İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/8067 K.2014/3566

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/8067Karar2014/3566Tarih25 Mart 2014Okuma5 dk · 984 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/8067 E., 2014/3566 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mart 2014
Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
31/01/2013
Numarası
2009/227-2013/29
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

984 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı B..C.., 17.05.2002 günlü dilekçesiyle; Pınarlı Beldesi (..,..Mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdiği 1629 m², 832 m², 221 m², 1459 m² ve 487 m² yüzölçümündeki 5 parça taşınmazı eklemeli olarak, 40 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız zilyet ettiğini, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddi ederek adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.03.2009 gün ve 2009/2239-5141 sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle “...imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların niteliklerinin, imar ve ihya edildiklerinin ve üzerilerinde sürdürülen zilyetliklerin, başlangıç ve sürelerinin,

kullanılıp kullanılmadıklarının ve tasarruf sınırlarının ne oldukları hususlarında en eski tarihli hava fotoğrafı ile memleket haritaları ve dava tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritalarında usulünce araştırılmadığı, gerçek eğim durumları belirlenmediği, eski ve yeni niteliğinin belirlenmediği, keşif sırasında taşınmazları çeşitli yönlerinden hali hazır durumlarını gösterir renkli fotoğraflarının çektirilmediği,

davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları düzenlenip düzenlenmediği ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri kullandığı için D.. M.. adına ecri misil tahakkuk ettirilip ettirilmediğinin araştırılmadığı, çekişmeli taşınmazın Ö.. T.

Sanayi A.Ş. tarafından, beton santralı yapılmak üzere Hazineden taşlık ve çalılık 26500 m² yüzölçümünde olarak kiralanmak ya da satın alınmak istenen alanda kalıp kalmadığının belirlenmediği, davacı B...C..’un ... ..esinde bulunan 1000 m² yüzölçümündeki taşınmaz için ecrimisil ödemesi nedeniyle malik sıfatıyla zilyet olup olmayacağı düşünülmesi...” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, dava konusu taşınmazların orman tahdit ve haritalarına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak makilik alan olarak tefrik edilen sahada kaldıklarından 6831 sayılı Kanunun 5831 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi ve 30.04.2010 gün ve 2004/1 – 1 sayılı İBK uyarınca imar ve ihya ile zilyetlik yoluyla kazanılamayacakları gerekçesiyle davacı gerçek kişinin davasının reddine ve fen bilirkişi D.. A..T.. tarafından düzenlenen 29.03.2005 tarihli raporda sarıya boyanarak (A) ile gösterilen 1629 m², (B) ile gösterilen 832 m², (C) ile gösterilen 221 m², (Ç) ile gösterilen 1459 m² ve (D) ile gösterilen 487 m² yüzölçümündeki taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazların, imar ve ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince tapuya tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi; daha sonra, 1974 yılında yapılıp 20.10.1975 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması vardır.

Taşınmazların bulunduğu .. Köyünde 1 ilâ 135 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılıp, sonuçları 23.11.1963 ilâ 23.12.1963 tarihleri arasında ilân edilmiş, ikinci kadastro çalışması 1976 ilâ 1980 yılları arasında yapılıp, sonuçları 17.06.1980 tarihinde ilân edilmiştir. Dava konusu taşınmazlar ise 1964 yılında yapılan çalışmada tapulama dışı bırakılmıştır.

Mahkemece, çekişmeli taşınmazların makiye ayrılan sahada kaldığından 30.04.2010 tarih 2004/1-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. gereğince zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemede, çekişmeli taşınmazların 1946 yılında yapılan orman tahdidi dışında bırakıldığı ve 1952 yılında makiye tefrik edilen alanda kaldığının belirlendiği, davanın özelliği nedeniyle maki tesbit komisyonlarının yaptıkları işlemlerin niteliğinin belirlenmesinin zorunlu olduğu,

22.03.1996 tarih ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5653 sayılı Kanunla değişik 3116 sayılı Kanunun 1/e maddesi uyarınca kurulan maki tesbit komisyonlarının kanunî ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceğinin kabul edildiği, gerek Hukuk Genel Kurulunun gerekse ilgili Yargıtay Dairelerinin kararlıkla sürdürdükleri içtihatlarının da bu yönde olduğu,

(HGK'nun 27.02.2002 tarihli ve 1/19 E.-97 K.), 30.04.2010 gün ve 2004/1- 2010/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında ise, açıkça maki komisyonlarınca yapılan işlerin sadece nitelik belirleme olup, orman dışına çıkarma işlemi olmadığı, tahdidin kesinleşmesiyle orman olarak tapuya kayıt edilen taşınmazların, makiye ayrılmakla tapusuz hale dönüşmeyeceğinin vurgulandığı,

3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp orman tahdidi içinde kaldığı kesinleşen, ancak tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Kanunla değişik 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tesbit niteliği taşıdığının, teknik ve hukukî anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığının,

27/01/2009 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanuna 5831 sayılı Kanunun 5. maddesi ile eklenen Ek 10. madde hükmünün de maki tesbit komisyonlarınca 5653 sayılı Kanun uyarınca maki olarak tesbit edilen yerlere de uygulanması gerektiğinin ve bunun sonucu olarak bu yerlerin tesbit tarihinden itibaren imar ve ihya ile zilyetlik yoluyla kazanılmasına olanak bulunmadığının kabul edildiği vurgulandığından,

orman tahdidi kapsamı dışında bulunan taşınmazlarda 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı ve 30.04.2010 gün ve 2004/1- 2010/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararlarının uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

O halde mahkemece, dava konusu taşınmazların orman tahdidi dışında eğimi düşük çalılık ve makilik alan olması nedeniyle zilyetlikle kazanılabileceği nazara alınarak davacıların zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, varsa ne zaman ve nasıl başladığı ve ne şekilde sürdürüldüğü, imar ve ihyanın gerçekleşip gerçekleşmediği gibi hususlarda inceleme ve değerlendirme yaparak davanın esasına ilişkin karar verilmesi gerekirken 30.04.2010 gün ve 2004/1- 2010/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı ve 6831 sayılı Orman Kanuna 5831 sayılı Kanunun 5. maddesi ile eklenen Ek-10. madde hükmünün yanlış yorumlanması nedeniyle gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin karşı tescil isteminin kabulüne karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 25/03/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/8067, K. 2014/3566, 25 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8067
Karar No
2014/3566
Tarih
25 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/8068 K.2014/3992
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/8068 K.2014/7905
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/8069 K.2014/3993
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/8069 K.2014/5448
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/8070 K.2014/1545
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/8070 K.2014/7578

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.