KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2013/10197 E., 2014/1460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 16/07/2013 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, tayin olunan 04.02.2014 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden Orman Yönetimi vekili gelmedi, diğer taraftan davacılar vekili Av. ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;
KARŞI OY
Dava, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidinin iptali davasıdır.
Dava konusu Çankaya İlçesi, Mühye Köyü 660 sayılı parsel tapuda ... ve Ayşe Sıdıka Duru adına iştirak halde, 25359 ada 4 sayılı parsel Ömer Çıplak (Taşlıoğlu) 162/531, Şemsa Orsan (Taşlıoğlu) 139/531, Naci Şahin 91/531, Tuncay Karakaya 139/531 hisse olarak kayıtlı bulunmaktadır.
Yüksek Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, taşınmazla ilgili olarak açılan davalarda taşınmaz maliklerinin davada taraf olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 702/2 fıkrasına göre; kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim gerek tasarruf işlemleri için ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerekir. 702/son fıkrada ise ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanabilirler.
Orman tahdidinin iptali davasında paylı mülkiyette tüm paydaşların davada taraf olması zorunlu mudur. Bir paydaşın açtığı dava ile taşınmaz tahdidin dışına çıkarılabilir mi. Dava konusu 660 sayılı parselin elbirliği mülkiyete tâbi ve tüm malikler dava açtığı için sorun yoktur. 25359 ada 4 sayılı parselde durum farklıdır. Hissedarlardan sadece Ömer Çıplak mirasçıları dava açmış, diğer hissedarlar Şemsa Orsan, Naci Şahin, Tuncay Karakaya davada taraf değildir.
Dava, bu hissedarlara ihbar dahi edilmemiştir. Mahkemece verilecek karar, taşınmazın tüm maliklerini etkiyecektir. Bu dava, Orman Yönetimi tarafından tahdit içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali davası olarak açılsaydı, o zaman tüm maliklerin davada taraf olmasının zorunlu olduğu konusunda tereddüt olmayacaktı. Dava bir hissadar tarafından açılmışsa, diğerlerinin lehine olacaktır denilerek, hissedarların tamamının taraf olmasına gerek yoktur demek, çelişki yaratacaktır.
Medenî Kanunun 702/2 fıkrasına göre, gerek yönetim gerek tasarruf işlemleri için ortakların oy birliği zorunludur. Eldeki davada ret kararı verilseydi, bu karar davada taraf olmayanlar yönünden (HMK'nun 303 m.) kesin hüküm oluşturmayacak, ancak diğer malikler yönünden aleyhe durum yataracaktı.
21/06/1944 tarih ve 30/24 sayılı İçtidahi Birleştirme Kararında, bir hissedarın açtığı müdahelenin men'i davasında verilecek hüküm müşterek şeyin tamamına şamil olarak verilir denmektedir. Müdahelenin men'i davasının sadece bir malik tarafından açılabileceği yönünde şüphe yoktur ve uygulama da bu yöndedir. Eldeki dava sadece taşınmazı korumaya yönelik dava değil, aynı zamanda tahdit dışına çıktığında tasarrufa da
- 3 - 2013/10197 - 2014/1460
yöneliktir. Ortakların oy birliği gerekmektedir. Mahkemece davanın, taşınmazın korunmasına yönelik olarak düşünülse bile en azından davanın diğer hissedarlara da bildirilmesi, ihbarı ve dava dilekçesinin tebliğinin yapılması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Verilen kararın davalı yönetim vekilinin temyiz itirazının kabulu ile bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/10197, K. 2014/1460, 4 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama