KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2013/2845 E., 2013/5161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Orman Yönetimi, dava dilekçesinde ....Köyü 321 nolu 4155 m2 yüzölçümlü davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazın, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde bulunduğunu iddia ederek, orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve müdahalenin men'ine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman tahdidinin içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 321 nolu parselin (B) ile gösterilen 2862,97 m2 yüzölçümlü bölümünün tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, tapusu iptal edilen bölüme davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun gereğince yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve mahkemece bu bölüme ilişkin davanın iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, tapu iptali ve tescile yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişinin elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince. Türk Medenî Kanunun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike, her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır.
Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz, davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlıdır. Davalı gerçek kişi, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden, davalının dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/2845, K. 2013/5161, 7 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama