KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/1359 E., 2011/5853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... ilçesi, ... köyü 105 ada 3, 4, 5 ve 56 parsel sayılı taşınmazlar, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle 4 nolu parsel kanal, 3, 5 ve 56 nolu parseller tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, uygulama sırasında orman tahdit sınırlarına uyulmadığını, taşınmazların kısmen orman sınırları içinde kaldığını belirterek tespitin iptali için dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına adına tesbiti yapılan taşınmazların kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece, davacı kurumun görevlendirdiği orman mühendisinin dahil olduğu kadastro ekibince düzenlenen mutabakat raporu ve aplikasyon tutanağına göre, orman sınır hatları ile önceki hatların usulüne uygun olarak işaretlenmiş olduğu ve tescile esas haritalar ve teknik belgelerin arazi çalışmalarına uygun olarak düzenlendiğinin imza altına alındığı, bu itibarla talebin adli yargıda değil, idari makamlarca yerine getirilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, mahkemenin kabulü yerinde değildir.
Davacı ...
Yönetimi, 3402 sayılı Yasanın ek-4.maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sırasında orman tahdit sınırlarına uyulmadığı iddiasıyla dava açtığına göre, davanın niteliği itibariyle adli yargı ve kadastro mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek yörede yapılan ilk orman tahdidi, aplikasyon ve 2/B uygulaması ile ek-4.maddeye göre yapılan kadastrolara ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın konumunu gösterir orman tahdit harita örneklerinin getirtilip fen ve orman bilirkişileri aracılığıyla yapılacak keşifte,
bu belge ve haritalar mahallinde uygulanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; 3402 sayılı Yasa gereğince kadastro hakiminin sicil oluşturma görevi bulunmasına rağmen davanın reddi ile yetinilip sicil oluşturulmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/1359, K. 2011/5853, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama