İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/3992 K.2011/5443

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 08.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı Hazine ve davalı şirket vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.05.2011 günü için yapılan…

Esas2011/3992Karar2011/5443Tarih3 Mayıs 2011Okuma10 dk · 1.958 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/3992 E., 2011/5443 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mayıs 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.958 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 08.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı Hazine ve davalı şirket vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden Kutmangil Turizm Tesisleri ve Yatırım Anonim Şirketi vekili Av.Kamil Koç ile karşı taraftan Hazine vekili Av.... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı Hazine, ... köyü 6 parsel sayılı 50040 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı şirket adına kayıtlı olduğunu, yörede 1939 yılında yapılan ve 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1980 yılında 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu, taşınmazın bir bölümünün Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek, bu bölümün davalı dına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece davanın KABULÜNE, dava konusu parselin 07.05.2010 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 3960 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahditi ile 1978-1980 yıllarında 1 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 6 Numaralı Ekip tarafından yapılıp 12.03.1981 tarihinde ilan edilen, bu çalışmalara itirazların incelenmesine ilişkin komisyon çalışmaları da 04.06.1981 tarihinde ilan edilen ilk orman tahditinini aplikasyonu, sısnırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde çalışmaları, 1995 yılında yapılan 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması vardır.

...

İlçesi ... köyünde 1966 yılında yapılıp, 11.03.1967 ila 10.04.1967 tarihlerinde ilan edilen genel arazi kadastrosunda, Uzuntarla mevkii 6 parsel sayılı 50040 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, T.Evvel 1327 tarih 50 ve 54, T.Evvel 1329 tarih 23 ve 27, Mart 1336 tarih 42, 46 61 ve 65 nolu TK ve bunların tedavüllü olan tapu kayıtları ve Köy içi mevkii 7 yazım numaralı vergi kaydı esasa alınarak ... ... adına tesbitine, ... itiraz etmiş, Tapulama Komisyonunun 25.10.1967 tarihli kararıyla itiraz red edilerek tesbiti kesinleşmekle, ... ... adına tapuya kayıt edilmiş,

05.07.1989 tarihinde 2756 yevmiye ile Kutmangil Turizm Tesisleri ve Yatırımları Anonim şirketi adına kayıt edilmiş, tapu kaydının beyanlar hanesine 27.11.2007 tarihinde 17490 yevmiye ile taşınmazın 50040 m2 bölümünün orman tahditi ve yaa oramnan kadastrosu sınırları içnide kalmıştır şeklinde şerh yazılmıştır.

Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 3960,00 m2 bölümünün, 1939 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı; bu bölümün 1979-1980 yılında 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı bu işlemlerin dahi itirazsız kesinleştiği belirlenip,

Uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın (A) bölümünün 1939 yılında yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,

taşınmazın bu bölümü daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934.

İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla;

sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı,

Taşınmazın (A) bölümü orman sınırları içinde iken, 1966 yılında genel kadastro yoluyla tapuya tescil edilip, geçerli bir hukuki sebebe dayanılarak oluşturulmadığından yasanın korumasından faydalanamayacağı gibi, 1744 sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceği, çünkü,

1744 sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı "Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı .... anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder" hükmünün, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkin olduğu,

taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yerin orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceği ve o yerin mülkiyetinin tapu sahiplerine intikal etmeyeceği,

1744 sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren "Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzüğün"ün 34. maddesinin "Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler.

Bu gibi yerler hava fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır". Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi "inceleme kurulları ... esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 sayılı Yasanın

değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar". hükümlerinin birlikte değerlendirilmesiyle.

6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için; taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve fen bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer olmaması, tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olması halinde, sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkını kazandırmayacağı, 1744 sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı,

yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılması, çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olması, dayanılan tapu kaydının, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulması ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsaması,

13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olması, 3116 sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmamış olması, orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işleminin 1744 sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olması koşullarının birlikte aranacağı, somut olayda, çekişmeli taşınmazın öncesi orman sayılan yer iken nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı,

çekişmeli parselin tesbitine esas alınan tapu kaydının 4785 sayılı Yasa hükümleri karşısında hukuki değerini yitirdiği, bu nedenle çekişmeli taşınmazın bu bölümünün tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarıldığı kabul edilemeyeceği,

Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 sayılı Yasada ve 3402 sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K'nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.'nın 1023.

(931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla,

Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, kaldı ki.

27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının.

20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü hususları gözetilerek, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin Hazinenin davasının kabulüne, taşınmazın diğer bölümüne

ilişkin davasının ise reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı Hazinenin ve davalı şirketin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak, çekişmeli parselin (A) bölümü kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından, 6831 sayılı Yasanın 2/2 maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır.

Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” Hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen bu bölümün tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bu niteliğinin beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmemesi,

yine 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre;

“bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Bu sebeple; hüküm fıkrasında birinci paragrafta yer alan “…kısmının tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinden sonra gelmek üzere “bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 3960 m2 yüzlçümündeki bu bölümün tapu kaydının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının yazılmasına” cümlesinin yazılması, hüküm fıkrasında vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik iki, üç ve dördüncü paragraflarının hükümden çıkartılarak;

bunun yerine, “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, duruşmada kendini avukat ile temsil ettiren Hazine yararına, davalı taraf aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, harç alınmasına yer olmadığına,

istek halinde peşin alınan temyiz harcının iadesine 03/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/3992, K. 2011/5443, 3 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3992
Karar No
2011/5443
Tarih
3 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/3992 K.2011/6418
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/3992 K.2011/8936
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/3992 K.2011/7147
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/3993 K.2011/8160
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/3993 K.2011/3243
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/3993 K.2011/5444

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.