Kadastro sırasında ... köyü 145 ada 34 parsel sayılı 69807,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ..., ... ve ..., 08.06.2009 tarihli dilekçeleriyle çekişmeli parselin murislerine ait tapu ve vergi kayıtları kapsamında kaldığını ileri sürerek, tespitinin iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma ve keşif sonucu düzenenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği, bu tür yerlerin zilyetlik ve tapu ile kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli parselin niteliğinin devlet ormanı olarak değiştirilmek suretiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4/3 maddesine göre yapılıp, sonuçları 17.11.2008 ilâ 06.12.2008 tarihleri arasında ilân edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve her ne kadar dosyadaki kadastro komisyonu kararından komisyon çalışmaları sırasında tapu kaydına dayanarak itiraz ettikleri, komisyon kararından anlaşılmaktaysa da, davacı tarafın dava dilekçelerinde her hangi bir tapu kaydına tutunmadığı gibi yargılama aşamasında da, tapu kaydı bildirmediği,
kadastro mahkemelerinde 3402 sayılı Yasada öngörülen özel yargılama kuralları bulunsa da, Kadastro Yasasında özel hüküm bulunmayan hallerde, genel yasa olan Yargılama Usul Yasasının uygulanacağı, bir başka deyişle, 3402 sayılı Yasanın 30. maddesinde sayılan, kadastro mahkemesinin re'sen araştırma yapacağı haller dışında, delillerin taraflarca oluşturulup toplanacağı, davacı tarafın yargılama sırasında ileri sürmediği, kaldı ki, eski tarihli memleket
haritası, amenajman planı, hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin üzerinde münferit ve kümeler halinde orman ağaçları bulunan yüksek eğimli, öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, davacı tarafın yargılama sırasında dayanmadığı tapu kaydının temyiz aşamasında ileri sürülmüş olmasının dikkate alınamayacağına göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 900,00.-TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak, red nedeninin ortak olmasına göre eşit paylar ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazineye verilmesine 03/04/2012 günü oybirliği ile karar verildi.