KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/5284 E., 2012/7296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Kadastro MahkemesiMÜAHİL DAVACI: Hazine
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, dava konusu ... köyü 161 ada 19 nolu 4891,96 m2 yüzölçümlü taşınmaz, tarla vasfıyla davalı .... 181 ada 3 nolu 2205,59 m2 yüzölçümlü taşınmaz, tarla vasfıyla ... oğlu ölü ... adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tespit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli 181 ada 3 nolu parselin yanlışlıkla ölü ... adına tespit edildiğini, oysa taşınmazı dava dışı ... oğlu ...
Atal'dan satın aldığını, 161 ada 19 nolu parselin de kısmen kendisine ait olduğu halde, davalı ... adına tespit edildiğini iddia ederek, tespitin iptali ile, taşınmazların adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine, yapılan keşif neticesinde taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli 181 ada 3 nolu parselin 3116 sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdit sınırları içinde kaldığı, hak düşürücü süre içersinde orman kadastrosunun iptali için dava açılmadığı, bu nedenle taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, 161 ada 19 nolu parselin dava konusu edilen (B) ile işaretli bölüm yönünden davanın davalı tarafça kabul edildiği,
davacı ve davalı yararına taşınmazın (A ve B) ile işaretli bölümleri üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşularının oluştuğu gerekçesiyle, müdahil Hazinenin 181 ada 3 nolu parsele karşı açtığı davanın kabulüne ve tespitin iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, davacının bu parsele yönelik davasının reddine, Hazinenin 161 ada 19 nolu parsele yönelik davasının reddine, davacının davasının kabulüne ve tespitin iptaliyle, 17.07.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen 620,65 m2 yüzölçümlü bölümün davacı ... adına,
aynı krokide (A) ile gösterilen 4271,31 m2 yüzölçümlü bölümün davalı ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm müdahil davacı Hazine tarafından 169 ada 19 nolu parsele, davalılar ... ve ... tarafından 181 ada 3 nolu parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastrosu 13.07.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
-2- 2012/5284 - 7296
1) Davalılar ... ve ...'ın temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 181 ada 3 nolu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve ... biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin 161 ada 19 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli ... fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın eğimi % 14 olup, yeşil olarak gösterilen orman arazisinde kaldığı (A ve B) bölümlerinin ... ve taşlık yerlerden olduğu, üzerlerinde ayrı ayrı % 40 kapalılık oluşturacak şekilde 150 - 160 yaşlarında palamut meşesi, ... kesme tespit çalısı gibi orman ağaçları ile kaplı orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından,
müdahil Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, resmi belgelerdeki durumun aksine görüş ve kanaatle taşınmazın kültür arazisi ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu kabul edilerek davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/5284, K. 2012/7296, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama