İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2296 K.2013/4013

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…

Esas2013/2296Karar2013/4013Tarih8 Nisan 2013Okuma8 dk · 1.519 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/2296 E., 2013/4013 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.519 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yörede 2007 yılında yapılan kadastro sırasında dava konusu Hisarlık Köyü 260 ada 1 parsel sayılı 16.832,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağ niteliği ile senetsiz ve belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiş 6.4.2007 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.

Davacı Hazine vekili mahkemeye sunduğu 20.01.2011 tarihli dava dilekçesinde, dava konusu taşınmaza ilişkin davalının babası ... hakkında Bayındır Orman İşletme Müdürlüğünce 07.11.1962 tarihinde suç tutanağı düzenlendiğini, Bayındır Sulh Ceza Mahkemesinin 1962/506 esasında ormandan tarla açmak suçundan dava açıldığını iler sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile yargılama sırasında belirlenecek vasfı ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmışdır.

Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselintapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmış ve kesinleşmiştir.

Mahkemece, çekişmeli taşınmazın ormandan açılmış olduğu ve hukuken orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.

Şöyleki; mahkemece fen, ziraat ve uzman orman bilirkişiler kurulu ile yapılan keşif ve inceleme sonucu alınan kurul raporunda; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğu, 1964 tarihli memleket haritasında taşınmazın kısmen bağ rumuzlu yeşil alanda kısmende beyaz renkli açık alanda görüldüğü, yine 1980 tarihli memleket haritasında taşınmazın tamaının bağ rumuzlu yeşil alanda görüldüğü, eski tarihli hava fotoğraflarında üzerinde herhangi bir bitki örtüsü olmayan açık renkli alanda olduğu, taşınmaz üzerinde 1 adet taş yayla damı, 10-50 yaşlarında 3000 adet üzüm bağı asması,

8-25 yaşlarında 250 adet kiraz, 20-25 yaşlarında 25 adet incir, 15-25 yaşlarında 16 adet armut, 40-50 yaşlarında 25 adet zeytin ağaçları ve fidanları bulunduğu, taşınmazın eğiminin % 12'de fazla olmasına rağmen, çevre taşınmazlarla birlikte üzerinde bulunan bitki örtüsü yapılan kuru taş duvar nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşımadığı, 1996 tarihli amenajman haritasında 155 nolu bölmede (Z) rumuzlu alanda gösterildiği, 1962 tarihli sulh ceza mahkemesine açılan davaya konu 07.12.1962 tarihli suç zabıt varakasında I nolu alanın evvelce açılan saha olarak işaretlendiği ve miktar belirtilmediği,

II nolu sahanın iki yıl önce açılan saha olduğu ve miktarının 1404 m2 olrak belirlendiği, III nolu sahanın yeni açılan saha olduğu ve miktarının 300 m2 olduğu ve 2006 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılan sınırlamada III ve II nolu 1404 m2'lik alanların 101 ada 1 numaralı orman parseli içersinde bırakıldığı taşınmazın resmî belgelerde ormana sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ve

meleket haritaların ayrı ayrı ölçekleri denkleştirilmek suretiyle ve amenajman planı ile hava fotoğrafında konumu lokal olarak gösterilmiştir, bu rapora Hazinenin itirazı üzerine mahkemece orman bilirkişiler kurulundan ek rapor alınmış, kurul ek raporunda taşınmaza ilişkin açılan suç ceza dosyasının esasen bulunamadığını, mahkeme kararının da bulunamadığını, ancak; mahkemeye sunulan 07.11.1962 tarihli ve 23 numaralı suç zabıt varkasının incelenmesinde.

III nolu sahanın yeni açılan saha olduğu ve miktarının 300 m2 olduğu, II nolu sahanın iki yıl önce açılan saha olduğu ve miktarının 1404 m2 olrak belirlendiği, I nolu alanın ise evvelce açılan saha olarak işaretlendiği ve miktar belirtilmediği, 2006 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılan sınırlamada III ve II nolu 1404 m2'lik alanların 101 ada 1 numaralı orman parseli içersinde bırakıldığı,

taşınmazın resmî belgelerde orman sayılmayan yer ise de incelenen suç zabıt varakasına göre taşınmazın tamamının ormandan açılmış olduğunun anlaşılması nedeniyle orman sayılan yerleden olduğu kanaatine ulaşmışlar ve mahkemece bu ek rapora göre karar verilmişitir. Uzman orman bilirkişiler kurulunun mahkemeye sundukları 09.05.2011 tarihli rapor sonucu ile 29.09.2011 tarihli ek rapor sonucu birbiriyle çelişkili olup birbiriyle çelişen raporlara göre karar verilemez.

Kural olarak. 818 sayılı eski Borçlar Kanununun 53. maddesine, yeni 6098 sayılı Borçlar Kanununun 74. maddesine göre; hukuk hâkimi, ceza hâkiminin tazmini sorumluluk ile ilgili ve kusurun belirlenmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı değildir. Bunun istisnası ise mahkumiyet kararlarıdır.

Bir taşınmaz hakkında ormandan açma yapıldığına ilişkin olarak orman kanununa muhalefet suçundan açılan kamu davası sonucu oluşan mahkumiyet hükmü davanın taraflarını ve küllî halefiyet yolu ile tüm mirasçılarını ve hukuk hâkimini bağlarsada, somut olayda böylesi bir mahkumiyet kararının varlığı saptanamamıştır.

Bayındır Sulh Ceza Mahkemesinin 1962/506 esasında ormandan tarla açmak suçundan davalı Mustafanın babası ... hakkında açılan davanın sonuçlanıp sonuçlanmadığı ve mahkumiyet ya da beraat kararı verilip verilmediği anlaşılamamıştır. Zira hem yerel mahkemenin hemde Dairece yapılan araştırmada, söz konusu ceza dosyasının bulunamadığı ve karar kartonununda arşiv çalışmalarında sehven imha edilidiği mahkeme yazısından anlaşılmaktadır.

Bu durumda ortada 07.11.1962 tarihli ve 23 numaralı suç zabıt varkasından başka bir belge yoktur. Kaldıki; bu belge ile uzman orman bilirkişiler kurulunun incelemeye esas aldıkları eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritaları da çelişmektedir.

Söz konusu suç zabıt varakasının doğusunda zabıt varakasının düzenlendiği tarihte Ali Uyaroğlu bağı, batısında Ali Akoğlu bağının olduğu belirlendiği ve kadastro sırasında çekişmeli 260 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kısmen kuzeyinde kalan 425 ada 1 parsel ile doğusunda kalan 262 ada 2, 5, 6, 8 ve 9 nolu parsellerin bağ ve zeytinlik olarak senetsiz ve belgesizden gerçek kişiler adına tespitlerinin yapılarak tutanaklarının kesinleştiği, yine güneyda kalan 260 ada 2, 3 ve 4 parseller ile taşınmazın batısında kalan 259 ada 3,

4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların bağ ve zeytinlik olarak senetsiz ve belgesizden gerçek kişiler adına tespitlerinin yapılarak tutanaklarının kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Bu nedenle; mahkemece yapılacak iş; eldeki davanın açılmasına neden olan Bayındır Sulh Ceza Mahkemesinin 1962/506 esasında ormandan tarla açmak suçundan davalı ...'nın babası ... hakkında açılan davanın sonuçlanıp sonuçlanmadığı ve mahkumiyet ya da beraat kararı verilip verilmediği Hazine ve Orman Yönetiminden de müzekkere ile sorularak birkez daha araştırılmalı, alınacak cevabi yazılar dosyaya konulmalı, Yargıtay denetiminden veya kanunî sürelerden geçerek kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı varsa,

bu mahkumiyet hükmünün ilâmın dayanağı olan suç zabıt varakası krokisine ve hudutlarına göre kapsamı belirlendikten sonra mahkumiyet hükmünün davanın taraflarını ve küllî halefiyet yolu ile tüm mirasçılarını ve hukuk hakimini bağlayacağı düşünülmeli, kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü yoksa; aşağıda belitlenen yöntemle yapılacak araştırma ve incemeye göre resmî belgelere değer verilerek bir karar verilmelidir.

Mahkemece, hükme dayanak alınan 1964 tarihli memleket haritasından öncesine ait bir harita varsa öncelikle getirtilmesi ve raporlarda hava fotoğraflarının tarihleri belirtilmediğinden 1964 tarihli memleket haritasının dayanağını teşkil eden en eski tarihli hava fotoğrafı ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte,

çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.3.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3/3/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;

fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli;

yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir.

Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli.

3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3/7/2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ...'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 08/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/2296, K. 2013/4013, 8 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2296
Karar No
2013/4013
Tarih
8 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/2296 K.2013/6475
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/2296 K.2013/3315
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/2296 K.2013/5498
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/2297 K.2013/5939
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/2297 K.2013/8987
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/2297 K.2013/6958

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.