Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 20.03.2003 tarih ve 2003/1338-1876 sayılı bozma kararında, "Mahkemece çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmi belgelere göre orman sayılan yer olduğu saptanarak Yönetimin davası kabul edilmişse de,
dosyaya gelen belgeler üzerinde yapılan araştırmada çekişmeli 99 numaralı parselin doğu komşusu 98 numaralı parsel mahkemenin 2000/31 numaralı dosyasında davalı olduğu ve bu dosyanın Dairenin geri çevirme kararında istenmesine rağmen gönderilmediği taşınmazın batı komşusu 97 numaralı parselin 2000/40 sayılı dosyada orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek Yönetimin davasının reddedildiği ve Dairenin 04.07.2002 tarih, 4847-6513 sayılı kararı ile onandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemenin 2000/40 sayılı dosyasında hükme esas alınan Orman Bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan rapor ekindeki krokide 97 parselin doğusu, batısı ve kuzeyiyle birlikte genişçe bir açık alanın ortasında yer aldığı, güneyinde orman bulunduğu görülmektedir. Çekişmeli 99 parselin hemen doğusunda ... ile 97 parsel arasında bulunan ... yüzölçümlü bir yer olduğuna göre, bu taşınmazın da açık alanda yeralması gerekir.
Bu durumda kesinleşen mahkeme kararındaki rapor ile bu dosyaya verilen orman bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmaktadır.
O halde, komşu 98 numaralı parsele ait 2000/31 sayılı dava dosyası bu dosya ile birleştirilmeli, kesinleşen 2000/40 E. numaralı dosyadaki uygulama da dikkate alınarak yeniden, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp;
bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren,
yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi”gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.