KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/9387 E., 2012/11739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar dava dilekçesiyle; 100 yılı aşkın süredir zilyetliklerinde bulunan taşınmazlarının kadastro sırasında ... köyü, 102 ada 1 nolu orman parseli içerisinde bırakıldığını iddia ederek, bu bölümlerin iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinin 1. fıkrasına göre kesinleşen orman kadastrosunun iptalini, ancak tapulu taşınmazlar yönünden tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde isteyebileceği, zilyetliğe dayanılarak iptal istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosu sonucu Hazine adına tespit ve tescil edilen orman parselinin zilyetliğe dayalı olarak tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılarak 28.04.2009’da kesinleşmiştir.
Yargıcın dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde incelenmesi biçiminde gerçekleşir. Taşınmaz davalarında, davayı kesin ret sebebi olsa bile, sonradan açılacak davalarda kesin hüküm oluşturabilmesi için, deliller toplandıktan sonra arazi başında keşif yapılarak, taşınmazın paftadaki tam yeri ve yüzölçümü belirlenerek ve krokiye bağlanarak karar verilmesi gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, keşif yapmadan ve taşınmazın kesinleşen 102 ada 1 nolu orman parseli içinde kaldığı şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/9387, K. 2012/11739, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama