İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/2888 K.2011/6481

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2011/2888Karar2011/6481Tarih30 Mayıs 2011Okuma6 dk · 1.235 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/2888 E., 2011/6481 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2011
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.235 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Hazine, ... köyü 1090 parsel sayılı 1088 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/212-2007/182 sayılı kararı ile davalılar adına tescil edildiğini, taşınmazın 2/B'lik alanda kalması nedeniyle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 2/B iddiasına dayalı tapu iptali ve tescile ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 23.07.1976 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasanın uygulaması vardır.

Davacı Hazine, ... köyü 1090 parsel sayılı taşınmazın İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/212-2007/182 sayılı kararı ile davalılar adına tescil edildiğini, taşınmazın 2/B'lik alanda kalması nedeniyle tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu parsele ilişkin olarak Orman Yönetimince açılan İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/212-182 sayılı kararında taşınmazın krokide (A) ile gösterilen kısmının orman tahdit hattı içinde kalması nedeniyle orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiğini, (B) ve (C) kısımlarının ise davalıların murisi ... adına tescilinin yapıldığı, tarafları ve konusu aynı olduğundan, Orman Yönetimi ile Hazinenin menfaatlerinin aynı olduğu ve kadastro mahkemesi kararının Hazine açısından da kesin hüküm oluşturacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescil istemine ilişkindir

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1948 yılında yapılıp kesinleşmiş, daha sonra 23.07.1976 tarihinde ilanı yapılarak kesinleşen 2. madde uygulaması yapılmıştır.

Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de, maddi anlamda kesin hükmü düzenleyen H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi “kesin hüküm ancak konusunu oluşturan husus hakkında geçerlidir. Kesin hüküm vardır denilebilmesi için iki tarafın ve dava konusunun ve dayanılan sebebin aynı olması gerekir” şeklindedir. Madde metninden de anlaşılacağı gibi kesin hükmün varlığından söz edebilmek için davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.

Bu koşullardan birincisi davanın konusu, dava ile elde edilmek istenen sonuçtur. Taşınmaza ilişkin davalarda dava konusu, taşınmazın kendisidir. Ancak, aynı taşınmaza ilişkin değişik hakların dava konusu edilmesi halinde taşınmaz aynı olmasına rağmen dava konusunun aynı olduğundan söz edilemez.Örneğin: Davanın tarafları ve taşınmaz aynı olmasına rağmen, mülkiyete ilişkin dava reddedildikten sonra aynı taşınmaz hakkında irtifak hakkı dava edilebilir.

Kesin hüküm koşullarından ikincisi dava sebebidir ki; bilimsel görüşler ile yerleşik yargısal kararlar da, dava sebebi davanın dayandırıldığı vakıalar olduğu kabul edilmektedir. Dava sebebi, hukuki sebepten ayrıdır. Mahkeme yargılama sırasında dava sebebi ile bağlı olup, başka sebepleri inceleme konusu yapamaz.

Örneğin: Gerçek kişi adına tapulu taşınmazın mera olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemiyle Hazinenin açtığı davada, taşınmaz hakkında orman araştırması yapılmayıp, sadece mera niteliği araştırılarak sonuçta taşınmazın mera olmaması nedeniyle dava reddedilirse, bundan sonra aynı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ya da orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılacak davada, dava sebebi aynı olmadığı için kesin hükmün varlığından söz edilemez.

Kesin hükmün koşullarından üçüncüsü, davanın taraflarının aynı olmasıdır. Tarafların aynı olmasından kasıt, her iki davada da sıfatlarının aynı olması, başka deyişle her iki davada davacı ya da davalı sıfatıyla hareket etmeleri değildir. Kesin hükümle ilgili kararda, davalı sıfatında olan kişi, ikinci davada davacı sıfatıyla yer alması halinde taraflar aynıdır. Kesin hüküm, taraflarının külli haleflerini de aynı şekilde bağlar.

Kesin hüküm, kural olarak davanın tarafı olmayan üçüncü kişileri etkilemez. Örneğin: Bir davada taraflar hakkında verilen hüküm, davada taraflardan biri yararına davaya katılmış olan fer’i müdahil hakkında kesin hüküm oluşturmaz. Buna karşılık kesin hüküm davaya asli müdahil olarak katılan tarafı bağlar. Yine birden fazla kişi aynı davayı açma yetkisine sahipse, bunlardan birinin açtığı davada verilen karar, diğeri için kesin hüküm oluşturmamakla birlikte güçlü taktiri delil oluşturabilir.

Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Medeni hukuktaki medeni haklardan yararlanma hakkının hukuk usulünde büründüğü biçim taraf ehliyetidir. Medeni haklardan istifade yetkisine sahip her gerçek ve tüzel kişi, taraf ehliyetini de haizdir. Dava ehliyeti ise taraf ehliyetine sahip kişinin kendisinin, veya yetkili kılacağı bir temsilci ya da vekili aracılığıyla, davacı ve davalı sıfatıyla davayı takip etme ehliyetidir.

