KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/10416 E., 2012/11381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dilekçesinde, ... İlçesi ... Köyü ... Mevkiinde bulunan ve tapunun 22/04/1991 tarih cilt 46 sahife 16 sıra no 2 de kayıtlı 3750 m²'lik taşınmazın eşi ... adına kayıtlı iken, kadastro çalışmaları sırasında bu parselin 358 ada 1 parsel olarak Hazine adına tespit edildiğini belirterek, 358 ada 1 parsel tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Yapılan incelemede dava konusu 358 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Hani Kadastro Mahkemesinin 1998/1 E - 3 K.sayılı hükmünde orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği ve kararın 12.11.2000 tarihinde kesinleşerek taşınmazın tapuya hükmen tescil edildiği 1998/1 E - 3 K sayılı dosyada, davacının ..., davalıların Hazine, Orman Genel Müdürlüğü ve ...
Belediyesi olduğu 30.11.1999 tarihli mahkeme kararında, davacının davasının reddi ile 358 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, taşınmazın orman niteliğinin belirlendiği gerekçesi ile Hani Sulh Hukuk Mahkemesince kesinleşen mahkeme kararı ile bu davadaki davanın konusu ile tarafların aynı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hani Kadastro Mahkemesinin 1998/1 E - 3 K sayılı dosyasındaki davanın tarafları ve konusu ile eldeki davanın tarafları ile bu davanın konusu aynı olmadığından eldeki davada kesin hüküm sayılamayacağından, mahkemece; Orman Yönetimi davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmeli, asliye hukuk mahkemesinin 1999/1 esas sayılı tesbite ilişkin dosyası da incelenerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çevçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan husus gözetilmeksizin eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması, usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/10416, K. 2012/11381, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama