KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/12533 E., 2011/14046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 28.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi .... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.12.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ... ve arkadaşları vekili Avukat ... geldi, diğer taraftan Hazine vekili Avukat ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... 04.11.2009 tarihli dilekçesiyle ... Mahallesi 1840 ada 48 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içendeki devlet ormanıyken, kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, davalı adına oluşan yolsuz tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli Inkılap mahallesi 1840 ada 48 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline ... verilmiş, hüküm davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kesinleşmiş 2/B uygulaması kapsamındaki taşınmazın tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 25.02.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır
Tebligat Yasasının 21/1 maddesi gereğince “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”
Dava dilekçesi davalı ... adına tebliğe çıkarılmış, tebliğ mazbatasının üzerine muhatabın işte olması nedeniyle evde bulunmadığından tebligatın mahalle muhtarı ...'a bırakıldığı, haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, komşusunun isim ve imzadan imtina edildiği yazılarak mazbata dağıtıcı ... tarafından imzalanmıştır.
Yapılan tebligat, muhatabın adresten geçici bir nedenle ayrıldığını bildiren komşusunun ismi belirlenip tutanağa yazılmadığından Tebligat Yasasının 21 ve Tüzüğün 26. maddelerinde tarif edilen şekle uymadığı gibi, davalı ... ..., hiçbir celseye katılmamış, karar dahi, 01.11.2010 tarihinde karardan sonra ölmesi nedeniyle tebliğe edilememiştir.
Oysa 1086 sayılı H.Y.U.Y. nın 73. maddesi gereğince “Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.”.
Davalı ... 'ın karardan sonra öldüğü bilindiğinden, dava dilekçesi davalı ... mirasçılarına yöntemince tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/12533, K. 2011/14046, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama