İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/8913 K.2011/8739

Taraflar arasındaki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz…

Esas2011/8913Karar2011/8739Tarih5 Temmuz 2011Okuma6 dk · 1.185 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/8913 E., 2011/8739 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Temmuz 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.185 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 10.10.2005 gün ve 10332-12021 sayılı bozma kararında. “Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen gerekleri yerine getirilmemiştir. Dava konusu 37100 m2 yüzölçümlü 1289 sayılı parsel, Haziran 1944 tarih 336 ve Nisan 1937 tarih 45 numaralı tapu kayıtlarına ve zilyetliğe dayalı olarak davalı gerçek kişiler adına tespit ve tescil edilmiştir.

Haziran 1944 tarih 336 numaralı kayıt 19421 m2, Nisan 1937 tarih 45 numaralı kayıt ise, 23901 m2 yüzölçümlü olup sınırları değişir niteliktedir. Nisan 1937 tarih 45 numaralı tapu kaydının dava konusu 1289 sayılı parsel dışında kadastroca 8800 m2 yüzölçümünde ... ... ve arkadaşları adlarına tespit edilip tapuya tescil edilen 1290 sayılı parsele de revizyon gördüğü anlaşılmaktadır.

Mahkemece, dayanak tapu kayıtları uygulanıp, dava konusu taşınmaza uyup uymadığı, uyuyor ise miktarıyla geçerli kapsamları belirlenmemiştir.

Bozma sonrası dinlenen uzman orman ve fen bilirkişisi, çekişmeli taşımazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunduğunu, memleket haritasında (B) ve (C) ile gösterilen toplam 23288,44 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman olarak gözüktüğünü açıklamışlardır.

Bu nedenle; mahkemece, dava konusu taşınmazın dayanağı olan Nisan 1937 tarih 45 numaralı tapu kaydının revizyon gördüğü 1290 sayılı parselin Hazine tarafından aynı şekilde dava konusu edilip edilmediği araştırılmalı; dava konusu edilmiş ise, her iki dava dosyası H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi gereğince birleştirilmeli; bundan sonra bir uzman orman ve bir fen bilirkişi aracılığıyla yapılacak keşifte dayanak Haziran 1944 tarih 336 ve Nisan 1937 tarih 45 numaralı tapu kayıtları ve komşu parsel tutanak ve dayanakları uygulanarak, dayanak tapu kayıtlarının taşınmaza uyup uymadığı belirlenmeli;

uyduğu takdirde tapu kayıtları genişletilebilir sınırları içerdiği ve sınırda da devlet ormanı bulunduğundan miktarıyla geçerli kapsamları belirlenmeli; tapu kayıtlarının miktarlarının hesaplanmasında 1290 sayılı parselin yüzölçümü hesaba dahil edilmeli; bilirkişilerden keşfi izlemeye olanaklı ve müşterek düzenleyecekleri krokili rapor alınmalıdır.

Dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uymadıklarının anlaşılması halinde, memleket haritasında orman olarak gözüken (B) ve (C) ile gösterilen toplam 23288,44 m2 yüzölçümündeki bölümün orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden orman sayılacağı, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı ve aslında orman kadastrosunun kesinleştiği 10.11.1985 tarihinden davanın açıldığı 06.11.2002 tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı sürenin geçmediği gözetilmelidir.

Dayanak tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğunun saptanması halinde ise, tapu kayıt miktar fazlasının memleket haritasında devletin hüküm ve tasarrufu altında orman olduğu gözönünde bulundurularak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra 5841 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı yasanının 12/3 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, dava tarihinden önce 10.05.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 1965 yılında yapılmış, davalı taşınmaz tarla niteliğiyle kişiler adına tespit ve tescil edilmiştir.

Mahkemece, çekişmeli parselin kadastro tesbitinin askı suretiyle ilanını takiben 5841 sayılı yasanın 2 inci maddesi ile değişik 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de,

5841 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen üçüncü tümcesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, Anayasa Mahkemesinin aynı gün ve 2009/31-27 sayılı kararıyla da, “…bu madde ve ibarenin, uygulamasından doğacak sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmaması için kararın Resmî Gazete’de yayımlanacağı güne kadar YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASINA” karar verilmiş ve bu karar 02 Haziran 2011 günlü ve 27952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Anayasa Mahkemesinin sözü edilen iptal kararının yürürlüğe girdiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2011 gün ve 2011/1-36 Esas ve 2011/390 Karar sayılı kararında da kabul edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin sözü edilen iptal kararından sonra, “Kamu Malı” iddiasıyla açılan davalarda, 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinin uygulama olanağı bulunup, bulunmayacağı konusuna gelince;

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.12.2008 gün ve Esas 2008/7-717, Karar 2008/722 sayılı kararında da değinildiği üzere en geniş anlamıyla “kamu malı” kavramı, Devletin veya kamu tüzel kişiliğine sahip idarelerin, kamu hizmetlerini ifa ederken kullandıkları ve yararlandıkları malları ifade etmektedir.