Hukuki işlem ehliyetine sahip kişiler bu haklarını kullanabilirler. Kamu otoritesini kullanma yetkisine sahip Devlet bir kamu tüzel kişisi olarak taraf ehliyetine sahiptir. Devletin organları olan genel bütçeye tabi Bakanlıklar ile, bu Bakanlıklara hiyerarşik yönden bağlı olmakla birlikte yasa ile kurulan katma bütçeli genel müdürlüklerin ayrı tüzel kişiler olup, taraf ehliyetli ve ilgili organları aracılığıyla kullanacakları dava ehliyetine sahiptirler.

Husumet ise, yukarıda anlatılan kavramlardan farklı olup, taraf ehliyeti ve dava ehliyetinin subjektif hak ile ilişkilendirilmesidir. Taraf ehliyeti ve dava ehliyetine sahip bir kişiliğin husumet ehliyetinden söz edilebilmesi için, dava ile ulaşılmak istenen subjektif hak ile ilgili olması gereklidir. Örneğin: Bir taşınmazın aynına ilişkin davada, o gayrimenkulda ayni hak sahibi olan, taraf ehliyeti ve dava ehliyetine sahip kişilikler aktif (davacı) ve pasif (davalı) sıfatıyla husumet ehliyetine sahiptir.

Orman Genel Müdürlüğü 04 Haziran 1937 tarih ve 3204 sayılı yine24 Temmuz 1940 tarih ve 394 sayılı ek yasa ile kurulan bir kamu tüzel kişiliğidir. Ormanların işletilmesi, korunması, denetimi yasa ile bu genel müdürlüğe verilmiştir.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 07.01.1948 gün ve 16/19-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, “Yangın ve sair sebep ve suretle ağaçları tamamen veya kısmen yok olan orman zeminleri de dahil olduğu halde, ormana müteallik tecavüz ve mülkiyet ve emsali adli kazaya tabi davalarda, Hazineyi temsilen Hazine avukatının huzuruna lüzum olmadan, Devlet namına işletme ve istismar hak ve salahiyetine sahip bulunan Orman Genel Müdürlüğüne mensup Avukatlar bu kabil davaları münhasıran takip ve müdafaa ederler ve ayrıca Hazineye husumet tevcihine lüzum ve zaruret yoktur. Taraf ehliyeti ve dava ehliyetini haizdir” şeklindedir. Devlet ormanları, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup,

kuru mülkiyeti Hazineye, işletilmesi, korunması ve denetimi ise kuruluş yasası ile Orman Genel Müdürlüğünün tek başına aktif ve pasif dava ehliyetine sahip olduğu vurgulanmış, sözü edilen İçtihadı Birleştirme kararında, Devlet ormanlarının mülkiyetine sahip Hazinenin, Devlet ormanlarına ilişkin mülkiyet hakkından kaynaklanan dava açamayacağı kabul edilmemiştir.

İçtihadı Birleştirme Kararının lafzına değer verilirse, bu takdirde bu tür tescil davalarında sadece Hazineye ya da Orman Genel Müdürlüğüne husumet yönetmek yeterli olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları tüm yargı mercilerini bağlamakla birlikte, yasa hükümlerine aykırı olarak yorumlanıp uygulanamaz.

O halde, İçtihadı birleştirme kararı, Hazinenin dava hakkını kısıtlamak amacından ziyade, Orman Yönetiminin ormanlara ilişkin olarak tek başına dava açma hakkının bulunduğunu açıklamaya yöneliktir.

Somut olaya gelince; Çekişmeli ... Köyü 1090 parsel, İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/212-182 sayılı kararı ile tapuya tescil edilmiş olup, 262 nolu kadastro parselinden gelmektedir. ... köyü 262 parsele Orman Yönetimince açılan dava sonucu, mahkeme kararı gereğince ifraz ile oluşmuştur. O davada Hazine taraf olmadığı için taşınmazın orman sınırı içinde kalan kısmının orman niteliği ile tesciline karar verilmiş, 2. madde alanında kalan (B) kısmı ve tahdit dışında kalan (C) kısmına yönelik ise davanın reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklandığı gibi, İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının, o davada taraf olmayan Hazine yönünden kesin hüküm oluşturduğu kabul edilemez. Hazine, Orman Yönetiminin ardılı olmadığı gibi, temyize konu davada Hazinenin dayandığı hukuki sebep “taşınmazın kesinleşen 2.madde sahasında kalması nedeniyle ve İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/212-182 sayılı kararında krokide (B)=1088 m2'lik kısmın 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığı belirlenen ve daha sonra tapuya 1090 parsel olarak tescil edilen taşınmazın tapu iptali ve tescili” konusundadır.

Mahkemece işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 30.05.2011 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/2888, K. 2011/6481, 30 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/2888
Karar No
2011/6481
Tarih
30 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/2888 K.2011/6548
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/2889 K.2011/6116
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/2889 K.2011/6483
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/2889 K.2011/2804
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/2889 K.2011/8429
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/2889 K.2011/5877

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.