İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/10742 K.2014/2738

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar…

Esas2013/10742Karar2014/2738Tarih4 Mart 2014Okuma5 dk · 1.067 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/10742 E., 2014/2738 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2014
Mahkemesi
Ortaca (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi
Tarihi
14/06/2013
Numarası
2013/9-2013/28
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.067 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Orman Yönetimi, asliye hukuk mahkemesine verdiği 12.03.2003 tarihli dilekçesiyle; D.., A.. (B..-T..esi 124 ada 9 sayılı parselin 1941 yılı orman kadastro sınırları içinde bırakıldığını iddia ederek, davalılar adına olan tapu kaydının iptalini, orman niteliğiyle Hazine adına tescilini, davalıların elatmasının önlenmesini, üzerindeki bina ve muhdesatın kal'ini istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece, çekişmeli parselle ilgili olarak 180 nolu Orman Kadastro Komisyonunca işlem yapıldığı, bu nedenle, eldeki tapu iptali tescil davasının orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilerek, hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/04/2011 gün ve 2011/1776 E. - 4878 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle.

"Yargılamanın devamı sırasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 180 nolu Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve 2/B uygulamasına başlandığı ve taşınmazın 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenen fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 620,24 m2 bölümünün 2/B uygulamasıyla P.LVII poligon olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, işlemin dava sırasında 25.09.2009 tarihinde ilân edildiği anlaşılmaktadır.

Davanın varlığı 2/B uygulamasının kesinleşmesini önler.

Bu durumda; davanın, tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi isteminin yanında, 2/B işlemine itiraza dönüştüğü ve 6831 sayılı Orman Kanununun geçici 11. maddesi hükmüne göre, uyuşmazlığın çözümünde Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmeli, mahkemece tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davası elde tutularak, 2/B uygulamasına itiraz yönünden dosyanın ayrılarak, taşınmazın orman niteliğini yitirip yitirmediğinin saptanması bakımından kadastro mahkemesinin vereceği kesinleşen karar beklenmeli, ondan sonra doğacak sonuca göre karar verilmelidir." şeklindedir.

Mahkemece bozma kararına uyularak görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, 124 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (A) (522.05 m2) harfi ve (B) (4042.87 m2) harfi ile işaretli toplam 4564.92 m2 bölümünün 3116 sayılı Kanun gereği 1944 yılında kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı anlaşılmakla orman vasfı ile kullanıcısı olmaksızın Hazine adına tesbit ve tesciline, (C) (8694.32 m2) harfi ile işaretli bölümünün ise, orman sayılmayan yer olduğu anlaşılmakla tapu kaydının geçerliliğini korumasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, orman sınırlamasına itiraza ilişkindir.

Yörede 1952 yılında yapılan genel kadastroda, 149 parsel sayılı 13437 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1937 tarih ve 20 sıra numaralı tapu kaydı ile Ş.. S.. adına tesbit edilmiş, 21.01.1957 tarihinde M... A..'a satılmış, 09.08.1991 tarihinde 2859 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan pafta yenileme çalışmasında 124 ada 9 parsel sayısı ve 13259,39 m2 yüzölçümüyle M... A.. adına; intikal taksim ve satışlar sonunda paylı olarak davalılar A.. A.. ve arkadaşları adına tescil edilmiştir.

Çekişmeli parselin bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması 1989 yılında yapılmış ancak ilân edilmeden iptal edilmiştir. Daha sonra 25/09/2009 tarihinde ilân edilen ve dava nedeniyle kesinleşmeyen 2/B uygulaması vardır.

Mahkemece, bozma kararına uyulmakla birlikte bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; asliye hukuk mahkemesince tapu iptali ve tescil davası elde tutularak, orman kadastrosuna (2/B uygulamasına) itiraz bakımından görevsizlik kararı verilmiş ve dosya kadastro mahkemesine aktarılmışsa da; kadastro mahkemesi 2/B ye itiraz yönünden hiçbir araştırma yapmamış, taşınmazın orman niteliğini yitirip yitirmediği,

kendi haline bırakılması halinde tekrar ormana dönüşüp dönüşmeyeceği yönünden keşif yapmamış, yeniden rapor almamış, asliye hukuk mahkemesinde yapılan keşifler sonucu alınan ve renksiz fotokopi halinde olması nedeniyle denetleme imkanı dahi bulunmayan raporlara göre karar verilmiş, üstelik son rapora göre de değil, 20.05.2005 tarihli rapora göre hüküm kurulmuş, yargılama aşamasında davalılardan ölenler olduğu halde, mirasçıları davaya dahil edilmemiştir.

O halde; mahkemece öncelikle ölen davalılar bakımından mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, daha sonra; bir fen, bir orman, bir ziraat bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak keşifte, hem 1944 yılında kesinleşen orman kadastro haritası, hem de dava sırasında 2009 yılında yapılan ve dava nedeniyle kesinleşmeyen 2/B haritası, yöreye ait en eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritaları çekişmeli taşınmaz ve çevresine uygulanmalı, hangi bölümlerin orman kadastro sınırı içinde kaldığı, hangi bölümlerin Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı belirlenmeli, orman sınırı dışında kalan yer varsa, bu bölümde zaten 2/B uygulamasının da yapılamayacağı ve dava konusu olmayacağı düşünülmeli,

6831 sayılı Kanunun geçici 2/B maddesinde bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentiler inşa etmesi,

erezyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğindeki yerlerde kanun maddesinde anlatılan bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesi olacağı, kanunda tanımlanan (…bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olayların amaçlanmadığı, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesi,

tahribi ve yok edilmesinin Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olduğu düşünülmeli,

6831 sayılı Kanunun 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağı, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 sayılı Kanunun 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmiş kabul edilemeyeceği gözönünde bulundurularak,

dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinden insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşullar birlikte değerlendirilip, dava konusu taşınmazın

hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiği ya da etmediği konusunda rapor alınmalı, bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Kabule göre de; orman kadastrosuna itiraz davasına bakmakla görevli mahkemenin sadece talebin kabulüne ya da reddine karar vermekle yetinmesi gerekirken, sicil oluşturma görevi bulunmadığı, asliye hukuk mahkemesinde bekleyen tapu iptali ve tescil davasında sicil oluşturulacağı halde, (A ve B) harfli bölümleri hakkında, üstelik yanlış gerekçe ile, “1944 yılı orman sınırı içinde kaldığı” gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmiş olması da doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükme yöneltilen tüm temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/03/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/10742, K. 2014/2738, 4 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10742
Karar No
2014/2738
Tarih
4 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/10743 K.2014/2689
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/10743 K.2014/2841
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/10744 K.2014/9270
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/10744 K.2014/2692
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/10744 K.2014/5751
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/10744 K.2014/2991

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.