KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/4982 E., 2011/6019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi muris ... miras şirketi mümessili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.11.2004 gün ve 2004/6615-11362 sayılı bozma kararında özetle. "Davacı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı bulunan 1098 parsele uygulanan vergi kaydının miktara fazlası olarak Hazine adına tapuya kaydedilen ... köyü 1220 parselin davacı gerçek kişiler adına tescili yolundaki kararı paylaşım yapıldığı iddiası ile temyiz eden ...
Kantürk mirasçılarının temyiz itirazları reddedildikten sonra Hazinenin temyizi yönünden komşu parsel ve dayanaklarının usulünce uygulanması, kesinleşen orman kadastrosu bulunup bulunmadığının araştırılarak orman araştırması yapılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm muris ... miras şirketi mümessili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde. Dairemizin yukarıda sözü edilen bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında davacıların kök murisi ... miras şirketinin mümessili olan ...’in davadan feragat ettiği yolunda beyanda bulunduğu ve mahkemece bu beyan esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Kararı miras şirketi mümessili ile birlikte ... mirasçılarından ... ve ... temyiz etmektedir.
Muris ...’in miras şirketine ...’in temsilci olarak atandığına dair mahkeme hükmü mevcuttur. Ancak, yargılaması devam etmekte olan bu davadan feragat etme yetkisinin temsilciye verildiği yolunda bir mahkeme izninin bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Miras şirketi temsilcilerinin, miras şirketi aleyhine olabilecek hukuki işlemleri mahkeme izni olmaksızın yapabilecekleri düşünülemez.
Temsilcinin bu beyanı esas alınarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle; mahkemece, miras şirketi temsilcisinin bu davadan feragat yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa feragat beyanına değer verilmelidir. Böyle bir yetkisinin bulunmadığının anlaşılması halinde ise Dairemizin 01/11/2004 tarih, 2004/6615-11362 Esas ve Karar sayılı bozma ilamı gereğince araştırma yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Değinilen yön gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/4982, K. 2011/6019, 11 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama