İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/8356 K.2012/15083

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Hazan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne…

Esas2012/8356Karar2012/15083Tarih27 Aralık 2012Okuma27 dk · 5.428 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/8356 E., 2012/15083 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Aralık 2012
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.428 kelime·27 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Hazan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında Ortaköy Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 534393,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile 101 ada 1 parselin farklı farklı yerlerine dava açmışlardır. Mahkemece, davacı ...‘nun davasının kısmen kabulüyle (1/r) ile gösterilen 2449,73 m2'lik kısmın fındık bahçesi vasfıyla ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer davacıların davalarının reddine ve (1/r) ile gösterilen kısım çıktıktan sonra kalan 532043,99 m2'lik kısmın 101 ada 1 parsel numarası ile tesbit gibi orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince yapılmış ve taşınmazlar orman sınırları içinde bırakılmıştır.

1) Davacı ..., birleştirilen 2008/123 esas sayılı dava dosyasıyla Ocak 1985 tarih 59 nolu tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazın fennî bilirkişi raporunda (1/a) ile gösterilen 2402,01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz olduğu ve taşınmazın ... Köyü 149 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı tesbit edilmiştir. ...

Köyü 149 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş olup kadastro mahkemesinin 2008/100 ve 2008/101 esas sayılı dava dosyalarıyla itirazlı olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de çekişmeli taşınmazın 149 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı ve bu parselin kadastro mahkemesinin 2008/100 ve 2008/101 esas sayılı dava dosyalarıyla itirazlı olduğu anlaşıldığından, bu kısma yönelik davanın tefriki ile mahkemenin 2008/100 ve 2008/101 sayılı dava dosyalarıyla birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile ... şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

2) Davacı ..., birleştirilen 2008/115 esas sayılı dava dosyasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazın fennî bilirkişi raporunda (1/a) ile gösterilen 1459.96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz olduğu ve taşınmazın ... Köyü 193 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı tesbit edilmiştir. ...

Köyü 193 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş olup, tutanağın 14.07.2008 - 12.08.2008 tarihlerinde ilân edilerek itiraz edilmediğinden kesinleştirildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davacı taşınmazın 101 ada 1 nolu parsel içinde kaldığını bildirerek dava açmış ise de yargılama sırasında dava konusu edilen aşınmazın 193 ada 1 parsel içinde kaldığı anlaşıldığından 193 ada 1 parsele ilişkin tutanak aslı getirtilerek bu parsel itirazlı hale getirildikten sonra, davacının delilleri değerlendirilmeli, taşımazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığının da araştırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, aksi düşünce ile ... şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

3) Davacı ..., birleştirilen 2008/121 esas sayılı dava dosyasıyla 15.06.1990 tarih 133 nolu tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazın muris ... ... mirasçıları adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazın fenni bilirkişi raporunda (1/l) ile gösterilen 8250.04 m2 yüzölçümündeki kısım olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Davacı 15.6.1990 tarih 133 nolu tapu kaydına dayanmış olup mahkemece dayanılan tapu kaydı tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilmemiş, kadastro sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırmamış, keşif sırasında usûlüne uygun şekilde mahallînde uygulanarak dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmemiştir.

Mahallînde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ise de, mahkemece, öncelikle dayanılan 15.06.1990 tarih 133 nolu tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilerek,

dayanılan tapu kaydının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle,

taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli,

davacı tarafından dayanılan 15.06.1990 tarih 133 nolu tapu kaydı yöntemine uygun biçimde mahallî bilirkişiler eliyle mahallînde uygulanmalı, dayanılan tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; davacı tarafından dayanılan tapu kaydında malik ... ... ve arkadaşları olarak gözüktüğünden davacı ile tapu malikleri arasında akdi veya ırsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tapu kaydının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği de değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.

4) Davacı ..., birleştirilen 2008/106 esas sayılı dava dosyasıyla 07.08.1957 tarih 42 ,45,59 ve 61 nolu tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu taşınmazların muris Saffet ... mirasçıları adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır.

Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazların fenni bilirkişi raporunda (1/j) ile gösterilen 6661,08 m2, (1/n) ile gösterilen 11944,62 m2, (1/t) ile gösterilen 10502,52 m2, (1/s) ile gösterilen 9630,33 m2 ve (1/u) ile gösterilen 3467,34 m2 yüzölçümündeki kısımlar olduğu belirlenmiştir. Mahkemece, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Davacı 07.08.1957 tarih 42, 45, 59 ve 61 nolu tapu kayıtlarına dayanmış olup mahkemece dayanılan tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilmemiş, kadastro sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırmamış, keşif sırasında usulüne uygun şekilde mahallînde uygulanarak dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmemiştir.

Mahallînde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ise de, mahkemece, öncelikle dayanılan 07.08.1957 tarih 42, 45, 59 ve 61 nolu nolu tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilerek,

dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, çekişmeli taşınmazlara komşu olan ada numarası tesbit edilemeye 3, 4, 5 ve 6 nolu parseller ile 153 ada 1, 8, 9 ve 11, 146 ada 8, 9 ve 10 parselleri hangi köy sınırları içinde kaldığı tesbit edilerek bu parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları, itirazlı iseler dava dosyaları ile eski tarihli memleket haritası,

... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlarla birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli,

davacı tarafından dayanılan 07.08.1957 tarih 42, 45, 59 ve 61 nolu nolu tapu kayıtları yöntemine uygun biçimde mahallî bilirkişiler eliyle mahallînde uygulanmalı, dayanılan tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli;

davacı tarafından dayanılan tapu kayıtlarında malik ... olarak gözüktüğünden davacı ile tapu maliki arasında akdi veya ırsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tapu kayıtlarının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği de değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.

5) Davacı ..., birleştirilen 2008/122 esas sayılı dava dosyasıyla Temmuz 1949 tarih 57, 09.04.1963 tarih 62, 01.08.1963 tarih 8, 11 ve 27.02.1970 tarih 73 nolu tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu taşınmazların ölü olan annesi ve babası adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır.

Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazların fennî bilirkişi raporunda (1/p ) ile gösterilen 976,96 m2, (1/k) ile gösterilen 4979,20 m2, (1/ı) ile gösterilen 2599,39 m2, (1/h) ile gösterilen 2178,40 m2 ve (1/f) ile gösterilen 4862,57 m2 yüzölçümündeki kısımlar olduğu belirlenmiştir. Mahkemece taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Davacı Temmuz 1949 tarih 57, 09.04.1963 tarih 62, 01.08.1963 tarih 8, 11 ve 27.02.1970 tarih 73 nolu tapu kayıtlarına dayanmış olup, mahkemece; dayanılan tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilmemiş, kadastro sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırmamış, keşif sırasında usulüne uygun şekilde mahallînde uygulanarak dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmemiştir.

Mahallînde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ise de, mahkemece, öncelikle dayanılan Temmuz 1949 tarih 57, 09.04.1963 tarih 62, 01.08.1963 tarih 8, 11 ve 27.02.1970 tarih 73 nolu tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilerek,

dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlarla birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle,

taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli,

davacı tarafından dayanılan Temmuz 1949 tarih 57, 09.04.1963 tarih 62, 01.08.1963 tarih 8, 11 ve 27.02.1970 tarih 73 nolu tapu tapu kayıtları yöntemine uygun biçimde mahallî bilirkişiler eliyle mahallînde uygulanmalı, dayanılan tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli;

davacı tarafından dayanılan tapu kayıtlarında malik Fazlı ... ve ... ... olarak gözüktüğünden davacı ile tapu malikî arasında akdi veya ırsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tapu kaydının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği de değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.

6) Davacı ... Cefer birleştirilen 2008/103 esas sayılı dava dosyasıyla 01.07.1976 tarih 6 nolu tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazın tapu malikleri adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazın fenni bilirkişi raporunda (1/d) ile gösterilen 8806 m2 yüzölçümündeki kısım olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece, taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Davacı 01.07.1976 tarih 6 nolu tapu kaydına dayanmış olup mahkemece dayanılan tapu kaydını tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilmemiş, kadastro sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırmamış, keşif sırasında usûlüne uygun şekilde mahallînde uygulanarak dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmemiştir.

Mahkemece, öncelikle dayanılan 01.07.1976 tarih 6 nolu tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilerek, dayanılan tapu kaydının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kaydını revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis,

bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazla birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmaın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli,

davacı tarafından dayanılan 01.07.1976 tarih 6 nolu tapu tapu kaydı yöntemine uygun biçimde mahallî bilirkişiler eliyle mahallînde uygulanmalı, dayanılan tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; tapu kaydının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği ve taşımazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığının da değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.

7) Davacı ..., birleştirilen 2008/116 esas sayılı dava dosyasıyla K.Evvel 1940 tarih 34 nolu tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazın Makbule ...'tan kaldığını ve Makbule ... mirasçıları adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazın fennî bilirkişi raporunda (1/e) ile gösterilen 6367,66 m2 yüzölçümündeki kısım olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece, taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Davacı K.Evvel 1940 tarih 34 nolu tapu kaydına dayanmış olup mahkemece dayanılan tapu kaydını tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilmemiş, kadastro sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırmamış, keşif sırasında usûlüne uygun şekilde mahallînde uygulanarak dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmemiştir.

Mahkemece, öncelikle dayanılan K.Evvel 1940 tarih 34 nolu tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilerek, dayanılan tapu kaydının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kaydını revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis,

bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazla birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli,

davacı tarafından dayanılan K.Evvel 1940 tarih 34 nolu tapu kaydı yöntemine uygun biçimde mahallî bilirkişiler eliyle mahallînde uygulanmalı, dayanılan tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli;

davacı tarafından dayanılan tapu kaydında malik Makbule ... olarak gözüktüğünden davacı ile tapu malikî arasında akdi veya ırsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı tapu kaydının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği ve taşımazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığının da değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.

8) Davacı ..., birleştirilen 2008/117 esas sayılı dava dosyasıyla 22.09.2006 tarih 50 ve Mayıs 954 tarih 17 nolu tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu Caferli yanında isimli tarlanın kendi adına , diğer taşınmazın ölü ... Hıdıroğlu, Halıs Hıdıroğlu ve Makbule ... mirasçıları adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır.

Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazların fenni bilirkişi raporunda (1/b) ile gösterilen 2911.34 m2 ve (1/a) ile gösterilen 10351,09 m2 yüzölçümündeki kısımlar olduğu belirlenmiştir. Mahkemece, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Davacı 22.09.2006 tarih 50 ve Mayıs 954 tarih 17 nolu tapu kayıtlarına dayanmış olup, mahkemece, dayanılan tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilmemiş, kadastro sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırmamış, keşif sırasında usûlüne uygun şekilde mahallînde uygulanarak dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmemiştir.

Mahallînde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ise de mahkemece öncelikle dayanılan 22.09.2006 tarih 50 ve Mayıs 954 tarih 17 nolu tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilerek,

dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlarla birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle,

taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116,4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli,

davacı tarafından dayanılan 22.09.2006 tarih 50 ve mayıs 954 tarih 17 nolu tapu kayıtları yöntemine uygun biçimde mahallî bilirkişiler eliyle mahallînde uygulanmalı, dayanılan tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; davacı tarafından dayanılan Mayıs 954 tarih 17 nolu tapu kaydında malik ...

Hıdır olarak gözüktüğünden davacı ile tapu maliki arasında akdi veya ırsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tapu kaydının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği de değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.

9) Davacı ..., birleştirilen 2008/114 esas sayılı dava dosyasıyla Aralık 1965 tarih 94 ve 137 nolu tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu taşınmazların adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazların fenni bilirkişi raporunda (1/y) ile gösterilen 24448,76 m2 ve (1/v) ile gösterilen 1497,87 m2 yüzölçümündeki kısımlar olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Davacı, Aralık 1965 tarih 94 ve 137 nolu tapu kayıtlarına dayanmış olup mahkemece dayanılan tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilmemiş, kadastro sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırmamış, keşif sırasında usûlüne uygun şekilde mahallînde uygulanarak dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmemiştir.

Mahallînde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ise de mahkemece öncelikle dayanılan Aralık 1965 tarih 94 ve 137 nolu nolu tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilerek,

dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, çekişmeli taşınmazlara komşu olan ada numarası tesbit edilemeye 1,3 26, 27, 29, 30 ve 31 nolu parseller ile 153 ada 23, 24, 25 ve 26, 150 ada 1, 2 ve 3 nolu parsellerin hangi köy sınırları içinde kaldığı tesbit edilerek bu parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları itirazlı iseler dava dosyaları ile eski tarihli memleket haritası,

... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlarla birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli,

davacı tarafından dayanılan Aralık 1965 tarih 94 ve 137 nolu tapu kayıtları yöntemine uygun biçimde mahallî bilirkişiler eliyle mahallînde uygulanmalı, dayanılan tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli;

davacı tarafından dayanılan tapu kayıtlarında malik ... ... olarak gözüktüğünden davacı ile tapu malikî arasında akdi veya ırsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tapu kayıtlarının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği de değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.

10) Davacı ... ve ..., birleştirilen 2008/111 esas sayılı dava dosyasıyla 25.12.1991 tarih 55 ve 03.12.1991 tarih 50 nolu tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu taşınmazın adlarına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacılar tarafından dava konusu edilen taşınmazın fennî bilirkişi raporunda (1/i) ile gösterilen 5612,23 m2 yüzölçümündeki kısım olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Davacılar 25.12.1991 tarih 55 ve 03.12.1991 tarih 50 nolu tapu kayıtlarına dayanmış olup, mahkemece, dayanılan tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilmemiş, kadastro sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırmamış, keşif sırasında usulüne uygun şekilde mahallînde uygulanarak dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmemiştir.

Mahallînde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ise de mahkemece öncelikle dayanılan 25.12.1991 tarih 55 ve 03.12.1991 tarih 50 nolu tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilerek,

dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, çekişmeli taşınmaza komşu 153 ada 6, 7, 8 ve 9 parsellerin hangi köy sınırları içinde kaldığı tesbit edilerek bu parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları itirazlı iseler dava dosyaları ile eski tarihli memleket haritası,

... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlarla birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli;

çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,

her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, davacı tarafından dayanılan 25.12.1991 tarih 55 ve 03.12.1991 tarih 50 nolu tapu kayıtları yöntemine uygun biçimde mahallî bilirkişiler eliyle mahallînde uygulanmalı,

dayanılan tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli, tapu kaydının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği de değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.

11) Davacı ..., ana dava dosyasıyla Şubat 1967 tarih 36 ve Mart 1946 tarih 15 nolu tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu taşınmazın adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazın fennî bilirkişi raporunda (1/c) ile gösterilen 4593,40 m2 yüzölçümündeki kısım olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Davacı, Şubat 1967 tarih 36 ve Mart 1946 tarih 15 nolu tapu kayıtlarına dayanmış olup mahkemece dayanılan tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilmemiş, kadastro sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırmamış, keşif sırasında usûlüne uygun şekilde mahallînde uygulanarak dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmemiştir.

Mahallînde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ise de, mahkemece, öncelikle dayanılan Şubat 1967 tarih 36 ve Mart 1946 tarih 15 nolu tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilerek,

dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazla birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle,

taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli,

davacı tarafından dayanılan Şubat 1967 tarih 36 ve Mart 1946 tarih 15 nolu tapu kayıtları yöntemine uygun biçimde mahallî bilirkişiler eliyle mahallînde uygulanmalı, dayanılan tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli, tapu kaydının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği de değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.

12) Davacı ..., birleştirilen 2008/105 esas sayılı dava dosyasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazın fenni bilirkişi raporunda (1/g) ile gösterilen 3810,64 m2 yüzölçümündeki kısım olduğu belirlenmiştir.

Mahkemece, taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş olup incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın kadastro paftası ve orman kadastro haritasındaki konumuna göre çevrisinin orman vasfıyla Hazine adına tesbit edilen 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın itirazsız kesinleşen kısımları ile çevrili orman içi açıklık niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanunun 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi kapsamında dört tarafı orman ile çevrili orman içi açıklık konumunda bulunduğu,

H.G.K.'nun 10.12.1997 gün 1997/20 – 830, 1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20 – 808, 1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20 – 665, 614 ve 11.10.2004 gün 2004/7 – 531, 582 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi, bu tür yerler kesinleşen orman kadastrosu dışında kalsa bile zilyetlikle kazanılamayacağından, özel mülk olarak tapuya tescil edilemeyeceği gözetilerek ... şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı ... yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1, 2, 3,4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 . bentlerde açıklanan nedenlerle; davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın temyiz itirazlarının kabulüyle 149 ada 1 parsel içinde kalan ve (1/a) ile gösterilen 2402,01 m2'lik, 193 ada 1 parsel içinde kaldığı anlaşılan ve (1/a) ile gösterilen 1459.96 m2'lik, 101 ada 1 parsel içinde kalan ve (1/l), (1/j), (1/n), (1/t), (1/s), (1/u), (1/p), (1/k), (1/ı), (1/h), (1/f), (1/d), (1/e), (1/b), (1/a), (1/y), (1/v), (1/i ) ve (1/c) ile gösterilen kısımlara yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine

12. bentde açıklanan nedenlerle; davacı ...'nin temyiz itirazlarının reddi ile (1/g) ile gösterilen kısma yönelik olarak hükmün ONANMASINA, aşağıda ... onama harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile kalan bakiyenin davacı ...'ye iadesine 27/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/8356, K. 2012/15083, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8356
Karar No
2012/15083
Tarih
27 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/8356 K.2012/28179
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/8358 K.2012/8838
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/8358 K.2012/14590
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/8359 K.2012/38362
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/8359 K.2012/11180
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/8360 K.2012/14250

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.