İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/159 K.2013/2027

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…

Esas2013/159Karar2013/2027Tarih28 Şubat 2013Okuma6 dk · 1.115 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/159 E., 2013/2027 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Şubat 2013
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.115 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve Zilhicce 1277 tarihli belgeye dayanarak 101 ada 2996 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan yaklaşık 10 dönüm taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tescili talebiyle dava açmıştır.

Yörede 2005 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 101 ada 2996 parsel sayılı 35443753,95 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş ve tutanak 29.12.2006 - 09.01.2007 tarihleri arasında ilân edilerek itirazsız kesinleşmiş olup, 101 ada 2996 parsel halen tapuda aynı şekilde kayıtlıdır. Yargılama sırasında yapılan keşif sonucunda çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 11448.44 m²’lik kısmının ...

Köyü 101 ada 2996 parsel sayılı taşınmaz içinde, (B) ile gösterilen 4845,06 m²’lik kısmının ... Köyü sınırları içinde kaldığı anlaşılmış olup, mahkemece davanın kabulüyle (A) ve (B) ile gösterilen kısımların tapusunun iptaliyle (A) ile gösterilen 11448,44 m² ve (B) ile gösterilen 4845,06 m²’lik kısımların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının kaldığı ... Köyünde 2004 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu, (B) ile gösterilen kısmının kaldığı Çivi Köyünde ise 04.12.2003 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve Zilhicce 1277 tarihli belgeye dayanarak 101 ada 2996 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan yaklaşık 10 dönüm taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tescili talebiyle dava açmış ise de, davacının dayandığı Zilhicce 1277 nolu tapu kaydının geldi ve gitti kayıtlarının bulunmadığı, bu tapu kaydının suretinin 10.09.1968 yılında talep üzerine verildiği ve tapu kaydı gayri sabit sınırları okuduğundan tapu kaydının uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, tapu kaydı sınır olarak Armutlu burun, ... Kahhude, pınar ve say harman sınırlarını okumakta olup, okuduğu bu sınırların zeminde bulunmadığı, yani tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı belirlenmiştir.

1) Bu durumda, davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış olduğundan ve çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 4845,06 m²’lik kısmı Çivi Köyünde 04.12.2003 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde orman sayılan yerlerden olup, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince “Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilânı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve bu Kanunun 2 nci maddesine göre, orman sınırları dışına çıkarma

işlemlerine Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir.

Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, 10 yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur.” Davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı belirlendiğinden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açmış olduğundan, tahdidin yapılıp ilan edildiği tarihte 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde yazılı altı aylık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açması gerekirken,

hak düşürücü sürenin geçirilmesinden sonra 13.11.2009 tarihinde kadastro tespitine itiraz davası olarak eldeki davayı açtığı ve çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından (B) ile gösterilen bölüme ilişkin davanın hak düşürücü süreden reddi gerekirken mahkemece aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

2) Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 11448,44 m²’lik kısmı, ... Köyü sınırları içinde kalmakta olup; bu kısım, ... Köyünde 2004 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda 101 ada 2996 numarası ile orman olarak tapuya tescil edilen orman parseli içindedir.

Çekişmeli (A) ile gösterilen kısmın dört tarafı 101 ada 2996 nolu orman parseli (eylemli orman alanları ) ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.

6831 sayılı Kanunun 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.

6831 sayılı Kanun madde 17/1-2

Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.

Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmî daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.

Kanun metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.

Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [Hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermektedir ve amacı orman bütünlüğünü korumaktır]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.

Kanun koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20 - 830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20 - 808/1039, 8.02.1999 gün ve 1999/7 - 22-43, 13.10.1999 gün ve 1999/8-689-822, 03.04.2002 gün ve 2002/8-230-261 ve 22.10.2003 gün

2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].

Ayrıca; Bu tür yerler kanun gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına kanunî olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez. Bu nedenle, çekişmeli taşınmaz tüm çevresi eylemli orman alanları ile çevrili ve bu alanlar ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı niteliğinde olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/159, K. 2013/2027, 28 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/159
Karar No
2013/2027
Tarih
28 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/159 K.2013/2249
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/159 K.2013/399
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/159 K.2013/3014
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/159 K.2013/2010
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/159 K.2013/1750
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/160 K.2013/1482

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.