İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/916 K.2012/2132

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2012/916Karar2012/2132Tarih16 Şubat 2012Okuma5 dk · 1.056 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2012/916 E., 2012/2132 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2012
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.056 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı Hazine, ... beldesinde 1949 yılında yapılan orman tahdidi ile orman sınırlarının oluşturulduğunu, dava konusu 1010, 1011, 1012 ve 1013 parsel sayılı taşınmazların tahdit dışında bırakıldıklarını, Gemlik Tapulama Mahkemesinin 1978/8-1984/418 sayılı ilamı ile çekişmeli yerlerin çalılık niteliğiyle Hazine adına tescil edilerek tapu kaydı oluşturulduğunu, daha sonra imar uygulamasına tabi tutulduklarını buna rağmen bölgede 2008 yılında 6831 sayılı yasanın 4999 sayılı Yasa ile değişik 7. maddesine göre yapılan çalışmalarda bir kısmının tahdit içine alındığını belirterek yapılan uygulamanın iptali ile tahdit içerisinde kalan kısımlarının orman tahditi içerisinden çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık ilan süresi içerisinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu ... beldesi 1010, 1011, 1012 ve 1013 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 20 nolu parsel malikleri tarafından tapuya dayanılarak taşınmazların bulunduğu alanın orman tahdidi dışında kaldığı halde 1948 yılında yapılan çalışmalarda orman sınırları içerisine alındığı iddiasıyla orman tahdidine itiraz davası açıldığı, dava sonucu Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1948/ 436 - 1949/273 sayılı ilamıyla dava konusu alanın davacıların dayandıkları tapu kapsamında kalan zeytinlik olduğu gerekçesiyle davalarının kabul edildiği ve tahdidin iptal edildiği,

daha sonra 1977 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında 20 nolu 93.6752 m² yüzölçümlü taşınmazın 20.04.1972 tarihli 57 nolu tapu kaydı uygulanarak ... adına, uygulanan tapu kaydı çalılık sınırlı olduğundan çekişmeli 1010, 1011, 1012 ve 1013 nolu parsellerin ise 20 nolu taşınmazın tapu kaydı miktar fazlası olarak çalılık niteliğiyle Hazine adına tespit edildikleri, Hazine tarafından 20 nolu parsele, ... mirasçıları tarafından ise 1010, 1011, 1012 ve 1013 nolu parsellere yönelik kadastro tespitine itiraz davası açıldığı,

Gemlik Tapulama Mahkemesinin 1978/8- 1984/ 418 sayılı kararıyla çekişmeli 1010, 1011, 1012 ve 1013 nolu parsellere yönelik ... mirasçılarının davalarının reddedilerek Hazine adına tapuya tescillerine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanarak 28.09.1986’da kesinleştiği, bölgede 1977 yılında yapılan 2. madde çalışmalarının hatalı yapıldığı gerekçesiyle iptal edildiği, çekişmeli yerlerin 1986’da yapılan 2/B madde çalışmalarına konu olmadığı, 2008 yılında yapılan çalışmalarda çekişmeli 1010 sayılı parselin zaten orman sayılmayan yer olarak sınırlandırıldığı, diğer 1011,1012 ve 1013 nolu parsellerin

orman olarak sınırlandırıldıkları, 1011,1012 ve 1013 nolu taşınmazların % 12 - 25 eğimli, parselasyon için makineli çalışma yapılan alanlardaki bitki örtüsü kaldırılmış, toprak örtüsü bozulmayan yerlerde akçakesme, yabani zeytin, meşe ağaçlarıyla kaplı oldukları, eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanlarda görüldükleri, bu nedenle 2008 yılında 6831 sayılı Yasanın 4999 sayılı Yasa ile değişik 7. maddesine göre yapılan çalışmaların yerinde olduğu belirlenerek mahkemece red kararı verilmiş olduğuna göre, davacı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 09/02/2012 günü oyçokluğu ile karar verildi.

Davacı Hazine, dava konusu 1010, 1011, 1012 ve 1013 parsel sayılı taşınmazlarda, 1949 yılında tahdit çalışması yapıldığı ve bununla ilgili hukuki ihtilafın Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava ile çözülerek dava konusu taşınmazların tahdit dışında bırakıldıkları halde 2008 yılında yapılan tahdit çalışmalarında yeniden tahdit kapsamına alındığından bahisle tahdit işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava konusu yerlerin unutulmuş orman ya da her ne surette olursa olsun orman tahditi dışında kalan yerlerden olup olmadığı ve bu yüzden orman tahditi içine alınması gereken yerlerden olup olmadığı açısından değerlendirildiğinde, bu yerde daha önceden orman ya da arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmiştir.

Dava konusu yerde 1949 yılında 4785 sayılı Yasa hükümleri de göz önünde tutularak tahdit çalışması yapıldığı ve tapu sahibi kişilerin yaptıkları itiraz neticesi Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinin 1948/436- 1949/273 sayılı kararı ile bu yerlerin orman olmayan kişi zeytinlikleri olduğuna karar verildiği ve bu yerlerin orman olup olmadığı yönünden vasfının belirlendiği anlaşılmaktadır.

Aynı yerde 1977 yılında arazi kadastrosu yapılmış, davalı parseller dava konusu yerde tapu kaydına dayanan ... mirasçılarının dayandığı tapu kaydının sınırının çalılık olarak okuduğu gerekçesiyle miktar fazlası olan kısımlar hazine adına çalılık olarak tespit görmüştür. Buna itirazen açılan ve Gemlik Kadastro Mahkemesince görülen kadastro tespitine itiraz davası, 1978/8 - 1984/418 sayılı kararıyla kişilerin sabit sınırlı olmayan tapu kaydına göre kazanabilecekleri yerin miktarı belirlenerek, miktar fazlası yerlerin hazine adına tesciline dair hüküm kurulmuş; karar 7. Hukuk Dairesinin tasdiki ile kesinleşmiştir.

Böylece ... orman kadastrosu sonucu lehine hüküm kurulan kişilerin halefi konumuna gelmiştir. Hazineye ait orman olmayan bu yerlerde 1996 yılında imar uygulaması yapılmış ve İmar Kanunu 18. Madde uyarınca birçok imar parseli oluşmuştur. İmar planları da herhangi bir itiraza uğramadığından kesinleşmiştir.

2008 yılında, 45 sayılı Orman Kadastro komisyonunca, dava konusu yerlerden 1011, 1012 ve 1013 numaralı parseller, 4999 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesinin birinci fıkrasındaki ‘Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların

içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır’ hükmü uyarınca yeniden orman tahditi içerisine alınmıştır.

Hâlbuki bu kanun maddesinin dava konusu yerlerde uygulanma kabiliyeti yoktur. Zira üzerinde hem orman kadastrosu hem arazi kadastrosu yapılıp her iki kadastro çalışması sonrasında ortaya çıkan hukuki ihtilafın da kesinleşmiş yargı kararıyla çözülmüş olduğu yerlerin hukuki niteliği artık tartışmalı olmaktan çıkmıştır. Bu nitelikteki yerlerde yapılacak her hangi bir kadastro çalışması Kadastro Kanunu’nun 22.maddesi uyarınca ikinci kadastro niteliğinde olup bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve tapu sicil müdürlüğünce re'sen iptal edilmesi gerekir.

Dava konusu yerin eylemli durumuna göre maliki olan Hazine tarafından orman olarak tahsis edilebileceği gibi, yerleşim olanı olarak tahsis edilmesinde de herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır. Aksi halde yapılan orman tahdit ve kadastro çalışmaları ve aradan geçen süre dikkate alınmadan yapılan vasıf değişiklikleri kaosa yol açacaktır. Kaldı ki dava konusu yerde her iki kadastro çalışmasından sonra kesinleşmiş yargı kararı bulunmaktadır. Kesinlemiş yargı kararları davanın tarafları için bağlayıcı olduğu kadar hukuki halefleri için de bağlayıcıdır.

Yerel mahkemece 2008 yılı içersinde yapılan tahdit çalışmaları ile tahdit içine alınan 1011, 1012 ve 1013 numaralı parsellerle ilgili davanın kabulü; tahdit dışında bırakılan 1010 numaralı parselle ilgili davanın hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken davanın tüm parseller yönünden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemece verilen kararın BOZULMASI gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun ONAMA kararına katılmıyoruz.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/916, K. 2012/2132, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/916
Karar No
2012/2132
Tarih
16 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/917 K.2012/4087
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/917 K.2012/3997
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/917 K.2012/2140
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/917 K.2012/1628
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/917 K.2012/4508
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/917 K.2012/1580

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.