İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/6485 K.2011/11894

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2011/6485Karar2011/11894Tarih20 Ekim 2011Okuma7 dk · 1.477 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/6485 E., 2011/11894 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.477 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... ve arkadaşları 31.12.2007 tarihili dilekçeleriyle ... ilçesi ... mahallesi (...) mahallesi ... mevkii 175 ada 6, 187 ada 8, 191 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin öncesinde murisleri ... ve ... adlarına zeytinli tarla olarak tapularının verildiği, orman tahditi ile ilgili tapu kaydında bir belirtme yapılmadığı halde, Orman Yönetimi tarafından parsellerin yörede 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,

tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili sitemiyle açılan davanın kabulüne, parsellerin tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin ...

Asliye Hukuk mahkemesinin 06.06.2006 gün ve 1999/110-107 sayılı kararın Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleştiği, bu şekilde tapu sicilinin tutulması nedeniyle zarara uğradıkları, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 80.000,00.-TL. zararın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile kendilerine verilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle, Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince açılan tazminata ilişkindir.

Yörede 2613 sayılı Yasa hükümlerine göre 1968 yılında yapılıp 19.08.1968 ila 19.10.1968 tarihleri arasında ilan edilen kadastroda ... mahallesi 175 ada 6 sayılı parsel 15310 m2 yüzölçümünde zeytin ağaçlı tarla niteliğiyle, Nisan 1946 tarih 8 numaralı sicilden gelen Mayıs 1946 tarih 3 nolu tapu kaydı ile ... ve ...,

187 ada 8 sayılı parsel 11476 m2 zeytin ağaçlı tarla niteliğiyle Nisan 1946 tarihi 21 ve 22 numaralı sicillerden gelen Mayıs 1946 tarih 4 ve Mayıs 1946 tarih 5 numaralı tapu kayıtları ile ... ... ve ...,

... mahallesi 191 ada 2 sayılı parsel 9742 m2 yüzölçümünde 15 zeytin ağaçlı tarla niteliğiyle Mayıs 1946 tarih 5 numaralı tapu kaydı ile ... ve ... ...,

Aynı mahalle 191 ada 3 sayılı parsel 1607 m2 yüzölçmünde zeytin ağaçlı tarla niteliğiyle Mayıs 1946 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydı ile ... ve ... adlarına tesbitleri hükmen kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.

... Kadastro Mahkemesinin 30.04.2002 gün ve 2001/1-2 sayılı dosyasında. Davacı: ... ve ... 14.07.1993 günlü dilekçeleriyle davalı ...

Yönetimi aleyhine, ... mahallesi 175 ada 6, 193 ada 11, 191 ada 2, 191 ada 3, 187 ada 8 sayılı parsellerin 95 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca orman sınırları içine alınıp buna ilişkin komisyon kararlarının 24.02.1993 tarihinde ilan edildiği, tapu ile malik oldukları 50 yıldır aralıksız zilyet ettikleri ...-... ayrımında bulunan zeytinli tarla nitelikli taşınmazlarının orman niteliği taşımadığı, orman olarak sınırlandırmalarının iptali istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan araştırma sonunda çekişmeli taşınmazların 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, sonraki aplikasyon işleminde bu sınırlara uyulmasa da, halen orman sınırları içinde aplike edildiğinin belirlendiği, tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine ve Kadastro Yasasının 22/son maddesi uyarınca kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan dava konusu ...

İli ... ilçesi ... mahallesi ... mevkii 191 ada 3, 175 ada 6, 193 ada 11, 191 ada 2 ve 187 ada 8 sayılı parsellere ilişkin kayıt ve belgelerin tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verilmiş, karar Yargıtay 20. Hukuk dairesinin 25.09.2003 gün ve 2003/4679-5954 sayılı kararı ile hüküm fıkrasının ikinci fıkrasında yer alan “Kadastro Kanununun 22/son maddesi uyarınca kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkii 191 ada 3, 175 ada 6, 193 ada 11, 191 ada 2,

187 ada 8 sayılı parsellere ait kayıt ve belgelerin olduğu gibi tapu sicil müdürlüğüne aktarılmasına” cümlesinin kaldırılarak bunun yerine “Çekişmeli ... mahallesi ... mevkii 191 ada 3, 175 ada 6, 193 ada 11, 191 ada 2, 187 ada 8 sayılı parselerin etrafındaki sınırlaması itirazsız kesinleşmiş orman alanları ile birlikte orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline" cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y sının 438/7 maddesi uyarınca düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA karar verilmiş, Davacı tarafın karar düzeltme istemi de dairenin 02.04.2004 gün ve 2004/4340-7080 sayılı kararı ile red edildikten sonra kesinleşmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.06.2006 gün ve 1999/110-107 sayılı dosyasında da; davacı ...

Yönetimi tarafından davalı sıfatıyla ... ve ... aleyhine, ... mahallesi 175 ada 6, 187 ada 8, 191 ada 2, 3 sayılı parsellerin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, tapu kaydını iptali ve adına tescili, davalı gerçek kişilerin el atmasının önlenmesi istemiyle dava açılmış, mahkemece kadastro mahkemesinin 2001/1 esasına kayıtlı dava dosyasında parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin hükmün kesinleştiği gerekçesiyle, tapu tescil istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmiş,

hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.03.2007 gün ve 2007/1582-3541 sayılı kararı ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretine ilişkin olarak yapılan düzeltmeyle birlikte onanmış, davalı ... ve ...'in karar düzeltme istemi de Dairenin 04.12.2007 gün ve 2007/12208-15723 sayıl karar ile red edildikten sonra kesinleşmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.03.2009 gün ve 2008/1-46 sayılı dosyasında; davacı ..., ..., ..., ...

