KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/7093 E., 2011/11011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında ... ilçesi ... beldesi, ... mahallesi 145 ada 21 parsel sayılı 21174,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen muhdesat ve kullanım şerhinin hatalı yapıldığı iddiasıyla iptali ile lehine kullanım ve muhdesat şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve ... ilçesi ...
Beldesi ... mahallesi 145 ada 21 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile aynı ada ve parsel numarası altında tarla vasfında Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışarısına çıkarılmıştır. Parsel üzerindeki fındık ağaçları ... oğlu ...'in kullanımında olup, kendisine aittir" şerhinin düşülmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Yapılan incelemede; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda "davanın kabulüne, sair hususların gerekçeli kararda yazılmasına" şeklinde karar oluşturulmuştur. Oysa, oluşturulup duruşma tutanağına geçirilerek okunan kararın, H.Y.U.Y. m.388’de belirtilen biçimde hüküm sonucunu içermesi gerekmektedir (H.Y.U.Y. md. 381/II, 388/II, 389, 489/II). Bu nedenle, yazılı şekilde hüküm kurulması usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ayrıca, toplanan tüm delillerden dava konusu taşınmaz üzerindeki kullanımın tüm mirasçılar adına sürdürüldüğü belirlendiği halde mirasçılardan biri hakkında kullanım şerhi verilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/7093, K. 2011/11011, 4 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama