KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/6953 E., 2013/11478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Yönetimi, ...Kadastro Mahkemesinde açmış olduğu davada Karapelit Köyü içinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide gösterilen dere ve yolların bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ve halen orman vasfını koruduğunu, kadastro çalışmaları sırasında kesinleşen orman sınırlarına uyulmadığını ileri sürerek tespitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 161 ada içinde yer alan ve fen bilirkişi krokisinde (A) harfiyle gösterilen 225.65 m2, (B) harfiyle gösterilen 117.45 m2 ve (C) harfiyle gösterilen 860.59 m2'lik dere bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1978 yılında seri bazda orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulamaları yapılmış; sonuçları 14/06/1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Kadastro mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünde kendisini görevli görerek işin esası hakkında hüküm kurulmuş ise de, çekişmeli yerin yörede 2005 yılında 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan genel kadastroda dere olarak tespit dışı bırakılarak paftasına işlendiği, taşınmaz hakkında tespit tutanağının düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Yörede yapılan orman kadastrosu da tespit tarihinden önce kesinleşmiş bulunmaktadır.
Mahkemece, 3402 sayılı Kanununun 26/4. maddesi ve H.G.K.'nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararında kabul edilen ilke gözönünde bulundurularak davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu düşünülmemiştir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Davanın esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/6953, K. 2013/11478, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama