KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2012/748 E., 2012/5724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Partlak tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği ... köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece; dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit edilen 52 ada 3 nolu taşınmaz olduğu, kadastro tutanağının 10.08.1992 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereği hak düşürücü sürenin geçtiği, bu nedenle keşif yapılmasının yargılamayı uzatacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Partlak tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1982 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. Bölgede 07.12.1979 tarihinde ilân sonucu kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamaları bulunmaktadır.
Tescil davalarında, davayı kesin ret sebebi olsa bile, sonradan açılacak davalarda kesin hüküm oluşturabilmesi için, deliller toplandıktan sonra arazi başında keşif yapılarak, taşınmazın paftadaki tam yeri ve yüzölçümü belirlenerek ve krokiye bağlanarak karar verilmesi gerekir.
Keşif yapmadan ve taşınmazın yeri şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/748, K. 2012/5724, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama