KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2012/14746 E., 2013/3670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY YAZISI
Dava konusu.... Köyü 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca orman niteliği ile Maliye Hazinesi adına 20.12.2008 tarihinde tespit edilmiştir. Davacının kadastro mahkemesine 23.06.2009 tarihinde açtığı dava askı ilân süresi içinde
açılmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, bu mahkemece de dava konusu yerin orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar verilmiştir. Sayın çoğunlukça, dava konusu yerin orman olduğu ve 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi uyarınca ancak tapu kaydına dayanılarak 10 yıl süreyle kesinleşen orman kadastrosunun iptali için dava açılabileceğinden; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı ve kişinin dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle karar onanmıştır.
3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan tespitlerde dava hak ve sürelerinin de aynı Kanunun, 12/3. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği, bu halde 3373 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi hükümlerinin uygulama alanı bulunmadığı; her iki kanun maddelerinde öngörülen dava haklarının kişilerin dava hakkını kısıtlayıcı şekilde dar yorumlanmasının evrensel hukuk anlayışı ile bağdaşmadığını düşündüğümden, sayın çoğunluğun kişinin dava açma hakkı bulunmadığı yöndeki gerekçesine katılamıyorum.
Mahkemece memleket haritası ve hava fotoğrafları gözetilerek usulüne uygun yapılan araştırma ve inceleme sonucu dava konusu yerin orman toprağı olduğu ve orman parseli ile bütünlük arz etmesinden dolayı orman olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olduğundan kararın bu gerekçe ile onanması gerektiği kanaatindeyim.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/14746, K. 2013/3670, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama