğunu bilmeden satın almış olmasının hayatın ... akışına ve yaşam kurallarına uygun olmayacağı gibi tapu kaydı üzerine satış tarihinden önce orman olduğuna dair şerh bulunduğundan davacı bu şerhi görerek ve bilerek satın alması nedeniyle, davalının iyi niyetli olarak da kabul edilemeyeceğinden, tapu kaydına güven ilkesine dayanarak ve iyi niyetle satın aldığının da düşünülemeyeceği,

davalının bu yeri satın alırken ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre taşınmazı kendisine satan kişiden geri alabileceği, bu konudaki AİHM'nin kararlarının Devlet Ormanı niteliğinde olan taşınmazın tapu kaydının kamu yararı gereğince iptali edilemeyeceğine ilişkin olmayıp, kamu yararı amacıyla iptal edilebileceğine ilişkin olduğu da gözönünde bulundurulduğunda, davalı adına olan tapu kaydının orman kadastrosu ve kesin hüküm nedeniyle iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekili Av. ...'un temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda ... onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/06/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/5544, K. 2010/8295, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5544
Karar No
2010/8295
Tarih
14 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/5545 K.2010/11234
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/5545 K.2010/6013
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/5545 K.2010/8293
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/5545 K.2010/6530
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/5546 K.2010/8315
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/5546 K.2010/8609

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.