İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/4648 K.2011/10372

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2011/4648Karar2011/10372Tarih22 Eylül 2011Okuma4 dk · 757 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/4648 E., 2011/10372 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Eylül 2011
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi Sıfatıyla
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

757 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

29.7.1998 tarihinde yapılan ek kadastro sırasında ... köyü 518 ve 521 parsel sayılı sırasıyla 1575 m2 ve 2426 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden ... tarafından 1993 yılında ...’a satıldığından söz edilerek tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların öncesinin orman olduğu savı ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğundan, dava konusu 518 ve 521 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazine tarafından temyizi üzerine Dairemizce 2 kez bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.6.2009 gün 2009/6197-9608 sayılı son bozma kararında özetle.

“Dairenin geri çevirme kararı üzerine getirtilen 1967 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu sırasında düzenlenen 3 numaralı orijinal kadastro paftası incelendiğinde çekişmeli taşınmazların 1967 yılında kadastroya tabi tutulup “orman” belirtmesi yazılarak kadastro dışı bırakıldıklarının anlaşıldığı, 1967 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazlarla birlikte bu taşınmazların bitişiğinde bulunan 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırı içinde kalan ve kalmayan arazi bölümlerinin tamamı kadastro paftası üzerine Devlet Ormanı nitelemesi yapılarak tesbit dışı bırakıldığı,

çekişmeli taşınmazın bitişiğindeki ya da yakınındaki arazi bölümünün ise tarım arazisi niteliğiyle hak sahipleri adına tesbit ve tescil edildikleri, arazilerin konumu ve davalı taşınmazlar ile orman arasında ayırıcı bir unsurun olmayışı ve arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanlarla ilgili çalışma yöntemleri gözönünde bulundurulduğunda, davaya konu taşınmazların yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulünün zorunlu olduğu,

her ne kadar bilirkişi ve tanıklar taşınmazların 1940 yılında yapılan orman sınırları dışında olduğunu ifade etmişlerse de, kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine, araziye ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi düşüncesine değer verilemeyeceği, mevcut deliller karşısında taşınmazların öncesinin orman olmadığını, bunu iddia eden tarafça maddi ve kesin delillerle kanıtlanması gerektiği, 6831 sayılı Orman Yasasının 1. maddesi gereğince,

"Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık topluluklarının yerleriyle birlikte orman sayılacağı" zaman içinde taşınmazlar üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olmasının o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceği, toprağı ile birlikte orman olan taşınmazın zilyetlikle iktisabı nın da mümkün olmadığı , bu sebeple davaya konu taşınmazların öncesinin orman olduğu ve bu niteliklerini korudukları sırada ki zilyetliğe değer verilemeyeceği,

6831 sayılı Yasanın 4999 sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince “herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılan orman “ olması nedeniyle yeniden orman sınırı içine de alınabileceği” aynı yerde 418, 419, 505, 506, 514 ve 520 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine ilişkin yerel mahkeme kararlarının Dairece onandığı, bu sebeplerle davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1991 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.

Mahkemece bozma kararı uyarınca işlem yapılıp hüküm kurulduğuna göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak 19.1.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı yasaya eklenen 36/A maddesinde “ Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı yasaya eklenen Geçici 11. maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü ,

henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın tesbit maliki olan davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin “3.,

4. ve 5. bentlerinin “ tamamen hükümden çıkarılarak bunların yerine “19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 11. maddesi uyarınca davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına “cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile değiştirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, onama harcının alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 22/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/4648, K. 2011/10372, 22 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4648
Karar No
2011/10372
Tarih
22 Eylül 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/4649 K.2011/9345
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/4649 K.2011/13023
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/4649 K.2011/10562
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/4650 K.2011/9166
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/4650 K.2011/24361
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/4651 K.2011/24362

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.