İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2319 K.2013/4473

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Bölge Müdürlüğü vekili ile müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2013/2319Karar2013/4473Tarih16 Nisan 2013Okuma5 dk · 1.035 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/2319 E., 2013/4473 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Nisan 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.035 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Bölge Müdürlüğü vekili ile müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Hazine, 14.03.2005 günlü dilekçesinde .... Köyü 111 ada 109 parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altında, özel mülke konu olamayacak, serinlemek ve hayvan otlatmak için kullanılan ... Yaylası olarak bilinen kadim yayla olduğu iddiası ile tapunun iptalini istemiştir. Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan kadim yayla olduğu gerekçesiyle Hazinenin davasının kabulüne, müdahil Orman Yönetiminin davasının reddine, taşınmazın tapusunun iptaline, taşınmazın yayla olarak sınırlandırılmasına ve 3402 sayılı Kanunun 16/B maddesi gereğince özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm müdahil Orman Yönetimi ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14/10/2008 gün ve 2008/84/71 E.- 13084 K. sayılı onama kararında özetle: "yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden ve ...

Yaylası hudutları dahilinde insanların serinlemesi için kullanılan kadim kamu malı YAYLA olduğu, 3402 sayılı Kanunun 16/B maddesi gereğince özel mülkiyete konu olamayacağı, Vakfiyenin genel sınırları içinde kalmasının o taşınmazın vakıf malı olduğunun kanıtı olamayacağı, Vakıf malı kabul edilebilmesi için o taşınmazın aynı zamanda vakfedilen mallar arasında bulunup bulunmadığının ayrıca saptanması gerektiği, somut olayda taşınmazın vakfedilen mallar arasında bulunmadığının belirlendiği, bu hususun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.12.2002 gün ve 2002/1-1024, 2002/1053 sayılı kararında da aynen benimsendiği,

taşınmaz her ne kadar, hükmen Vakıf adına tescil edilmişse de dava sebeplerinin farklı olması nedeniyle önceki hükmün bu davada kesin hüküm oluşturamayacağı belirlenerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına" karar verilmiştir.

Müdahil Orman Yönetimi vekili ve davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmesi sonucunda karar düzelteme talebinin kabulüne, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19/04/2010 gün ve 2010/3966 E.- 5282 K. sayılı bozma kararında özetle: "Orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilen taşınmazlar hakkında açılacak davalarda Hazine ve Orman Yönetimi zorunlu dava arkadaşı olup, ikisine de birden husumet yöneltilmesi gerekir. Ne varki; kadastro mahkemesinin 1994/560 sayılı dosyasında sadece Hazineye husumet yöneltilmiştir. Orman Yönetimi o davada taraf değildir. Kadastro müdürlüğü, Orman Yönetimi tarafından teslim edilen harita ve tutanaklara uymadığına ve önce görülen davada Orman Yönetimi taraf olmadığına göre, yöntemine uygun orman

araştırmasının yapılması gerekir. Orman bilirkişi taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmişse de, memleket haritası ile kadastro paftasının çakıştırılmasında taşınmazın yüksek eğimli, çalılık ve münferit iğne yapraklı ağaç rumuzu ile işaretli yerde kaldığı görülmektedir. Bu durumda, ormancı bilirkişinin raporu yetersizdir.

Diğer taraftan; mahkemece, Vakıflar İdaresi ile Hazine tarafından görülen davanın da kesin hüküm niteliğinde olup olmadığı da tartışılmalıdır.

Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.

Taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılırsa kadastro mahkemesinin 1994/560 sayılı dosyasında sadece Vakfiyenin uygulandığı, taşınmazın kamu malı yayla niteliğinde olup olmadığının araştırılıp araştırılmadığı dosyanın aslı getirtilerek incelenmeli, şayet böyle bir inceleme yapılmamışsa hukukî sebep farklı olması nedeniyle ...M.K.'nun 237. maddesi anlamında kesin hüküm niteliğinde bulunmadığının gözetilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra; müdahil Orman Yönetiminin davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kabulüne, 111 ada 109 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptaline, yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ve re'sen incelenecek nedenlerle ve davalı ... vekili tarafından Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesinin Kadastro Mahkemesinin 1994/560 E. - 1999/4 K sayılı kararının kesin hüküm kesin delil sayarak verilen ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararları bulunduğu gerekçesi ve re'sen incelenecek nedenlerle temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun uygulamasına esas olmak üzere 1992 yılında yapılıp 09/08/1994 tarihinde kesinleşen, 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.

1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 111 ada 109 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, müdahil Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; çekişmeli 111 ada 109 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitine karşı açılan dava sonucunda Karaisalı Kadastro Mahkemesinin 2009/560 E. -1999/4 K. sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 1999/2235 E. - 2278 K. sayılı düzelterek onanması kararı sonucunda davalı ... adına tesciline karar verildiği, bu kararın 05/04/2000 tarihinde kesinleştiği, bu davada Hazinenin davalı olarak yer aldığı ve çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasında bulunduğu anlaşılmaktadır.

1086 sayılı HUMK.'nun 237. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 303. maddesi hükmünce her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması durumunda ortada kesin hüküm vardır. Kesin hükmün varlığı halinde o hüküm, taraflar arasında kesin delil teşkil eder.

Davacı Hazine eldeki davada, kadastro mahkemesindeki davada olduğu gibi çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan, yayla olduğu iddiasında bulunmuştur.

Karaisalı Kadastro Mahkemesinin 2009/560 E.- 1999/4 K sayılı kararı ile eldeki dava bakımından değerlendirme yapıldığında her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro mahkemesi kararının eldeki dava yönünden kesin hükmün sonuçlarını meydana getireceğinden, davacı Hazinenin, daha önce kesin hükme bağlanan iddiaya dayanarak açtığı bu davada, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiası dinlenemeyeceğinden, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; müdahil Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, 2) ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine 16/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/2319, K. 2013/4473, 16 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2319
Karar No
2013/4473
Tarih
16 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/2320 K.2013/6615
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/2320 K.2013/11256
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/2320 K.2013/5480
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/2320 K.2013/6393
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/2320 K.2013/7917
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/2320 K.2013/2724

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.