3402 sayılı Kadastro Yasasının 16. maddesinde “Kamu Malları” başlığı altında, kamunun ortak kullanımına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerler hakkında ayrıntılı düzenlemeler bulunmakta, eş düzenlemelere 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nde (madde 641, 912) ve 4721 sayılı Türk Medeni Yasasında (madde 715, 999) yer verilmektedir. Keza 3402 sayılı Yasanın 16/D maddesinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlara da yer verilmiştir.

Kamu malları üzerinde özel mülkiyet kurulamaz. Bunlar kamu hizmeti yönünden tahsis edildikleri yetkili idarece kamu malı olmaktan çıkarılmadıkları sürece temlik edilemez; kazandırıcı zamanaşımı yoluyla da edinilemezler. Kamu malı niteliği kazanmış bir taşınmaz özel mülkiyete konu olamayacağından tapuya bağlansa bile Mülga 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisinin 931 ve Türk Medeni yasasının 1023. maddeleri bu durumda uygulanmaz.(Y.H.G.K.

30.09.1981 gün, E: 1979/1-167, K: 1981/656, 03.12.2008 gün ve 2008/7-717-722).

Bu sonuçlara bağlı olarak, Hukuk Genel Kurulu’nun 21.2.1990 gün ve 1989/1-700 Esas, 1990/101 Karar; 18.10.1989 gün 1989/1-419 Esas, 1989/528 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; kamu malı niteliği taşıyan bir taşınmazın her nasılsa özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi bir yolsuz tescil olup, bu husus o yerin özde tescile tabi bulunmama (kamu malı olma) niteliğini değiştirmez(Y.H.G.K.’nun 26.02.2003 gün ve 2003/12-116 E., 2003/111 K..

25.12.2002 gün ve 2002/12-1101 E., 2002/1113 K. sayılı kararları). Kamu malları özel mülkler gibi devir ve temlik edilemezler. Böyle durumlarda, iyiniyet veya tapu siciline güven ilkelerinin uygulama yeri de yoktur(Y.H.G.K. ’nun 11.06.2003 gün ve 2003/13-414 E. ve 2003/410 K. Sayılı Kararı).

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 08.05.1987 tarih 1986/3 Esas ve 1987/4 Karar sayılı ilamı da, 766 sayılı Tapulama Kanununun hak düşürücü süre ve kamu malına ilişkin 31 ve 35. maddeleriyle ilgili olup, İçtihadı birleştirme kararı ile kamu mallarında hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı kabul edilmiştir. 766 sayılı yasanın 31 ve 35. maddelerine koşut düzenlemeler 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12 ve 16. maddelerinde de yer aldığına göre, sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı 3402 sayılı yasanın yürürlüğü döneminde de uygulama olanağı bulacaktır.

Gerek 766 sayılı Yasanın 31/2. maddesi ve gerekse 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde, özel mülkiyete konu olamayacak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler hakkında Hazine tarafından açılacak davaların 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup olmadığı konusunda açık bir hüküm bulunmamakta ve özel şahıslar ile Hazine arasında bir ayrım da içermemekte ise de, “Kamu Malı” savıyla açılacak davalarda 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı konusundaki Yargıtay kararları yerleşik içtihat halini almıştır(örneğin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/1-19 E. 2002/97 K..

09.06.2004 gün ve 2004/1-335 E. 2004/354 K.. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.12.2006 gün ve 2006/4206 – 4268. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.03.2008 gün ve 2008/1911-3034. 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2008 gün ve 2008/1564-5261 sayılı kararları).

Açıklanan hususlar gözetilerek, mahkemece yargılamaya devam edilip tarafların sav ve delillerine göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 05/07/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/8913, K. 2011/8739, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/8913
Karar No
2011/8739
Tarih
5 Temmuz 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/8913 K.2011/9619
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/8913 K.2011/11018
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/8914 K.2011/8144
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/8914 K.2011/7947
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/8914 K.2011/9635
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/8914 K.2011/19078

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.