İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/6611 K.2013/7990

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 25/05/2006 gün ve 2006/4560 E. - 7193 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın…

Esas2013/6611Karar2013/7990Tarih16 Eylül 2013Okuma6 dk · 1.185 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/6611 E., 2013/7990 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Eylül 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.185 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 25/05/2006 gün ve 2006/4560 E. - 7193 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, 29.09.2004 tarihli dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği... Mahallesi, ...Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkilleri adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kalmakta ise de 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Samanlı Dağları Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığından kadastro dışı bırakıldığı, orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin;

[Çekişmeli taşınmazın 1954 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında Saman Dağları Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı paftasında gösterilerek kadastro dışı bırakıldığına, orman bitki örtüsü yok edilse bile yerinin orman sayılması nedeniyle sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağına (H.G.K.'nun 12/05/2004 gün ve 2004/8 - 242/292 sayılı Kararı), orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmediği gibi,

4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7.maddesi gereğince her hangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman olması nedeniyle yapılacak orman kadastrosu sonucu orman sınırları içine alınabileceğine, orman ve yerel bilirkişi, çekişmeli yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamışlar ise de resmi belgelere uygun düşmeyen bilirkişi sözlerine ve raporlarına değer verilemeyeceğine,

zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olmasının o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,] karar verilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 03.04.1986 tarihinde ilânı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır. Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1954 yılında yapılmış ve sonuçları 29.11.1954 - 29.12.1954 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

Davacılar vekili karar düzeltme dilekçelerinde.

Dava konusu taşınmazla ilgi olarak Hazine tarafından müvekkili aleyhine Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/185 E. - 2007/103 K. sayılı dosyada açılan tescil davası sonunda dava konusu taşınmazın 3546 parsel numarası ile 2/B şerhi düşülerek Hazine adına tescil edildiğini, daha sonra yürülüğe giren 6292 sayılı Kanun çerçesinde yapılan kullanım kadastrosunun güncellenmesi sırasında yapılan başvuru soncunda 2/B vasfının sehven yazıldığını, 1458 sayılı genelgeye göre taşınmazın vasfının bahçe olarak düzeltidiğini,

taşınmzın hiçbir zaman orman olmadığını ve orman kadastro sınırları dışında ve resmî belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğunu ileri sürerek Dairenin Onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

Dairece incelenmek üzere karar düzeltme aşamasıda getirtilen...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/185 E. - 2007/103 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı Hazine vekili tarafından 22.02.2006 tarihinde eldeki davadan iki yıl kadar sonra ve eldeki 2004/296 Esas sayılı dosyadaki dava henüz kesinleşmemişken bu dosyanın davacıları aleyhine Medenî Kanunun 713/6. maddesine göre taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açıldığı, mahkemece keşif ve uygulama yapılmadan davanın kabulüne karar verildiği,

davalılar tarafından temyizi üzerine de Dairenin 14/05/2008 gün ve 2008/2937 - 7378 E.K. sayılı ilamıyla [''İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece ...U.Y.'nın 237. maddesinde yazılı kesin hüküm kuralları gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,''] karar verilmiştir. Oysa.

Dairece kesin hüküm kabul edilen eldeki 2004/296 Esas sayılı dosya o tarihte henüz kesinleşmemiştir. Bu husus maddî yanılgıya dayanmakta olup, maddi hata usûlî kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eder.

Mahkemece yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar yeminli anlatımlarında taşınmazın evveliyatında çevredeki taşınmazlarla birlikte kadastrodan sonra sabri yazıcı tarafından imar ve ihya edilen büyük bir meyve bahçesi olduğunu ve sabri yazıcı tarfındanda 1974 yılında ali rıza tiriş isimli şahsa satıldığını ve bu şahsın dahi 10-15 yıl taşınmazı kullandıktan sonra 1990 lı yıllarda parça parça sattığını ve davacıların dahi bu şekilde taşınmazı satın aldıklarını ve eklemeli zilyetliğin 40 yılı aştığını ve bu taşınmazın çevre taşınmazlarla birlikte hiç orman olmadığını yeminli anlatımlarında söylemişlerdir.

Fen bilirkişi rapor ve krokisinde çakişmeli taşınmazın gerçek kişiler adına tescil ilamları ile kesinleşen 3367, 3364, 3393 sayılı parseller ile zilyetlikten edinilmiş taşınmazalarla çevrili olduğunu ve yüzlçümünün 669.35 m2 olduğunu belirtmiştir.

Ziraat Mühendisi raporunda; taşınmaz eğiminin % 12-15 olduğunu ve üzerinde 30-35 yaşlarında armut, 2-25 yaşlarında kiraz, dut, ceviz ve elma ağaçları olduğunu ve verim çağında fındık ocakları olduğunu, tabanda karar lahana ve mısır ekili olduğunu, tarım arazisi olduğunu söylemiştir.

Orman yüksek mühendisi raporunda ise; taşınmaz % 12-15 eğimde toprak muhafaza karakteri taşımadığını, üzerinde muhtelif yaşlarda armut, kiraz, dut, ceviz ve elma ağaçları ve fındık ocakları olduğunu ve meyve bahçesi olarak kullanıldığını, kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığını, 1958 tarihli memleket haritasında orman dışı açık alanda kaldığını ve hava fotoğrafındaki görüntüsünün de memleket haritasına uymlu olduğunu, amenajman planında da (Z) rumuzu ile ziraat araazisi olarak gösterildiğini ve taşınmazın çevre taşınmazlarla birlikte orman sayılmayan yerlerden olduğunu söylemiştir. Taşınmazların konumu kadastro paftası ile memleket haritalarının ölçeklerini denkleştirmek suretiyle çakıştırarak haritalar üzerinde gösterilmiştir.

Kaldı ki; dosyaya ibraz edilen kesinleşmiş ilâm örneklerinden anlaşılacağı üzere tescile konu taşınmaza yakın ve uzak komşu olan 3367, 3363, 3364, 3393, 3419, 3373 sayılı parseller tescil ilâmları ile oluşmuş ve yargıtayın temyiz aşamasından geçerek kişiler lehine kesinleşmiştir.

Mahkemece yapılan keşifte davacı tarafın ibraz ettiği harici zilyetlik devir senetleri uygulanmamış ve taşınmazın davacılardan önceki ilk bayilerinden 3402 sayılı Kanunun 14. addesi bağlamında zilyetlik araştırması yeterli olmadığı gibi, taşınmazın mahallinde ve gazetede ilânları yapılmamıştır.

Hal böyle olunca yukarıda son parağrafta belirtilen usûlî eksikllikler dışında zilyetlikle taşınmaz edinmeye ilişkin tüm koşullar ve bilirkişi raporları davacılar yararına oluştuğu halde tescil istemlerinin kabulune karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş; mahkemece yöntemine uygun olarak yapılan inceleme araştırrmaya göre tescile konu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve tarım arazisi olduğu saptandığına göre bu defa davacı gerçek kişiler ile taşınmazın önceki bayileri yönünden 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; davacı tarafın mahkemeye sunduğu harici satış senedi uygulanmalı kapsamı tayin edilmeli, gerekirse senet tanıkları dinlenmeli, imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; taşınmazın öncesinin ne olduğu,

imar ve ihyanın hangi tarihte başlanarak tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, % 12-15 meyilli olan davalı yerde bu kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları ayrıntılı biçimde saptanmalı, davacıların belgesizden zilyetlik yoluyla kazandıkları toprak olup olmadığı,

varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyetlik nedenine dayalı olarak açtıkları bir başka tescil davasının bulunup bulunmadığı mahkemeler yazı işleri müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; taşınmazın mahillinde gazete ilânları yapılarak kanunî itiraz süresi beklenmeli, tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

Bu nedenle; Davacılar Vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 25/05/2006 gün ve 2006/4560 E. - 7193 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkemenin 28/12/2005 gün ve 2004/296 E. - 2005/368 K. sayılı hükmünün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 16/09/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/6611, K. 2013/7990, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/6611
Karar No
2013/7990
Tarih
16 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/6611 K.2013/11565
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/6611 K.2013/22860
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/6612 K.2013/12885
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/6612 K.2013/11594
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/6612 K.2013/10869
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/6612 K.2013/22861

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.