İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/9542 K.2012/14324

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve müdahillerden ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…

Esas2012/9542Karar2012/14324Tarih11 Aralık 2012Okuma8 dk · 1.512 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/9542 E., 2012/14324 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2012
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.512 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve müdahillerden ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

1952 yılında Zeytinalanı Köyünde yapılan kadastro sırasında, davalı gerçek kişiler ve Hazine adına tesbit gören 208 parça taşınmazın tesbitine karşı Şemsi İkbal Köprülü ve arkadaşları T.Evvel 1295 Yoklama tarihli sicilden gelen Şubat 1945 tarih 45, 46 ve 48 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlardır.

Mahkemenin 1954/620 - 1963/168 sayılı kararı Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17.01.1963 gün ve 1962/146 - 1963/365 sayılı kararıyla "davacıların dayandığı tapu kayıtlarının yöntemince uygulanmadığı, revizyon görüp görmediği, revizyon görmüşse ilgili parsel tutanaklarının getirtilmediği" gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararından sonra aynı iddia ile dava edilen dosyaların tümü, 1976/453 sayılı dosyada birleştirilmiş, daha sonra Nisan 1981 yılındaki yangın sonrasında ihya edilebilen dosyalar 1989/20 esas numarasını almışlar, bu dosyadan verilen tefrik kararı üzerine; temyize konu 2011/18 sayılı dosyada çekişmeli Zeytinalanı Köyü 82, 83, 86, 88, 90, 95, 112, 114, 115, 116, 119 ve 120 sayılı parseller incelenerek karar verilmiştir.

Çekişmeli 82 ve 83 sayılı parseller zeytinlik olarak kullanıldığı, ancak; kullananlar tarafından 3573 sayılı Zeytincilik Yasasına göre müracaatta bulunulmadığı, 95 sayılı parsel orman tahdit haritası kapsamında kalması nedeniyle;112 sayılı parsel kimsenin kullanımında olmaması nedeniyle Hazine adına, 86 sayılı parsel ..., 88 sayılı parsel ..., 90 sayılı parsel ..., 114 ve 115 sayılı parseller ..., 116 sayılı parsel ... Ay,119 sayılı parsel ..., 120 sayılı parsel ... adına belgesizden tesbit edilmiştir.

ORMAN YÖNETİMİNİN, 82, 83, 86, 88, 90, 95, 116, 119 ve 120 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, HAZİNENİN 86, 88, 90, 114, 115, 116, 119 ve 120 sayılı parsellerin Hazineye ait Haziran 1948 tarih 24 numaralı (Körfez Günlük Ormanı) tapu kapsamında kaldığı iddiasıyla açtıkları davalar da birleştirildikten sonra;

Mahkemece, davacı gerçek kişilerin tutunduğu Şubat 1945 tarih 45, 46 ve 48 numaralı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı konusunda aynı taraflar arasında ... Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinden verilen ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1993/8557 - 1994/6105 kararı ile onanıp kesinleşen 1983/171 - 1992/108 sayılı kararı bulunduğu ve yine Hazine tapusunun da taşınmazlara ait olmadığı belirlenerek ;

Dava konusu Zeytinalanı Köyü 82 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin iptali ile ... mirasçıları adına;

83 parselin tesbitinin iptali ile .... mirasçıları adına;

86 parselin tesbit gibi tesciline;

88 parselin tesbit gibi tesciline;

90 parselin tesbit gibi tesciline;

95 parselin 15.11.2011 tarihli krokide (A) işaretli 632 m2'lik bölümünün orman vasfı ile Hazine adına, (B) işaretli 657 m2'lik bölümünün tesbit gibi Hazine adına tesciline;

112 parselin tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına,

114 parselin (2B) işaretli 1334 m2'lik bölümünün orman sınırı dışına çıkarıldığı anlaşıldığından, bu niteliği ile Hazine adına, (A) bölümünün tesbit gibi tesciline;

115 parselin tesbit gibi tesciline;

116 parselin tesbit gibi tesciline;

119 parselin tesbit gibi tesciline;

120 parselin tesbit gibi tesciline;

Müdahillerin kadastro tesbitinden sonraki hakka dayandıkları anlaşıldığından, davalarının görev yönünden REDDİNE, talep halinde genel mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve müdahillerden ... ve ... vekili tarafından (88 ve 116 sayılı parsellere yönelik) temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile davanın devamı sırasında 1976 yılında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 1987 yılında 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması bulunmaktadır.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile davanın devamı sırasında 1976 yılında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 1987 yılında 3302 sayılı Kanun ile değişik 2B uygulaması bulunmaktadır.

1) Hazine ve Orman Yönetiminin 82, 83, 88, 90, 112, 115, 116, 119 ve 120 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazları bakımından; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI gerekmiştir.

2) Müdahil ...'in 88 sayılı parsele yönelik temyiz itirazları bakımından. 88 sayılı parselin 1952 yılında yapılan kadastro sırasında ... adına tesbit edildiği, müdahil her ne kadar babası ... tarafından yapılan taksimde taşınmazın kendisine düştüğünü ve 1950 yılından beri kendi kullanımında olduğunu iddia etmiş ise de.

29.11.1959 tarihinde yapılan keşifte 1321 doğumlu mahalli bilirkişi ve 1323 doğumlu tanık kadastro tesbitinden sonra davalı ...'in bu yerin 12 dönümlük kısmını oğlu ... e verdiğini beyan ettiklerinden, bu keşif esas alındığında, kadastro tesbitinden önce bir devir olmadığı anlaşılmaktadır.

Müdahil iddiasını ispat edemediğinden bu durumda, 88 sayılı parselin muris ... adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, müdahil ...'in de temyiz itirazlarının da reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI gerekmiştir.

3) Müdahil ...'un dava konusu 116 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; 116 parselin ... adına tespit edildiği, kadastro tesbitinden sonra yapılan taksimde oğlu Kazım'a isabet ettiği ve Kazım'ın daha sonra ...'a sattığı, ondan da oğlu ...'a kaldığı, bu hususların müdahil tarafından da kabul edildiği belirlenerek tespitten sonraki hakka dayanması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, temyiz itirazlarının reddi ile 116 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASI gerekmiştir.

4) Hazine ve Orman Yönetiminin 86,95 ve 114 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazları bakımından; uzman bilirkişi raporlarına göre, 86 parselin (B) işaretli 3051 m2, 95 parselin (A) işaretli 632 m2, 114 parselin (B) işaretli 1334 m2'lik bölümlerinin 1942 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir. Ancak, davanın devamı sırasında 1976 yılında yapılan çalışmada bu bölümler 2/B madde sahasında bırakılmıştır.

Bu taşınmaz bölümleri bakımından mahkemece yapılan araştırma, inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki. 2/B çalışmasının yargılamanın devamı sırasında yapıldığı anlaşıldığı halde, bu bölümler hakkındaki davanın aynı zamanda 2/B'ye itiraza dönüşeceği gözönünde bulundurulmadan, 95 parselin (A) bölümünün orman. 114 parselin (B) bölümünün 2/B niteliğiyle Hazine adına tesciline, 86 parselin ise tümüyle tesbit gibi tesciline karar verilmiştir.

Oysa ki;2/B işlemi henüz kesinleşmediğine göre 2/B koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda inceleme yapılmalıdır. Kaldı ki. 1976 ve 1987 yılında yapılan çalışmalara ait tutanak ve haritalar ayrı ayrı uygulanmamış, taşınmazların ilk kez hangi tarihte orman rejimi dışına çıkarıldığı belirlenmemiştir.

6831 sayılı Yasanın değişik 2/B maddesinde bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi yasa maddesinde anlatılan bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesi olduğu açıktır. Bu yöntem, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğurur.

Yasada tanımlanan (…bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.

O halde, uzman orman bilirkişinin, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurarak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevredeki ekosistemlerin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve kararlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip,

dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek, bu olguları tartışması, taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması, halen nitelik kaybetmeyen bölümleri de raporunda işaretlemesi gerekir.

Bu nedenlerle, yörede yapılan orman kadastrosu ve 1976 - 1987 yıllarında yapılan 2. madde ve 2/B çalışmalarına ait harita ve tutanaklar ayrı ayrı uygulanmak suretiyle, taşınmazların bu haritalara göre konumu belirlenmeli, uzman tarım ve orman bilirkişilerinden yukarıda açıklanan hususlarda rapor alınmalı, taşınmazlardaki hakim bitki örtüsü, toprak yapısı incelettirilmeli, nitelik yitirmediği belirlenirse orman niteliğiyle Hazine adına; nitelik yitirmişse hali hazır niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmeli, 2/B uygulama sahasında kalan taşınmazlar başka parsel numaraları almışsa, bu parsellere ait tutanaklar getirtilip, şerh sahipleri davaya dahil edilmeli, bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin 82, 83, 88, 90, 112, 115, 116, 119 ve 120 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,

2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; müdahil ...'in 88 parsele, üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; müdahil ...'un 116 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince ... ve ...'den onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

3) Dördüncü bentde açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin 86, 95 ve 114 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsellere yönelik hükmün BOZULMASINA 11.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/9542, K. 2012/14324, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9542
Karar No
2012/14324
Tarih
11 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/9542 K.2012/14702
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/9542 K.2012/29643
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/9542 K.2012/29201
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/9543 K.2012/26471
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/9543 K.2012/11342
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/9543 K.2012/14893

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.