KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/12019 E., 2013/1544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacılar adına tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, 01/07/2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle işaretli taşınmazın, Bursa Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/01/2010 tarihli 2009/2825 Esas - 2010/97 Karar sayılı veraset ilamındaki paylar oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1959 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1994 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece ulaşılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; raporu hükme dayanak alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin % 25 - 30 olduğu ve üzerinde yaklaşık 20 yıldır tarım yapılmadığı; orman bilirkişi raporunda ise, taşınmazın en az 20 yıldan beri kullanılmadığı üzerinde kapalılık teşkil etmeyecek şekilde 10 yaşlarında kızılçam fidanlarının bulunduğu bildirilmiş, keşifte dinlenen davacı tanığı Mustafa Irkıl ve Kamil Salar taşınmazın 15-20 sene önce buğday ekilerek kullanıldığı, daha sonra herhangi bir ekim olmadığı beyan edilmiştir.
Keşifte çekilen ve dosyada bulunan fotoğraflardan da çekişmeli taşınmazın üzerinde çam fidanlarının olduğu ve zeminin otlar ile kaplı olduğu görülmekte olup, taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/12019, K. 2013/1544, 19 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama