İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/9078 K.2013/2592

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile müdahil Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne…

Esas2012/9078Karar2013/2592Tarih12 Mart 2013Okuma5 dk · 1.005 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2012/9078 E., 2013/2592 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mart 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.005 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile müdahil Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği .... Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile işaretli 11.051,63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tesciline, (A) harfi işaretli 7917.90 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmiş, davalı Hazine ve müdahil Belediye Başkanlığı tarafından hüküm temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.10.2009 gün ve 12889-15513 sayılı ilâmı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararı özetle; "Davalı ... Yönetiminin temyiz itirazları yönünden; Mahkeme hükmü, davalı ... Yönetimi vekiline 27.04.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.U.M.K.’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük kanunî süre geçirildikten sonra 22.05.2009 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

Müdahil Belediye Başkanlığı ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Dosya kapsamından davacının talep ettiği taşınmazların 23.1.2008 tarihli fenni bilirkişi krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen yerler olduğu, (A) harfli bölümün 138 sayılı kadastro parseli içinde yer aldığı, 138 parselin öncesinde davacı gerçek kişi adına tapuda tarla vasfı ile kayıtlı iken kamulaştırma ile belediye adına tapu kaydının oluştuğu,

Dairenin 15.07.2009 tarihli iade kararı üzerine dosya içine konulan belgelerden (B) harfli taşınmazın güney yönden bir bölümünün Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2008 tarih ve 2008/245 - 559 sayılı kararına dayanılarak dava dışı Memi Kahraman adına 565 parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, anlaşılmaktadır.

O halde, öncelikle eldeki davanın Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince tescil davası olduğu, bu tür davaların ancak tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlara yönelik olarak açılabileceği, (B) harfli taşınmazın bir bölümü tapuda kayıtlı olduğundan tapu kaydı iptal edilmeden tescil davasının açılamayacağı ve böyle bir davaya bakılamayacağı mahkemece gözönüne alınmalıdır.

Bundan ayrı olarak; müdahil Belediye Başkanlığının müdahale dilekçesi ekinde sunduğu davacı gerçek kişinin imzasını ihtiva eden 25.08.2006 tarihli dilekçede “…138 parselde kayıtlı 18.000 m2’lik tarlanın belediyenizce kamulaştırılan ve belirtilen bedeli tamamen kabul ediyorum.

Ayrıca şu anda tasarrufum altında bulunan ve halen kullanmış olduğum 138 parselin doğu ve güney kısmındaki tapulama harici olarak bırakılan yerin belediyeniz adına ihdas edilerek tapu tescil işlemlerinin yapılması ve her türlü kullanımı serbettir.” denilmekte olup, davacı gerçek kişinin 138 parselin güneyindeki (B) harfli taşınmaz üzerindeki zilyetliğini belediyeye terk ettiği açıkça anlaşıldığından mahkemece davacı gerçek kişinin açmış olduğu tescil davasının reddedilmesi ve müdahil Belediye Başkanlığı yönünden yargılamanın devam etmesi gerekirken, (B) harfli bölümün davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değildir.

Dosya kapsamından, temyize konu olan (B) harfli taşınmazın yörede 1983 yılında yapılan genel kadastro çalışmalarında ne olarak tescil harici bırakıldığı anlaşılamadığı gibi, uzman orman bilirkişi marifeti ile taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususunda da araştırma yapılmamıştır.

Mahkemece, müdahil davacı Belediye Başkanlığına (B) harfi ile gösterilen bölümün 565 parsel içinde yer alan bölümüne yönelik olarak bir mülkiyet iddiası olup olmadığı sorularak; var ise 565 parselin tapu kaydının iptaline yönelik olarak dava açması için süre verilmeli, açılan dava bu dava ile birleştirilmeli, daha sonra yörede 1983 yılında yapılan genel kadastro çalışmasına ilişkin orijinal kadastro paftası dosyaya getirtilmeli, çekişmeli (B) harfi ile gösterilen taşınmazın ne olarak tescil harici bırakıldığı incelenmeli,

ayrıca eski tarihli ve kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce çekilen hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, taşınmazın orman sayılan ya da orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı belirlenmeli, orman değil ise, öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak,

taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmelidir." şeklindedir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davacının davasının reddine, Belediyenin davasının kısmen kabulüne, 26.05.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (B1) harfi ile gösterilen 3129 m2 ve (B2) harfi ile gösterilen 1729 m2 yüzölçümündeki taşınmazların Belediye adına tesciline; (A) harfi ile gösterilen 565 parsel içinde kalan 7957 m2 taşınmaza ilişkin Belediyenin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile müdahil Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, genel arazi kadastrosu işlemi ise 1982 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.

Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

Hükmüne uyulan bozma kararına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazın (B1) ve (B2) bölümlerinin kadastro sırasında tesbit harici bırakıldığı, eski tarihli resmî belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı ... yararına kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu ve kamulaştırma yolu ile belediyeye geçtiği belirlenerek belediye adına tescile karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı.

(A) harfi ile işaretli 7957 m2 yüzölçümündeki taşınmazın da yine kamulaştırma kapsamında kaldığı, her ne kadar belediye tarafından bu yerle ilgili tapu iptali tescil davası açılarak (2011/111) bu dava ile birleştirilmişse de; kamulaştırma işleminin kesinleşmesiyle TMK'nun 705. maddesi gereğince mülkiyetin kendiliğinden kamulaştırmayı yapan idareye geçeceği, bu nedenle, mahkemece belediyenin tapu iptali tescil istemli davasının reddedilmesinin sonuca etkili olmadığı anlaşılmaktadır.

Ancak, (A) harfi ile işaretli taşınmaz bölümü 138 parselin çap sınırı içinde olduğu halde, mahkemece 565 parsel içinde değerlendirilmesi doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Bu nedenle, hükmün 2. bendinde yer alan "....565 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan .. " sözlerinin hükümden çıkarılarak , yerine "....138 parsel içinde kalan...." sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.'nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 12/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/9078, K. 2013/2592, 12 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9078
Karar No
2013/2592
Tarih
12 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/9078 K.2013/5081
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/9079 K.2013/11157
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/9079 K.2013/4970
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/9079 K.2013/5811
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/9079 K.2013/2822
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/9080 K.2013/11171

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.