KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2012/2502 E., 2012/3744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 20/08/2010 tarihli dilekçesiyle, ... ilçesi, ... köyü 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazı müvekkilinin yaklaşık 25 yıl önce tapu siciline güvenerek satın aldığını, taşınmazın bulunduğu yörede 2002 yılında yapılan orman kadastrosunda, satın aldığı bu taşınmazın tamamının orman sınırı içine alındığını belirterek, orman sınırı içine alınma işleminin yanlış olduğu iddiasıyla bu yere ait sınırlamanın iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacı kişinin açtığı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 20.02.2002 - 20.08.2002 tarihleri arasında ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastro işlemi ise 1976 yılında yapılmıştır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu ve 2/B uygulaması birlikte Yapılarak 21.08.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Temyiz incelemesine konu, İncesu köyü 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşen 2/B sınırları içinde kaldığı orman ve fen bilirkişi raporları ile sabit olmuştur. 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulaması ile öncesi orman olan yerler, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığından ve 2/B uygulamasının kesinleşmesi ile mülkiyet Hazineye geçtiğinden, bu durumda pasif husumet Hazineye de yöneltilmelidir. Hazine, davaya dâhil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bu parsel hakkında Hazine tarafından açılmış başka bir dava var ise; bu dava ile birleştirilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/2502, K. 2012/3744, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama