İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/11181 K.2014/2290

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/11181Karar2014/2290Tarih24 Şubat 2014Okuma5 dk · 1.019 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/11181 E., 2014/2290 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2014
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.019 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ....ş Mevkii, Kartlar Mahallesinde yaklaşık 40-45 dönümlük taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tapuya tescilini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, 05.03.2007 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini ve Medenî Kanunun 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve 04.05.2009 tarihli kadastro bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 10072,13 m², (B) harfi ile gösterilen 14187,20 m², (C) harfi ile gösterilen 1383,92 m² ve (D) harfi ile gösterilen 3903,30 m² ve toplamda 29546,55 m² yüzölçümünde olan taşınmazların davacı adına, aynı krokide (E) harfi ile gösterilen 4046,72 m² taşınmazın ise, bu bölümün kayalık niteliğinde olduğu gerekçesiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2012/3130 E. - 10477 sayılı kararıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle. “Tescile konu taşınmaz, 1963 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında tesbit dışı bırakılmıştır. Bu tür davaların başarıya ulaşabilmesi için imar ve ihya işleminin tamamlanmasından sonra en az 20 yıl süre ile koşullarına uygun olarak zilyet olunması gerekmektedir.

Mahkemece, bilirkişi raporuna ekli krokide (A, B, C ve D) harfleriyle ile gösterilen bölümleri yönünden davacı gerçek kişi yararına imar ve ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde kabul kararı verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve kanun hükümlerine uygun düşmemektedir.

Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişisi raporunda, çekişmeli taşınmazın doğal eğiminin % 18-23 olduğu, 1744 ve 3302 sayılı kanunlara göre yapılan orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı, 1963 tarihli memleket haritasında taşınmazın çevresiyle birlikte bitki örtüsü ile kaplı olduğu bildirilmiştir (rapora ekli pafta ile aplikeli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın çalılık rumuzuyla yeşil alanda kaldığı görülmektedir).

6831 sayılı Kanunun 1/J maddesinin karşı kavramından maki ve fundalıklarla örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu hukuken ve bilimsel olarak orman sayılacağına dair, H.G.K.nun 15/11/2000 gün ve 2000/20-1663/1694 ve 14/03/2001 gün 2001/20-214-239 ve 02/05/2007 gün 2007/20-237-237 sayılı kararında ve 20. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili tüm kararlarında ve 15/07/2004 tarihli Resmî Gazetede

-2- 2013/11181-2014/2290

yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P ve 26/j maddeleri gereğince, eğimi % 12'nin üzerinde olan maki ve fundalıklarla örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 sayılı Kanunun 1/J bendi kapsamı dışındadır. Bu itibarla, çekişmeli taşınmaz kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında olmasına rağmen evveliyatı itibariyle orman sayılan yerlerdendir.

Diğer taraftan, 24.04.2009 tarihinde yapılan keşifte görev alan Ziraat Bilirkişisi Rabia Tekin 08.06.2009 tarihli raporunda, taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen ve yulaf ekili 10072,13 m² bölümü ile krokide (D) harfi ile gösterilen 138392 m² bölümünde tarımsal faaliyet yapılan, ancak;

geçmişi çok eskilere (20-25 yıl gibi) dayanmayan ve daha az zamandır faaliyetin yapıldığı bir alan hüviyetinde olduğunu, krokide (B) harfi ile gösterilen ve sürülü olan 14187,20 m² bölümü ile (D) harfi ile gösterilen 3903,30 m² bölümünün de tarımsal faaliyet geçmişi çok yeni bir alan hüviyetinde olduğunu ve bu alana yönelik olarak orman mühendisinin organik madde tesbit edilemediğini, ancak; uzun yıllardan beri ekildiğini belirtiğini, ancak;

bu bulgular, yani işlenmiş (sürülmüş) toprak içinde kök, dal, yaprak kozalak, humus vs bitki artıkları ve organik madde tesbit edilmemesi bu alan üzerindeki tarımsal faaliyetin çok az bir zamandır yapıldığını gösterdiğini, ayrıca; % 18-23 arasında değişin eğimden dolayı DSİ kanalına komşu olmasına rağmen, sulanamaz durumda olduğunu ve 5. sınıf özel bir alan olduğunu, teraslama ile 3. sınıf bir tarım alanı haline getirebileceğini, ayrıca; krokide (D) ile gösterilen bölüm üzerinde 190 adet üç yaşlarında nar fidanı, (A) harfli bölümü üzerinde yulaf ekili olduğu,

(B) harfli bölümünün sadece sürülü olduğunu, (C) harfli bölümünün ise arpa ekili olduğunu ifade etmiştir.

Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıklara da taşınmazın önceleri birkaç parça halinde olduğunu, davacı tarafça taşınmazın parça parça kullanıldığını, bu parçaların arasında çalılık bölümler bulunduğunu, davacının buraları temizleyerek bütün haline getirdiğinden söz etmişlerdir.

3402 sayılı Kanunun 17. maddesinde ifadesini bulan imar ve ihya eylemi, Yargıtayın kararlılık kazanmış içtihatlarına göre, taşlık, çalılık ve bunlar gibi arazilerin tarıma engel oluşturan taş ve çalı gibi unsurlardan temizlenerek tarıma elverişli hale getirilmesi işlemi olup, harcanan emek ve masrafın da zor ve zahmetli olması gerekir. Somut olayda, ziraat bilirkişisi raporuna göre, kabule konu taşınmazların tarımsal geçmişi çok yeni olduğu gibi, imar ve ihya işleminin de tamamlanmadığı saptanmıştır. Ayrıca, taşınmaza dikilen meyve fidanlarının üç yaşlarında olması imar ve ihya faaliyetlerinin yeni başladığına dair ziraatçı bilirkişi raporunu doğrulamaktadır.

Yukarıda belirtilen olgulardan da anlaşılacağı üzere, taşınmaz niteliği itibariyle zilyedlikle kazanılmaya elverişli olmadığı gibi, toplanan deliller ve dosya içeriğinden dava konusu taşınmazın dava tarihinden geriye doğru davacı tarafından koşullarına uygun olarak ihya edilerek kültür arazisi haline getirilmediği ve bu olgunun tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.

O halde; çekişmeli taşınmazın krokide (A, B, C ve D) harfleri ile gösterilen bölümleri hem yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olması, hem de, dava tarihinden geriye doğru davacı tarafından koşullarına uygun olarak ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiği ve bu olgunun tamamlandığı tarihten itibaren tasarruf edildiği kanıtlanmamış bulunduğuna göre, davacı gerçek kişinin krokide (A, B, C ve D) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerine yönelik açtığı davanın da reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1744 sayılı Kanuna göre 17.03.1982 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması ile 3302 sayılı Kanuna göre 23.05.1991 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B

-3- 2013/11181-2014/2290

madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 08.05.1966 tarihinde yapılmış ve sonuçları ilân edilerek kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/02/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/11181, K. 2014/2290, 24 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/11181
Karar No
2014/2290
Tarih
24 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/11181 K.2014/2106
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/11182 K.2014/1985
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/11182 K.2014/2274
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/11183 K.2014/2250
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/11185 K.2014/1563
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/11185 K.2014/2248

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.