İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/11334 K.2013/1303

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2012/11334Karar2013/1303Tarih14 Şubat 2013Okuma4 dk · 891 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/11334 E., 2013/1303 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

891 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, fen bilirkişi krokisinde (a) ile gösterilen 33853.05 m2 yüzölçümlü taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı ... adına tapuya tesciline, (b) ve (c) işaretli bölümlere yönelik davanın dere yatağı ve çalılık niteliğinde olmaları nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmekle dairece bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Dairenin, 13/10/2008 tarih ve 2008/10253-12844 sayılı bozma ilâmında özetle.

“Mahkemece, tescile karar verilen taşınmaz bölümünün kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı yararına Medenî Kanunun 713. maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerindeki imar ve ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir.

Şöyle ki; yörede 1954 yılında 5602 sayılı Kanuna göre yapılan arazi kadastorsunda, çekişmeli taşınmaz ve yakınında bulunan 298, 299, 300 ve 301 sayılı parsellerin ve çevresinin kadastro paftasında çalılık ve taşlık niteliğiyle tapulama harici bırakıldığı ve taşınmazın bulunduğu alanın Kaplan Deresi yatağında görüldüğü halde, taşınmazın kadastro paftası üzerinde konumu gösterilmemiş, taşınmaza yakın veya uzak komşu olan parsellerin tutanak örnekleri ile dayanak tapu kayıtları ve diğer belgeleri getirtilip taşınmaz yerinin bu belgelerde ne olarak sınır gösterildiği üzerinde durulmamış,

keşifte dinlenen yerel bilirkişi taşınmazın öncesinin çalılık iken 1980 yılında imar ve ihya edilerek zeytinlik haline getirildiğini bildirdiği halde, üzerindeki zeytin ağaçlarının 5 - 10 yaşlarında olması nedeniyle bilirkişi sözlerinin dayanaksız kaldığı düşünülmemiş, Kaplan Deresinin halen aktif dere yatağı olup olmadığı, taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı konusunda jeoloji mühendisinden rapor alınmamış ve Hazine vekili tarafından dosyaya sunulan 02/09/2003 tarihli idari tahkikat tutanağında taşınmazın yaklaşık 24 dönümlük kısmına 10 yaşlarında zeytin ağaçlarının dikilmiş olduğu,

10 dönümlük kısmının da yaklaşık 5 yıl önce kullanılmaya başladığı, 1990 yılından beri tarla halinde kullanıldığı, daha sonra zeytinlik haline getirildiği bildirildiği halde, tahkikat tutanağında adı geçen köy Azası ... ve diğer tutanak bilirkişileri dinlenmemiştir.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) ve imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek,

tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen

zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının,

özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 27/03/1996 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 12/03/1954 tarihinde yapılmış ve sonuçları 11/08/1954 tarihinde kesinleşmiştir.

Mahkemece, Dairenin, 13/10/2008 tarih 2008/10253 - 12844 sayılı bozma ilâmına uyulmasına karar verilmişse de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi, yapılan inceleme ve araştırma da yetersizdir. Şöyle ki. Harita Mühendisi Bilirkişinin 29/11/2011 tarihli raporuna ekli krokide taşınmazın (K, L ve F) harfleri ile gösterilen kısımlarının komşu ... Köyü kadastro çalışma sahası içinde kaldığı belirtilmesine rağmen, öncelikle ...

Köyü Tüzel Kişiliği'nin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği düşünülmemiş, taraf teşkili sağlanmadan dava sonuçlandırılmıştır. Taraf teşkili, dava şartı olup yargılamanın her aşamasında resen gözönünde bulundurulması gerekir. Bu nedenle, ... Köyü davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de; dava tapulama dışı bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, yerel mahkemece dairenin bozma kararına yanlış anlam yüklenerek öncesi taşlık ve çalılık olan taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülerek davanın reddine karar verilmişse de, taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakılan yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, davacı yararına zilyetlik süre ve koşullarının oluşması halinde kazanılabileceğinin mümkün olduğunun gözardı edilmiş olması yerinde görülmemiştir.

O halde; mahkemece, öncelikle taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılacak keşif sonrası davacının dava konusu ettiği yerler tam olarak belirlenerek taşınmazların orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun anlaşılması ve davacı yararına zilyetlik süre ve koşullarının oluşması halinde, gerçek kişinin davasının kabulüne, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekecektir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/11334, K. 2013/1303, 14 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/11334
Karar No
2013/1303
Tarih
14 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/11335 K.2013/1301
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/11336 K.2013/1528
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/11337 K.2013/1765
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/11339 K.2013/4263
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/11342 K.2013/1707
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/11342 K.2013/1239

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.