İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13266 K.2013/7119

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 25.06.2012 gün ve 2012/7288 E. 2012/9546 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın…

Esas2012/13266Karar2013/7119Tarih24 Haziran 2013Okuma7 dk · 1.469 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2012/13266 E., 2013/7119 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.469 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 25.06.2012 gün ve 2012/7288 E. 2012/9546 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Mevkinde bulunan 2170 m² yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilinin yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkili gerçek kişi adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, fen bilirkişisi... tarafından düzenlenen raporda (A2) işaretli 949,63 m²'lik bölümün kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan orman sayılan yerlerden bulunması, (A1) işaretli 1873,08 m²'lik bölüm yönünden ise kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak.

20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı yararına gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin.

25.06.2012 gün ve 2012/7288 E. 2012/9546 K. sayılı ilâmıyla [''İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın (A2) işaretli 949,63 m²'lik bölümünün orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu,

(A1) işaretli 1873,08 m²'lik bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve davacı gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 438. maddesi gereğince ONANMASINA,''] karar verilmiştir.

Davacı vekili, karar düzeltme dilekçesinde; mahkemece, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalan orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen ve fen raporunda (A1) işaretli 1873,08 m²'lik bölümünün davacı gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişsede;

taşınmazın öncesinde orman olmadığını, yapılan kadastroda bu nedenle orman sınırları dışında bırakıldığını, kapama limon ve şeftali ağaçlarından oluşan narenciye bahçesi olduğunu ve müvekkilinin babasından kendisine intikal ettiğini ve 1937 tarih 34 numaralı vergi kayıtlarının uygulanmadığını, hükme esas alınan orman raporunda belirtildiği gibi resmi belgelerde çalılık rumuzlu gözükmesi nedeniyle 1987 tarihli hava fotoğrafı ile 1990 tarihli memeleket haritaları baz alınsa bile,

çekim tarihi dikkate alındığında dava tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolduğunu, aynı mevkide komşu taşınmazlarda verilen tescil kararlarının Dairece onanarak kesinleştiğini ileri sürerek, Dairenin onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 2 nolu Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 nolu Orman Kadastro Ekibi tarafından 20.08.1981 tarihinde yapılıp, 09.08.1982 tarihinde ilân edilip, itiraz edilmeyen yerlerde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra, itirazlar nedeniyle kesinleşmeyen yerlerde 37 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 13.07.1987 tarihinde yapılıp, 04.03.1988 ve 04.09.1988 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.

Taşınmazların bulunduğu yerde, genel arazi kadastrosu işlemi 1962 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile, davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

Kural olarak; Medenî Kanunun 713 ve devamı maddeleri ile 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri gereğince orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetlerine tahsis edilmeyen araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek, tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar; davasız ve aralıksız 20 yıl süre ile ve malik sıfatıyla zilyet edilmesi halinde, imar ihya edenler adına tapuya tescil edilebilir.

Somut olayda, tescile konu taşınmazın fen bilirkişi ve orman bilirkişi raporuna göre. (A2) işaretli 949,63 m²'lik bölümün kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan orman sayılan yerlerden olduğu, (A1) işaretli 1873,08 m²'lik bölümün ise kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu tartışmasızdır. Mahkemece.

(A2) işaretli bölümün kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan orman sayılan yerlerden olması nedeniyle, (A1) işaretli bölüm yönünden ise kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak. 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı yararına gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece; çekişmeli taşınmazın (A2) işaretli bölümünün kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan orman sayılan yerlerden olması nedeniyle, bu bölüm hakkında davanın reddi yolunda kurulan hüküm ve varılan sonuç doğrudur.

Ancak; hukukî sorun, taşınmazın tahdit dışında kalan (A1) işaretli bölümüne ilişkindir. Kesinleşen tahdit dışında kalan bu bölüm 1969 tarihli hava fotoğrafında, aynı zamanda 1987 yılı hava fotoğrafında ve 1990 yılı baskılı memeleket haritasında ''Çalılık'' rumuzu ile işaretlendiği ve gösterildiği belirtilmiş, mahkemece, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı yararına gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa; davacının dava konusu yere ait olduğunu iddia ettiği 1937 tarih ve 34 tahrir numaralı vergi kaydı bulunmaktadır. Mahkemece keşifte uygulanmamıştır.

Taşınmazın tahdit dışında kalan (A1) işaretli bölümü orman bilirkişinin düzenlediği 10.09.2008 tarihli rapora göre 1969 tarihli hava fotoğrafında ''Çalılık'' rumuzu ile işaretlendiği yine 24.03.2009 tarihli ek raporda 1987 yılı hava fotoğrafında ve 1990 yılı baskılı memeleket haritasında ''Çalılık'' rumuzu ile işaretlendiği ve taşınmazın genel eğiminin % 14 olduğu belirtildiğine göre; taşınmazın tahdit içersinde kalan bölümü ile tahdit sınırları dışında kalan bölümlerinin gerçek eğiminin bilimsel yolla ve mümkünse klizimetre cihazı ile saptanması,

hava fotoğraflarının çekim tarihleride dikkate alınarak bu bölüm yönünden davacı yararına dava tarihine kadar 20 yıllık kazanım süresinin dolup dolmadığı aşağıda belirtilen yöntemle araştırılmalıdır.

Bu nedenle; (dayanak vergi kaydı), (ve varsa dayanak vergi kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları), komşu parsel tutanak ve dayanakları, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi (bir ziraat mühendisi) ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte,

çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.;

14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, dayanak vergi kaydı genişletilebilir sınırları içeriyorsa,

komşu parsel dayanak kayıtlarından yararlanmak ve değişmez sınırdan başlamak üzere 3402 sayılı Kanunun 20/c ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli, klizimetre ile taşınmazın eğimi doğru olarak saptanmalı, 6831 sayılı Kanunun 1/j maddesi ve orman kadastro yönetmeliğinin 23. maddesi (p) bendinde "orman ve orman toprak muhafaza karakteri, üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün, bozulmasını önleyici,

su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi yüzde on ikiden fazla olan yerlerdir." şeklindeki düzenleme gözönünde bulundurularak, bir yerin toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle orman sayılabilmesi için o yerin eğim, erozyonun ve taşkınların önlenmesi ve su veriminin arttırılması yönlerinden bütün olarak orman bilirkişi raporunda tartışılmalı ve bütün bu şartlar ve deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir.

Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişi) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli.

3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisi) yönünden de tapu ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin taşınmazın tahdit dışında kalan (A1) işaretli bölümüne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 25.06.2012 gün ve 2012/7288 E. - 2012/9546 K. sayılı ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA ve yerel mahkemenin 28/10/2009 gün ve 2008/154 Esas - 2009/430 Karar sayılı hükmünün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24/06/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/13266, K. 2013/7119, 24 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13266
Karar No
2013/7119
Tarih
24 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/13267 K.2013/14867
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13267 K.2013/7117
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13268 K.2013/7114
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13269 K.2013/7116
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/13271 K.2013/12422
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/13275 K.2013/11398

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.