31.12.2007 tarihli dilekçeyle davalı Hazine aleyhine, ... mahallesi 175 ada 6, 187 ada 8, 191 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin kararların kesinleştiği, asliye hukuk mahkemesinin 06.06.2006 gün ve 1999/110-107 esaslı dosyasında açıklandığı gibi, tapusu iptal edilen müvekkilerine ait taşınmazın üzerinde zeytin ağaçları bulunduğu,

bu yüzden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu zeytin ağaçlarının bedeli olan 34.000,00.-TL.'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle dava açmış, mahkemenin taşınmazların kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, bu nedenle tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği,

bu nedenle değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararı, davacılar tarafından temyiz edilmiş, hüküm Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13.04.2010 gün ve 2010/3933-6584 sayılı kararı ile taşınmaz üzerinde iyi niyetle yetiştirilen ağaçların Hazine tarafından karşılıksız elde edilmesinin mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin orantılık ilkesine aykırılık teşkil ettiği dolayısıyla davacıların muhik bir tazminat istem hakkının bulunduğu gerekçesiyle bozulmuş, Hazine vekilinin karar düzeltme istemi 18.01.2011 gün ve 2010/19089-251 sayılı kararı ile red edilmiş, getirtilen dosya aslı incelendiğinde,

dosya üzerinde daha sonra bir işlem yapılmadığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar mahkemece, tapu sicilinin tutulmasından ... zararlardan ... sorumluysa da, davanın tapu kaydının iptali nedeniyle ... zararın tazminine ilişkin olduğu, Orman Yönetimince yapılan orman tahdidinde Orman Yasasının 10 ve 11. maddeleri gereğine yasal yükümlülükler yerine getirilmiş olup yapılan ilanın tebliğ hükmünde olduğu,

orman tahdidine itiraz edilmeksizin kesinleştiği, davacıların ise 1947 yılında orman olarak sınırlandırılan ancak tapu kütüğüne bu konuda şerh düşülmeyen taşınmazı önceki maliklerinden satın aldıkları bilahare taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapusunun iptali nedeniyle uğradıkları zararları belirtilerek bu zararın tazmini için dava açtıkları, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde tarafların iddia ve beyanları, mahkemenin 1999/110-107 sayılı dosyası kapsamına göre davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; mülkiyet hakkı, Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan yasalarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Yasayla değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ...

VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE davası kararında, Devlet tarafından tazminat ödenmeksizin taşınmazın geri alınmasının orantısız bir müdahale olduğunu ve söz konusu davada tazminat ödememeyi gerektirecek istisnai şartların bulunmadığına işaret ederek, kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki ... dengenin kurulamamasını ihlal nedeni olarak saymış, ...-TÜRKİYE davasında ise, başvuranlara uygulanan mülkiyetten yoksun bırakma işlemine gerekçe olarak,

gösterilen tabiatın ve ormanların korunması amacının 1 No.’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi anlamında kamu yararı kapsamına girdiğine dikkat çekmekle birlikte, mülkiyetten yoksun bırakma halinde, ihtilaf konusu tedbirin ... edilen dengeye riayet ... etmediğinin ve bilhassa da başvuranlara orantısız bir yük yükleyip yüklemediğinin belirlenmesi için, iç hukukta öngörülen telafi yöntemlerinin dikkate alınması gerektiğini hatırlatarak, mülkün değerine karşılık gelen makul bir meblağın ödenmeden, mülkten mahrum bırakmanın aşırı bir müdahale teşkil edeceğini ifade etmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 gün ve 2009/4-383 E., 2009/517 K.; 16.06.2010 gün ve 2010/4-349 E. 2010/318 K sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi, tapu işlemleri kadastro tesbit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan T.M.K. m. 1007 anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Burada Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Bu işlemler nedeniyle zarar görenler, Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince, zararlarının tazmini için Borçlar Yasasının 108. maddesindeki 10 yıllık genel zamanaşımı süresinde her zaman dava açabilirler .

Gerçekten de Dava, ... Kadastro Mahkemesinin 30.04.2002 gün ve 2001/1-2, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.06.2006 gün ve 1999/110-107 ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.03.2009 gün ve 2008/1-46 sayılı kararlarının kesinleşmesi ile davacılar için bir zarar oluştuğu kabul edilmelidir. Sözü edilen kararların kesinleşmesinden sonra 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde açıldığından, mahkeme gerekçesi yerinde değildir.

O halde, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliğinin ve değerinin, taşınmazın arsa yada arazi olmasına göre farklılık arz edeceği, Somut olayda, tapusu iptal edilen taşınmazın arsa niteliğinde olduğundan değerinin, tapu iptal karanın kesinleşme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanacağı, bu itibarla emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve ... yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilemesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişilere iadesine 20.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/6485, K. 2011/11894, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6485
Karar No
2011/11894
Tarih
20 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/6485 K.2011/11053
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/6485 K.2011/11418
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/6485 K.2011/6256
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/6485 K.2011/2330
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/6486 K.2011/10998
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/6486 K.2011/6263

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.