KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/13607 E., 2011/12606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.408 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten, sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Temyiz incelemesine konu Pazar Kadastro Mahkemesinin kararına esas dava, kadastroca ... bahçesi ve bahçe olarak tespit edilen Rize ..., ... köyünde kâin 131 ada 14 ve 15 nolu parsellerin, gerçek kişiler arasında mülkiyetinin kime ait olduğuna yönelik bir uyuşmazlık iken hâkimin resen ihbarda bulunması üzerine Orman İdaresinin müdahil olduğu bir davadır.
Arazi kadastrosu sırasında, dava konusu parsellerin, ilgililere atalarından intikal eden aynı nitelikteki komşu şahıs parselleri ile çevrili, ... bahçesi ve bahçe olarak kullanılan yerler olduğundan bahisle davalılar adına tespit yapılmıştır. Davacı, bu iki parsel arasında kendi parseli olduğu, kendi arazisinin davalı parseller arasında paylaştırıldığı iddiasıyla iş bu davayı açmıştır.
Davalılardan ... ve ..., davacının 15 nolu parselin devamında bir miktar yeri olduğunu beyan etmişlerdir.
Mahallinde yapılan ilk keşifte mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve davacı tanıkları davacıya ait kısmı göstermiş, teknisyen bilirkişiler bu kısmı 13.07.2010 tarihli ölçekli krokilerinde göstermişlerdir.
Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından dava konusu yerin, davacının babası tarafından amcasından alındığı ve oğlu olan davacıya verildiği, eskiden beri bu yerin ağaçlık olduğu, üzerinde bulunan ceviz ağaçlarının cevizlerinin zaman zaman davacılar, zaman zaman da sahiplerinin rızasıyla ihtiyacı olan komşularca toplanıldığı, önceden altındaki çayırın biçildiği, arazi üzerindeki ıhlamur ve kızılağaçların davacılar tarafından dikildiği, odun ihtiyacının da buradan karşılandığı, davacının İstanbul’da çalışıyor olması, babasının da yaşlı olması sebebiyle son zamanlarda arazi ile yakından ilgilenemedikleri anlaşılmıştır.
Bir yerin terk edilmesi, davacının bu yer üzerindeki zilyetliğinin kesilmesi, mülkiyet hakkının sona ermesi için terk işleminin iradi olması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2009/8-98, Karar No: 2009/145). Görülmekte olan davada ne yerel bilirkişi ne de tanıklar taşınmazın davacı tarafından kesin olarak terk edildiğini bildirmemiştir. Terk beyanında bulunan kişiler yalnızca davacı ile hasım olan davalılar olup, bu kişiler de duruşmadaki beyanlarında davacının burada yeri olduğunu kabul etmişlerdir.
Dava konusu taşınmazların orman yönünden incelemesi, orman yüksek mühendisleri marifetiyle yapılmıştır.
Ormancı bilirkişi raporlarında, bu yerlerin bakımsız olması nedeniyle üzerinde ... ve kestane yetişmekle birlikte üzerinde elle dikilmiş ıhlamur, ceviz ve kayın ağaçlarının bulunduğu, ormandan açma olduğunu gösterir dip köklerin bulunmadığı, dava konusu taşınmazların dört tarafında da orman bulunmadığı ve orman bütünlüğünü de bozmadığı, amenajman planında bu yerlerin ziraat arazileri arasında gösterildiği, en eski tarihli (1959) ... fotoğrafında bu yerler sis altında kaldığından niteliği belirlenemediği, sonraki 1973 tarihli ... fotoğrafında ise muhtelif otlarla kaplı açık renkli alan içerisinde kaldığı,
taşınmazların toprağının da orman toprağı olmaması nedeniyle orman sayılmayan alanlardan olduğu belirtilmiştir.
İncelenen deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
1) Dava konusu taşınmazlarla ilgili, uygulanabilme kabiliyeti olan 1973 tarihli en eski ... fotoğrafında açık renkli, amenajman planında ziraat arazileri içinde kalan, içinde elle dikilmiş ıhlamur, ceviz ve kayın ağaçlarının bulunduğu tespit olunan, etrafı kişi parselleriyle çevrili dava konusu taşınmazlarla ilgili müdahil orman idaresinin davasının reddine dair kararın isabetli olduğu kanaatine varıldığından, MÜDAHİL ORMAN YÖNETİMİNİN TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİ,
2) Dosya kapsamındaki mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi, tanık ve hatta davalıların duruşmadaki beyanlarından davacıya ait olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenip teknik bilirkişice gösterilen yerin, İstanbul’da çalışması nedeniyle, arazisi ile yakından ilgilenememesi ve bölgenin iklim koşulları nedeniyle bakımsız yerlerde orman florasının hızlı bir şekilde yetişmesinin, arazinin iradi terki olarak yorumlanması isabetli görülmediğinden DAVACININ TEMYİZ İTİRAZLARININ KABULÜ İLE BU AÇIDAN HÜKMÜN BOZULMASI, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine karar verilmesi,
Gerektiği kanaatinde olduğumdan, davacının temyiz itirazlarının reddi, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü şeklindeki sayın çoğunluğun düşüncesine katılmıyorum.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/13607, K. 2011/12606, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama