İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/10631 K.2011/14629

2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 90 ]

Esas2011/10631Karar2011/14629Tarih13 Aralık 2011Okuma5 dk · 1.014 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2011/10631 E., 2011/14629 K.·Tapu Sicilinin Tutulmasından Kaynaklanan Tazminat

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.014 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 90 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1007 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 23.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi Ali vekili Avukat Temel tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.06.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden Ali vekil Avukat Temel ile, diğer taraftan Orman Yönetimi vekili Avukat Birsen ve Hazine vekili Avukat Gülderen geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Ali 17.04.2009 günlü dilekçesiyle davalı sıfatıyla Hazine ve Orman Yönetimini göstererek, İnkılap mahallesi 1840 ada 65 sayılı parseli, 28.07.1981 tarihinde Ziya ve Sadullah'tan satın aldığı, satın aldığı tarihte tapu kaydında her hangi bir şerh bulunmadığı, satım tarihinden 14 yıl sonra tapu kaydının beyanlar hanesine 2/B şerhi konulduğu,

çekişmeli parselin Hekimbaşı mahallesi 8 sayılı parselin ifrazıyla oluştuğu, 8 sayılı parsel için Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/330 esasına kayıtlı dava dosyasında tapularının geçersiz olduğu hususunun kesinleştiği, tapuya güven ilkesi gereğince bu nedenle doğan zararından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500,00.-TL tazminatın davalı yönetimlerden alınarak kendisine verilmesini istemiştir.

Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan yerde davacının tapusu oluşturulduğundan yolsuz tescil niteliğinde olduğu, bu nedenle değeri bulunmadığı, zararının tazmini için taşınmazı kendisine satanlar aleyhine dava açabileceği, bu nedenle davalılara yöneltilen husumetin hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın HUSUMETTEN REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali üzerine tapuya güven ilkesi gereğince Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince açılan tazminat istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 25.02.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır

Çekişmeli Ümraniye İnkılap mahallesi 1840 ada 65 parsel sayılı 294 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapuya Ali adına 28.07.1981 tarihinde kayıt edilmiştir. Beyanlar hanesine 12.05.1995 tarih ve 801 yevmiye ile "6831 sayılı Yasanın 2/B Maddesi uyarınca orman sınrıları dışına çıkarılmıştır." şeklinde şerh yazılmıştır.

Davacı Ali tarafından çekişmeli Inkılap mahallesi 1840 ada 65 sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan, 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhin silinmesi istemiyle, Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine açılan davanın reddine ilişkin Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.04.2007 gün ve 2005/330-227 sayılı kararı ile Hazine tarafından Inkılap mahallesi 1840 ada 65 sayılı parselin, kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı,

tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili iddiasıyla davalı sıfatıyla Ali aleyhine açtığı davanın kabulüne, parselin tapu kaydının iptaline ve 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırlar dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.2009/476-768 sayılı kararı Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleşmiştir.

1) Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan devlet sorumlu olup, davanın davalı sıfatıyla Hazine aleyhine açılması gereklidir. Orman Yönetiminin davalı sıfatı bulunmayıp, aleyhine açılan davanın husumetten reddi doğru olduğundan, davacı gerçek kişinin bu yöne temas eden temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Davacı gerçek kişinin, Hazine aleyhine açılan davanın reddine yönündeki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, Ali aleyhine biten her iki davada Yargıtay 20. Hukuk Dairesince vurgulandığı gibi, bu yerin 1945 yılında yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasa gereği devletleştirildiği, Aralık 1947 tarih 59 sıra numarasında devlet ormanı olarak tapuya tescil edildiği, 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ancak bu işlemin yasal dayanağının bulunmadığı, esasen davacı adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olduğu,

böyle bir tapunun iptali nedeniyle devletin sorumluluğunun bulunmadığı, davacı tarafından sadece bu taşınmazı kendilerine satanlar aleyhine dava açılabileceği, husumetin hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Ne varki; mülkiyet hakkı, Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan yasalarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Yasayla değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TURGUT VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE davası kararında, Devlet tarafından tazminat ödenmeksizin taşınmazın geri alınmasının orantısız bir müdahale olduğunu ve söz konusu davada tazminat ödememeyi gerektirecek istisnai şartların bulunmadığına işaret ederek, kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki adil dengenin kurulamamasını ihlal nedeni olarak saymış, KÖKTEPE-TÜRKİYE davasında ise, başvuranlara uygulanan mülkiyetten yoksun bırakma işlemine gerekçe olarak,

gösterilen tabiatın ve ormanların korunması amacının, 1 No.'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi anlamında kamu yararı kapsamına girdiğine dikkat çekmekle birlikte, mülkiyetten yoksun bırakma halinde, ihtilaf konusu tedbirin arzu edilen dengeye riayet edip etmediğinin ve bilhassa da başvuranlara orantısız bir yük yükleyip yüklemediğinin belirlenmesi için, iç hukukta öngörülen telafi yöntemlerinin dikkate alınması gerektiğini hatırlatarak, mülkün değerine karşılık gelen makul bir meblağın ödenmeden, mülkten mahrum bırakmanın aşırı bir müdahale teşkil edeceğini ifade etmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 gün ve 2009/4-383 E., 2009/517 K.; 16.06.2010 gün ve 2010/4-349 E. 2010/318 K sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi, tapu işlemleri kadastro tesbit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan T.M.K. m. 1007 anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Burada Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Bu işlemler nedeniyle zarar görenler, Borçlar Yasasının 125. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresi gözetilerek Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince, zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilirler.

Diğer taraftan, davanın niteliğine göre tazminat miktarının belirlenirken öncelikli konu, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliğinin ve değerinin hesaplanması olup, arazi başka deyişle tarım alanlarında net gelir esas alınarak, arsa niteliğindeki taşınmazlar içinde emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilerek, tarafların iddia ve savunmaları sorulup delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın husumetten reddi yönündeki hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişiye ödenmesine 13/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/10631, K. 2011/14629, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/10631
Karar No
2011/14629
Tarih
13 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/10631 K.2011/29392
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/10632 K.2011/20040
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10632 K.2011/24602
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/10632 K.2011/18794
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/10632 K.2011/29064
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/10633 K.2011/20706

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.