İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/3183 K.2011/6934

Taraflar arasındaki mera sınırlandırmasına itiraz ile mera özel sicil kaydının iptali ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde…

Esas2011/3183Karar2011/6934Tarih7 Haziran 2011Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/3183 E., 2011/6934 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki mera sınırlandırmasına itiraz ile mera özel sicil kaydının iptali ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... 1127 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, mera tahsis kararının ve özel sicil kaydının iptali ile taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ,kararın davacı tarafıhdan temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 10.11.2008 tarih 2008/14873-14758 sayılı bozma kararında özetle( Bir örneği dosyada yer alan orman kadastro haritasındaki çekişmeli yer ile ilgili orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik bulunmamaktadır.

Tahdit haritaları ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmediği ayrıca; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 1972 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı ,orman kadastrosunun ilanının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6831 sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin "Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler" başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması

yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl oldukta hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır.

Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunduğundan; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanlarının orman kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden,

bu nitelikte taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası,hava fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresinin incelenmesi sonucu belirlenmesi gerekltiğinden;

mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmaz ile komşu parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanak örnekleri, kesinleşen orman kadastrosuna ait tüm tutanaklar ve haritası ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması;

taşınmazın seri bazında yapılan ve kesinleşen Devlet Ormanlarının dışında kaldığının saptanması halinde bu kez eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması,

taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17. maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine) değinilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak davanın KABULÜNE, dava konusu taşınmazın Kadastro tespiti ile onunla ilgili mera tahsis komisyonunun 03.08.2007 tarihli ve 328 sayılı kararının iptaline,bu taşınmazın “Orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline,karar verilmiş, hüküm davacı ... YÖNETİMİ vekili ile davalı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera sınırlandırmasına itiraz ile mera özel sicil kaydının iptali ve tescile ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1973 yılında seri bazda yapılıp 29/12/1973 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile 08/08/2007 - 09/09/2007 tarihleri arasında ilan edilen ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen 4342 sayılı Mera Yasası hükümlerine göre yapılan mera sınırlandırması vardır.

... köyü’nde 21/4/1978-21/5/1978 arasında ilan edilen genel arazi kadastrosu sırasında davaya konu parsel, mera olarak tespit edilerek mera özel siciline kaydedilmiştir.Dava 7/9/2007 tarihinde açılmıştır.

3116 sayılı Yasanın 5. ve 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi ve devamındaki hükümlere göre “Devlet ormanlarının ve bu ormanlarla içinde ve bitişiğindeki otlak, yaylak, kışlak sulak ve diğer ormanlar ve her nevi arazi ile sınırları tesbit olunarak sınırlamasının, orman orman kadastro komisyonlarınca yapılacağı” öngörülmüş ve 6831 Sayılı Yasanın 10. maddenin ikinci fıkrasında “orman kadastro edilen Devlet ormanlarının adı, ağaç çeşitleri ve komşu gayrimenkulun cinsi,

sahiplerinin adı ve soyadının yazılacağı açıklanarak köy veya belde sınırları ile bağlı kalınmadan orman seri bazında kadastrosuna olanak tanıdığı halde 1744 Sayılı Yasanın 1. maddesiyle değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 8/3 maddesi “belde ve köy sınırları esas alınmak suretiyle bu sınırlar dahilinde kalan bütün ormanları kapsayacak şekilde orman kadastrosunun yapılacağı” kuralı getirilmiş ve bu yasaların uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerde de uygulamanın nasıl yapılacağı ayrıntılarıyla açıklanmıştır.

Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde;Yürürlükten kaldırılan 3116 sayılı Yasanın 5 ve devamı maddeleri ile 6831 sayılı Yasanın değiştirilmeden önceki 7 ve devamı maddeleri gereğince ilçe ve köy idari sınırları ile bağlı kalınmaksızın seri usulüne göre devlet ormanlarının kadastrosu yapılması öngörüldüğü, 6831 sayılı Yasanın kimi maddelerini değiştiren 1744 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 04.07.1973 tarihinden sonra belde ve köy idari sınırları esas alınmak suretiyle bu sınırlar içinde kalan tüm ormanları kapsayacak biçimde orman kadastrosunun yapılmasının zorunlu hale getirildiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Dosya içeriğinden, taşınmazın bulunduğu yerde, orman kadastrosunun dava tarihinden önce 1971 tarihinde seri bazında yapılarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sınır dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasıyla çözümlenemez. Seri bazında yapılarak kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kalan taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.

İncelenen dosya kapsamına,mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine gözetilerek eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman niteliğinde olduğunun saptandığına, Bu durumda, 6831 sayılı Yasanın 4999 sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi uyarınca orman sınırı içine alınabileceğine, davalı Köy tüzelkişiliğinin temyizi bulunmadığına ve devlet ormanlarının mülkiyetinin HAZİNE’ye ait olduğuna,

19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” hükmü gereğince davacı lehine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine karar verilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak hüküm fıkrasında (taşınmazın mera özel sicil kaydının iptaline) karar verilmesi gerekirken (taşınmazın Kadastro tespitinin iptaline) karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “kadastro tespiti ile” kelimeleri çıkartılarak; bunun yerine, “mera özel sicil kaydının” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/06/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/3183, K. 2011/6934, 7 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3183
Karar No
2011/6934
Tarih
7 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/3183 K.2011/11692
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/3184 K.2011/8108
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/3184 K.2011/10174
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/3184 K.2011/6929
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/3185 K.2011/10176
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/3185 K.2011/6923

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.