KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2012/14463 E., 2013/392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
236 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davası sırasında davacı vekilince Hâkim... (42466) hakkında reddi hâkim ve zabıt katibi... (105027) hakkında katibin reddi yoluna başvurulmuştur.
Ret talebi, reddedilen hakim tarafından davayı uzatmaya ilişkin olduğu gerekçesiyle H.M.K.'nun 41. maddesi gereğince REDDİNE, zabıt katibinin reddi husunda ise H.M.K.
45. maddesi gereğince REDDİNE ilişkin verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmekle mahkemece, reddi hakim kararına ilişkin kararın esas hükümle birlikte temyizinin mümkün bulunması, zabıt katibinin reddine ilişkin hükmün ise kesin olması nedeniyle temyiz talebinin REDDİNE ilişkin verilen kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmişse de, 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 438/2 maddesi gereğince hakimin reddine ilişkin verilen kararların temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması mümkün olmadığından talebinin reddine karar verildikten sonra,
süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Mahkeme hükmü davacı vekiline 30.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla gerek H.U.M.K.’nun 432/5. gerekse 36/A-2 maddelerinde öngörülen 7 günlük yasal süre geçirildikten sonra davacı vekili tarafından 03.09.2012 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/14463, K. 2013/392, 28 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama