İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/463 K.2013/5205

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 15/05/2012 gün ve 2012/1449 - 7400 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacılar ... ve ...…

Esas2013/463Karar2013/5205Tarih7 Mayıs 2013Okuma5 dk · 1.015 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/463 E., 2013/5205 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2013
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.015 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 15/05/2012 gün ve 2012/1449 - 7400 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacılar ... ve ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastroda .... Köyü 180 ada 4 ve .... Köyü 249 ada 8 sayılı parseller, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/81 Esasına kayıtlı dosyada dava konusu edildiğinden söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle düzenlenmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/81 Esasına kayıtlı dava dosyasında davacı Hazine, 18.11.2008 tarihinde ... Köyü, ...

Mevkinde bulunan sınırlarını tarif ettiği taşınmaz için, .... ve ... tarafından Medenî Kanunun 713. maddesine göre tescili istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/8 Esas ve 2005/34 Karar sayılı kararının 27/03/2007 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 18. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmış; davacılar ... ve ...'ın 23.09.2008 tarihinde sınırlarını bildirdiği, ....

Köyü, ....Mevkiindeki iki parça taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesine göre adlarına tescili istemiyle açtığı dava birleştirildikten sonra, çekişmeli yer için Yeşilçeşme Köyü, 180 ada 4 ve ... Köyü, 249 ada 8 parsel sayısıyla tutanak düzenlendiğinden söz edilerek, 3402 sayılı Kanunun 5 ve 27. maddeleri gereğince malik hanesi açık bırakılmak suretiyle düzenlenmiştir.

Dava dosyaları ile tutanak asılları birleştirildikten sonra, kadastro mahkemesinin 28.10.2010 gün ve 2009/10 - 63 sayılı, dava konusu taşınmazlar için ....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/8 Esasında açılan tescil davasının reddine ilişkin kararının kesinleştiği 27/03/2007 tarihinden sonra, zilyetlikle edinme koşullarının davacı gerçek kişiler yararına oluşmadığı gerekçesiyle, davacılar ... ile ...’ın açtıkları davanın reddine, davacı Hazinenin açtığı davanın kabulüne, çekişmeli 180 ada 4 ile 249 ada 8 parsel sayılı parsellerin tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin kararı davacılar ... ve ...'ın temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.05.2012 gün ve 2012/1449 - 7400 sayılı kararı ile “dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre" ONANMIŞ,

Bu kez, davacılar ... ve ... yararlarına zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluştuğu halde, davasının reddine kara verilmesinin doğru olmadığı iddiasıyla, Daire onama kararının düzeltilerek kaldırılmasını ve yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Mahkemece, çekişmeli yer için ... ve ... tarafından bu yer için açılan davanın reddine ilişkin karar nedeniyle, çekişmeli parsellerin nizasız zilyet edildiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle, ... ve ...'ın davalarının reddine karar verilmiş ise de;

Raşit Korkmaz ve ... tarafından açılan tescil davasına ilişkin 2000/8 Esasa kayıtlı dava dosyasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazların, atalarından intikal ile Raşit Korkmaz ve ... tarafından 20 yıldan fazla süreyle zilyet edildiğini bildirmişler; ziraat uzmanı bilirkişi ise, taşınmazların toprak derinliğinin yeterli olmadığı, bu nedenle, 20 yıldan fazla süreyle tarım alanı olarak kullanılmadığını bildirmiştir.

Raşit Korkmaz ve ...'ın davasının reddine ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/8 Esas ve 2005/34 Karar sayılı 27/03/2007 tarihinde kesinleşen kararı davada taraf olmayan davacılar ... ve ... yönünden kesin hüküm oluşturmadığı gibi, aralarında halefiyet ilişkisi bulunduğu iddia edilmediğine ve böyle bir ilişki ispat edilmediğine göre, davacılar ... ve ... için nizâ olarak da kabul edilemez.

Diğer taraftan, hükme dayanak yapılan teknik bilirkişi raporlarında çekişmeli parsellerin kadimden beri tarım alanı olarak kullanıldığı bildirilmiştir. Davacılar ... ve ... tanıkları, çekişmeli parsellerin 20 yıldan fazla süreyle malik sıfatıyla ve iyi niyetle zilyet edildiğini söylemişler, bu taşınmazların daha önce tescil davası açan ... ve ... ile ilgisi olup olmadığı ya da bu kişilerin davacılar ... ve .... ile ilgileri bulunup bulunmadığı yönünde açıklama yapmamışlardır.

Bu çelişkiler ve yetersizlikler üzerinde durulmadan hüküm kurulması doğru değildir. Diğer taraftan, çekişmeli parsellerin imar ve ihya edilip edilmediği, ne kadar süreyle kimin tarafından zilyet edildiği, zilyetliğin şekli ve süresi konusunda yerel bilirkişi ve tanık beyanları yeterli olmadığı gibi, zilyetliğin başlangıcı şekli ve süresi konusundaki teknik bilirkişi raporlarında yetersizdir.

O halde; mahkemece, ... ve ... ile .... ve ...'ın usul ve fürunu gösteren nüfus kayıtlarının getirtilmesi, çekişmeli parsellerin bulunduğu yere ilişkin en eski tarihte ve dava tarihine en yakın zamanda üretilmiş memleket haritaları ve hava fotoğraflarının ilgili yönetimlerden getirtilmesi, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/8 Esas ve 2005/34 Karar sayılı dosyasında yerel bilirkişi ve tanık olarak dinlenen kişiler ile somut olayda yerel bilirkişi ve tanıkların katılımı sağlanarak,

önceki bilirkişiler dışında, bir orman mühendisi, üç ziraat uzmanı ve bir harita mühendisi bilirkişiden oluşturulacak kurul ile yeniden yapılacak keşifte, getirtilen hava fotoğrafları ve memleket haritalarının uzman bilirkişiler vasıtasıyla, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, var ise hangi tarihte başlayıp tamamlandığının belirlenmesi,

bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemiş ise dava konusu taşınmazların 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumunu,

hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazların gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınması, her iki dosyada yerel bilirkişi ve tanık olarak dinlenen kişilerin, çekişmeli parsellerin

imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise tarihi, ne kadar süreyle kimin tarafından zilyet edildiği, bu zilyetliğin taşınmazların ekonomik amaca uygun olup olmadığı, davacılar ... ve ... ile dahili davalılar... ve ...'ın bir birleri ile ilgileri olup olmadığı, birbirlerinin ardılı ya da bayii veya murisi olup olmadıkları hususlarında somut olaylara dayalı bilgilerinin sorulması,

3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, varsa murisler yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığının saptanması,

oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle davanın reddine ilişkin, yerel mahkemenin 28.10.2010 gün ve 2009/10-63 sayılı kararı usûl ve kanuna aykırı olduğu gibi, bu kararın onanmasına ilişkin daire kararı da doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar Mehmet Salim Özcan ve ...'ın karar düzeltme isteminin KABULÜ ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.05.2012 gün ve 2012/1449 - 7400 sayılı onama kararının KALDIRILARAK, yerel mahkemenin 28.10.2010 gün ve 2009/10-63 sayılı kararının BOZULMASINA, alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istek halinde iadesine 07.05.2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/463, K. 2013/5205, 7 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/463
Karar No
2013/5205
Tarih
7 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/463 K.2013/674
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/464 K.2013/8515
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/464 K.2013/5972
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/464 K.2013/13038
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/465 K.2013/14230
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/465 K.2013/8516

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.