İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/10156 K.2014/2637

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/10156Karar2014/2637Tarih3 Mart 2014Okuma7 dk · 1.301 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/10156 E., 2014/2637 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2014
Mahkemesi
Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
18/06/2013
Numarası
2011/22 - 2013/375
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.301 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Hazine, davalılar tarafından Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/194 E., 2005/104 K. sayılı dosyasında, tapusuz taşınmazın tescili istemi ile açılan davada davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, bu dosyadaki bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen 11911,03 m2'lik yerin, Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece, teknik bilirkişi Mehmet Koç tarafından düzenlenen 03/05/2013 tarihli krokili raporda: Adana İli, Çukurova İlçesi, D.. Mahallesi, Doğusu: orman, Batısı: 257 ada 1 parsel, Kuzeyi: orman, Güneyi: orman ve 257 ada 2 parselle çevrili ve krokili raporda etrafı kırmızı kalemle boyalı bulunan ve (L) harfiyle gösterilen 11911.03 m2'lik yerin Hazine adına tapuya tesciline. Ziraat Yüksek Mühendisi Z...

A..ın dosyaya sunulan 15/05/2013 tarihli raporunda belirtilen, 232 adet 10-50 yaş arası olduğu beyan edilen aşılı zeytin ağaçlarının Kadastro Kanununun 19/2 ve MK'nun 1008. maddesi uyarınca F.. N.. R.. A.., M.. G.., O.. G.., H.. G.., K.. G.., M.. G.. ve birleşen davadan dolayı M..

G.. adlarına muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesine, şerh olarak yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından, tapunun beyanlar hanesine konulan muhdesat şerhine yönelik olarak temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 18.07.1998 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1954 yılında yapılmış ve sonuçları 15.01.1955 - 13.02.1955 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Bu çalışmalarda taşınmaz taşlık ve çalılık olarak kadastro harici bırakılmıştır.

İncelenen dosya kapsamına göre, mahkemece çekişmeli taşınmazın hangi nitelikle Hazine adına tapuya tescil edileceği konusunda karar verilmediği gibi, 3402 sayılı Kanunun 19/2. maddesi gereğince, ancak, kadastro sırasında, kadastro mahkemesi tarafından muhdesat şerhi yönünde karar verilebileceği halde, yetki aşımında bulunularak, davalılar lehine tapunun beyanlar hanesine muhdesat şerhi verilmesi de doğru değildir.

Davacı Hazine lehine tescil kararı verilmiş ise de; dava konusu taşınmazın bulunduğu Dörtler Köyündeki taşınmazlar hakkında açılan tescil dosyalarının temyiz incelemesinde bu taşınmazların tümümün 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakıldığı, bu tarihten

önce 1953 yılında çekilen hava fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hâkim gözlemi ile de belirlenip keşif tutanağına yazıldığı,

bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görünmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormana bitişik çalılıkların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli hava fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı ve bitişikteki 5-15 metre boyundaki orman ağaçları ile kaplı yerleri çalılık, dağlık olarak nitelendirmesine değer verilemeyeceği.

6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinin orman içi açıklıkların kişiler adına tescilini yasakladığı, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesince aynı yerde ve aynı konumdaki taşınmazların kişiler adına tesciline dair verilen kararları bu gerekçelerle bozan Daire kararına karşı, aynı mahkemenin verdiği 15.06.2006 gün 2005/241 - 546 sayılı, 22.05.2007 gün ve 2007/139-148 sayılı, 22.05.2007 gün 2007/132 - 149 ve 2007/133 - 152 ve 2007/136 - 147 sayılı direnme kararlarının, sırasıyla Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2006 gün 2006/20 - 814 - 822, 23.01.2008 gün 2007/20 - 966 - 19, 28/05/2008 gün 2008/20 - 393 - 403,

2008/20 - 394 - 404 ve 2008/20 - 395 - 405 sayılı kararları ile Daire kararında belirtilen nedenlerle bozulduğu, dava dosyaları içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazların bulunduğu köydeki ormanlar dahil olmak üzere Karaisalı, Dörtler, K.., M.. P.. Ö.. Köylerindeki ormanları içine alan Kırıklı-Dörtler Muhafaza Ormanı haritasında gösterilen Doğusu: Seyhan Baraj Gölü, Batısı: S..-Ç.. Yolu, Kuzeyi: Makam S..- C.. Çiri T..- B..Dağı - Kaşobo - P.. Dağı - N.. K...

Tepe - N.. Mahallesi - Ç.. Yolu, G.. S.. B.G.. - Ç.. Çayı ile çevrili saha içindeki ormanların "sürekli muhafaza ormanı olarak ayrıldığı" 13.08.1984 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Muhafaza Ormanlarının Ayrılması ve İdaresi Hakkında Yönetmeliğin "Sürekli Ayrılma" başlıklı 3. maddesi ile "Öncelik" başlıklı 4. maddesinde;

Sürekli Ayrılma:

Madde 3- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için bu alanların:

a) Çığ, arazi kayması ve erozyon nedeni ile bir afetin oluşması muhtemel yerlerde bulunması,

b) Yerleşim merkezlerinin çevre sağlığını olumlu yönde etkilemesi,

c) Kara ve demiryolları ile yerleşim yerlerini toz ve kum fırtınalarına karşı korunması,

d) Baraj, göl ve nehir yataklarının dolmasını engellemesi,

e) Yurt savunması için korunmasının zorunlu görülmesi,

f) Muhafaza ormanlarının tamamlanması için bunlara eklenmesi lazım gelen sahipli yerlerden olması, esas ve şarttır.

Öncelik:

Madde 4- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için 3. maddedeki şartlardan en az birinin mevcudiyeti yeterlidir. Bu şartlardan hepsini veya birkaçını bünyesinde toplayan yerler muhafaza ormanına ayrılmada öncelik kazanır."

hükümleri yer almaktadır.

Davaya konu taşınmazların da içinde bulunduğu yerlerin Sürekli Muhafaza Ormanı olarak ayrılmasına ilişkin 23.11.2001 günlü raporda,

"1) Seyhan Baraj Gölü kenarında ve Seyhan Barajının su toplama havzası içinde olması,

2) Halen Adana Büyükşehir Belediyesine yapılan içme suyu isale haltı projesinde yer alan ve inşaatı devam eden Doğu ve Batı su isale köprülerinin yapımı ile Büyükşehir Belediyesi mücavir alanına irtibatlandırılması nedeniyle ormana olan baskının azaltılması,

3) Seyhan Baraj Gölünün ve nehirin dolmasının engellenmesi,

4) Su korunma alanı olarak planlamaya konu edilen ve muhafaza ormanı içinde kalan ormanların çevre sağlığının iyileştirilmesine ve sürdürülebilirliğine daha etkin katkıda bulunması,

amacıyla 6831 sayılı Kanunun 23. maddesi gereğince Kırıklı - Dörtler Muhafaza Ormanı ismi ile Devamlı (Sürekli) Muhafaza Ormanı olarak ayrılmasının gerektiği" bildirilmiştir.

23.11.2001 günlü bu rapor, Orman Genel Müdürlüğünün 23.01.2002 günlü teklifi ile Bakanlık Makamına sunulmuş ve Orman Bakanlığının 31.02.2002 gün ve 1 sayılı "olur"u ile kabul edilerek, Devamlı (Sürekli) Muhafaza Ormanına ayırma olgusu kesinleşmiş ve yukarıda isimleri yazılı köyler ile komşu köylerin tümünde ilân edilmiştir.

Muhafaza ormanına ayırmaya ilişkin 23.11.2001 günlü raporun 3/5.maddesinde "muhafaza ormanı içerisinde münferit ve dağınık halde bulunan ve muhafaza ormanı bütünlüğünü bozan, özel şahıs arazileri kamulaştırılmalı, Hazine arazileri ise ağaçlandırılmak üzere tahsisi talep edilmelidir" şeklinde bilimsel açıklamada bulunulmuştur.

6831 sayılı Kanunun 3, 4, 23 ve 25. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, Muhafaza Ormanları ile Milli Parklar aynı hukukî konumda olup, H.G.K.nun Milli Parklar konusunda oy birliği ile verdiği 09.11.1988 gün ve 1988/8-542-893 sayılı kararında açıklandığı gibi, "orman rejimine alınan bu tür yerler için sonradan tapu alınamayacağının" kabul edilmektedir.

Milli Park ve Muhafaza Ormanı olarak ayrılma işleminin başlı başına orman rejimi ve ayırma olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların kesinleşen orman sınırı dışında bırakılmış olmaları hâlinde dahi 20.05.1984 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Yapılacak Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 38..

02.09.1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 31., 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 34. ve 20/11/2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 23. maddeleri uyarınca.

6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesine göre orman sayılan yerlerdeki; yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli park alanları, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları ile izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma özelliğini korurlar.

Öte yandan, 3402 sayılı Kanunun 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanların imar - ihya ve zilyetlik yoluyla iktisabı mümkün olmadığından, Hazine adına özel mülk olarak tescil edilmesi imkânı da bulunmamaktadır.

O halde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman bilirkişi ile yeniden yapılacak keşifte, dava konusu taşınmazın muhafaza ormanı niteliğinde olup olmadığı belirlenerek, taşınmazın hangi nitelikle Hazine adına tescil edileceği konusunda ve taşınmaz üzerindeki muhdesat konusunda beyanlar hanesine şerh verme yetkisi, ancak, kadastro sırasında, kadastro mahkemesine ait olduğu ve genel mahkemelerin bu konuda karar verme yetkisi bulunmadığından, muhdesat tesciline ilişkin talebin de redddine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 03/03/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/10156, K. 2014/2637, 3 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10156
Karar No
2014/2637
Tarih
3 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/10158 K.2014/2643
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/10163 K.2014/5919
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/10164 K.2014/5920
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/10164 K.2014/7019
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/10165 K.2014/2303
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/10167 K.2014/6580

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.